Türkiye güçlü bir devlet yapısına sahip; vatandaşına hizmet sunma kapasitesi her geçen gün artıyor. Kaymakamlıklar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ve dijital altyapı sayesinde halkın temel ihtiyaçları hızlı, güvenli ve şeffaf bir şekilde karşılanıyor. Artık neredeyse her yerde kameralar ve MOBESE sistemleri mevcut; vatandaşın güvenliği teknolojiyle destekleniyor.
Bugünün dijital çağında bazı geleneksel yapılar gereksiz hâle geldi. Mahalle muhtarlarının görevlerinin çoğu e-Devlet üzerinden yürütülüyor, sosyal yardımlar objektif kriterlerle dağıtılıyor. Bu nedenle sistemin adil ve verimli çalışması için şu adımlar atılmalı: Mahalle muhtarlıkları köy muhtarları hariç kapatılmalı, idari işler kaymakamlıklara devredilmeli. Eğer muhtarlıklar kapatılmayacaksa, muhtar maaşları adil bir şekilde ödenmeli; muhtar azalarına da ücret verilmeli, aksi hâlde maaşlar tamamen iptal edilmelidir.
Kırsalda ise köy muhtarları hâlâ devletin sahadaki gözü ve eli olarak hayati öneme sahip. Onların varlığı, devletin vatandaşa en yakın temas noktasıdır ve korunmalıdır.
Güçlü devlet, kaynaklarını akıllıca yönetir, gereksiz yüklerden arınmış sistemler kurar ve vatandaşa hızlı, adil hizmet sunar. Mahalle muhtarlarının işlevleri yeniden yapılandırılırken, köy muhtarları korunmalı; idari işler kaymakamlık ve vakıflar aracılığıyla disiplinli ve denetlenebilir biçimde yürütülmelidir.
Gereksiz bürokrasi yerine akıllı yönetim, vatandaşa güven verir ve devletimize güç katar. Artık kaynaklarımızı boşa harcamak zamanı değil; verimlilik ve adalet zamanı.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman























