Sizi eleştirecek birisi yoksa, para verip kendinizi eleştireck birini bulun” (A. E. Fidan)
Yazıma yine kendi düsturum olan vecizemle başlıyorum.
Modern dünyada insanın en büyük trajedisi, etrafının “evet efendimcilerle” (yes-men)))) sarılmasıdır. Özellikle kariyer ve güç yükseldikçe gücün zehirleme oranı yükselmeye başlar. Bundan izola olmak için, kişisel gelişim ve öz motivasyon teknikleri derslerim bağlamında bazı diyeceklerim var elbet.
Yönetim basamaklarını tırmandıkça veya sosyal statüde “kanaat önderi” haline geldikçe, kişi aynadaki aksinden başka kendisine kusurlarını söyleyecek kimse bulamamaya başlar. İnsanoğlu güce karşı kutsama eğilimindedir çünkü. İşte bu noktada benim hayat felsefem devreye giriyor: “Kendinizi eleştirecek birisi yoksa, para verip eleştirecek birini bulun.”
A: Yankı Odalarında Kaybolmak
İletişim sistemleri ve dijitalleşme bizi öyle bir noktaya getirdi ki, hepimiz kendi ideolojik ve entelektüel “yankı odalarımızda” yaşıyoruz. Algoritmalar bize sadece sevdiğimiz şeyleri gösteriyor, çevremizdekiler ise nezaketen veya menfaaten sadece duymak istediklerimizi fısıldıyor. Oysa gelişim, konfor alanının bittiği ve “tokat gibi” bir eleştirinin başladığı yerde filizlenir. Bir kurumun veya bireyin sürdürülebilirliği dışarıdan gelecek nesnel bir bakışın denetimine bağlıdır.
Eleştiri ya da Dantellektüel Tabirle Geri Bildirim Neden “Satın Alınmalı”?
Buradaki “para verme” vurgusu, meselenin ciddiyetini ve profesyonelliğini simgeler. Bedelsiz yapılan eleştiri ya yıkıcı bir haset barındırır ya da “hatır gönül” bariyerine takılıp yüzeysel kalır. Ancak profesyonel bir “Eleştiri Danışmanlığı” veya yönetim bilimindeki karşılığıyla “Bağımsız Denetim”, size duymak istemediklerinizi rasyonel bir raporla sunar. Analitik ve Sistematik Açıdan, Denetim Kavramına Etik ve Evrensel Yaklaşım” başlıklı çalışmamda 9 sütun ile her biri ayrı alt kategoride işlemiş olduğum denetimi en açık ve anlaşılır şekilde ifade etmiştim 12 yıl önceki bilimsel makalemde.(1) Bu denetime, yakın zamanda makalemin geliştirilmiş sürümüne dijital denetim kategorisinde yapay zeka ve etik denetim kısımlarını daha da alt kategorilere ayırarak, yapay zekanın ve etiğin hem hukuksal hem etik açıdan denetimi konularına değineceğim. Makale özetimi de bir köşe yazısı ile sizlerle ayrıca paylaşacağım.
Şimdi eleştiri ve denetim neleri canlandırır ve besler onları sıralayayım:
-
Entelektüel Körlüğü Önler: Kendi metninize, projenize veya hayat tarzınıza aşık olduğunuzda hataları göremezsiniz. Para vererek tuttuğunuz “objektif göz”, sizin için bir debugger (hata ayıklayıcı) görevi görür.
-
Stratejik Bir Yatırımdır: Yanlış bir kararın maliyeti, o kararı eleştirecek bir uzmana ödenecek ücretten kat kat fazladır.
- Entelektüel bir Yalıtımdır. Sizleri “kem gözlerin” zamanlı zamansız füturlu fütursuz saldırılarından kurtarır.
-
Ego Yönetimi: Kendi paranızla kendinizi eleştirtmek, egonun en büyük terbiyesidir. Bu, “Ben mükemmel değilim ve mükemmel olmamak için profesyonel destek alacak kadar özgüven sahibiyim” demektir.
B: Algoritmik Bir Yaklaşım: Eleştirinin Matematiği
Bir “Algoritmik Şiir” savunucusu ve akımın kurucusu olarak şunu söyleyebilirim ki; hayat bir kod dizisidir. Her kodun bir test aşamasına İngilizce “beta testing” diye ifade edilen bir kavram. Eğer hayatınızın algoritmasında “hata payı” bırakmaz ve sadece alkışlarla beslenirseniz, sistem önünde sonunda çökecektir. Siz bu dile getirdiğim hususları dikkate alırsanız bireysel ve kurumsal etropiye karşı izole hale gelmiş olursunuz.
C: Şeytanın Avukatını Bordroya Eklemek
Tarih boyunca büyük imparatorlar yanlarında “ölümlü olduklarını” hatırlatan köleler veya “doğruyu söyleyen” soytarılar bulundurmuşlardır. Bugünün modern dünyasında bu rolü danışmanlar, bağımsız editörler ve etik kurulları üstlenmelidir. Doğruyu söylemek sizi dokuz köyden kovsa da iğne ucunu kendimize batırarak o doğruyu söylemek karşımızdakinin bize olan tepkisini veya itirazını nötürleştirecektir.
Eğer çevrenizde sizi samimiyetle ve bilgiyle eleştirecek bir dostunuz kalmadıysa, bu sizin çok başarılı olduğunuzu değil, çok yalnızlaştığınızı gösterir. Derhal bir bütçe ayırın ve bu bağlamda diyorum ki kendime, “Burada hatalısın Ahmet Bey” diyecek bir akıl bulmalıyım, bulamazsam satın almalıyım. Unutmayın; bedava övgü sizi yerinizde saydırır, parayla aldığınız nitelikli eleştiri ise sizi zirveye taşır.))
Eleştirinin Kodu
Algoritmik Şiir tadında aşağıdakilere de bir göz atabilirsiniz:
Alkışın frekansı sağır eder insanı,
Övgü, uyuşturur lisanı yıkar ve yakar B’insanı,
Kendi putunu yontarken elindeki keserle,
Satın al bir öfkeyi, iz bırak binbir eserle… (A. Fidan)
Hata payı (margin of error), hayatın tuzu, Eleştiri, ruhun en berrak buzsuzu. Bedeli ödenmiş her yergi, bir basamaktır, Asıl fakirlik, sadece “evet”lerle yaşamaktır.
Gerçeği duymanın bir bedeli vardır ve ben bu bedeli ödemeye hazırım” düsturuyla yaşarsanız hayatı, ve iğneyi kendinize batırırken, çuvaldızın acısının zarar vermeyeceğini düşünebilirsiniz.
“Ayna ayna söyle bana var mı benden daha kötüsü” sözünü söyleyin asıl, ve toprağa yakın olun. Bir gün sizi zaten 100 sene veya daha yakın bir zaman içinde dışkılayacaktır. Unutmayın ve ona göre içinizdeKİNİ dışınıza çıkarın.
Vesselam.
____________
(1) Fidan, A., “Analitik ve Sistematik Açıdan, Denetim Kavramına Etik ve Evrensel Yaklaşım”, Kent Akademisi Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi, Yıl 7, Sayı: 17 2014 Erişim Tarihi: 04/02//2026 https://dergipark.org.tr/tr/pub/kent/issue/34392/379868
Makalemizin Tam metin erişim linki: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/405832





















