İnsanların didişmesi, bir akılsızlık olayı olarak karşımıza çıkar. Doğanın kurallarıyla didişmek, kimseye yarar sağlamaz. Didişmiş olsan, hırpalanırsın, çünkü, kendinden kaybedersin. O halde kendinden kaybettiğine göre, niçin böyle bir duruma baş vurulur.
Didişen kişiler, psikolojik olarak gücünü kaybeder. Toplumda güç kaybı geri plana düşmek demektir. O halde niçin didişip de itibarını kısmen de olsa kaybederler.
Doğru bildiğimiz konuda ısrarcı olur ve doğal olarak kabullenirsin. Yalnız karşındaki kişi söyleneni anlamıyorsa, ısrar etmemelisin. Çünkü anlasaydı, ısrarcı olmayacaktı.
Didişme, uzun sürmemeli kısa kesilmelidir. Kişi muhatabın değilse, özellikle didişmek gereksizdir.
Didişmeyi tatlıya bağlamak, yapılacak olan en iyi davranıştır. Çünkü kişiler düşüncesinde kabuk bağlamıştır. Nuh der ve peygamber demez. Tartışma sonuçlanmışsa dahi görüşler doğrulanmayınca, bellekteki izler değişmeyecektir. Değişmiş olsa, görüşlerin tutarlı yönü, ortadan kalkmış olacaktır.
Kişiler, konusunun hâkimi ise bilimsel anlayışlar öne çıkacağı için tartışma, ileriye dönük bir boyut kazanacaktır. Yoksa kulaktan dolma, sosyal medya yalanlarıyla baş başa kalınır.
Didişmeyi sürdüren insanları da dinlemeyecek ve onlara cevap bile vermeyeceksin. Bilmediği halde olayı laf kalabalığına getirip konuşan kişilerin de ortamından uzaklaşacaksın. Onlar ancak çamura yatıp kalıbına bakacaktır.
Olaylara bilimsel yaklaşım gereklidir ki gençler de sizden örnek alsınlar. Örnek insan yerine, “ördek” insan olmak gereksizdir. Sizin ördek olduğunuzu bilen nasıl dinler veya ortamınızda bulunur. Tekrar ediyorum, böyle insanlara cevap bile vermeyin. Varsın onlar oynayacak bir şey bulup vak vaklasınlar. Aynı konuyu tekrarlasınlar.
Bir örnek vermek istiyorum. Aya giden kişi, on günde, on altı bilimsel deney yaptı. Bu olayı dikkate alıp cevap vermek gerekir mi?
Kişiler, üstünlük kurmak için olayı, kibirli hale dönüştürmüşse, böyleleri de akılsızdır. Mevlâna; “nasihatten ders almayana, nasihat gerekir,” demiştir.
Dünyanın yozlaşmasını istemiyorsak, çocukluk yıllarına ait olayları yorumlamak gerekir. Çünkü çocuk didişmez, şahsiyetini bir şekilde geliştirir.
Hayat çemberinden çıkılmamalıdır.
Hasan TANRIVERDİ























