Öncelikle şunu söylemek gereğini duyuyorum:
Bu yazıyı eleştirenlere bir yanıt yazısı değildir. Başlığa bakmayın… Kişiliğimin özelliğidir. Herkesin fikrine saygı duyarım. Amacım Pontus tehlikesine parmak basmaktır. Çünkü bu tehlike görüldüğünden daha büyüktür. Zira devlet görevlileri bile bu tehlikenin farkında değildir. Farkında olsalardı, yakın tarihte Selanik’te açılan “Ağlayan Helen” adlı heykelin açılış törenine dışişleri bakanımız katılmazdı. (Abdullah Gül)
Ağlayan Helen, Beşikdüzü’nün bir köyünden mübadele nedeniyle Yunanistan’a gönderilen bir Rum kızının yaşam öyküsüdür. Güya onları doğup büyüdüğü topraklardan zorla koparmışız. Bunu kaç kişi biliyor. Merak ediyorum.
Ben radyo televizyon programlarında Pontus tehlikesine dikkat çektiğim için ödül alan (plaket) bir kişiyim. Bugün “On Kasım Örgütünü” biliyor musunuz? Kalandar kuruluşunun esas amacı nedir? Her yılbaşı Türkiye’ye niçin geliyorlar. Bizi çok sevdikleri için mi?.. Yüksek tahsil yaptıracağız diye kandırılan ve pasaportları ellerinden alınan-zorla Yunanistan’da tutulan kaç gencimiz var. Sayılarını biliyor musunuz?
Ben Pontus sözcüğünün ağızlarda sakız olmasının dahi bir tehlike olduğuna inanıyorum. Bu sözcüğün gerçek anlamı ile Trabzon’un, Trabzonlunun karakterlerinin örtüşmesi mümkün değildir. -Kırmızı fesli gibi- iki buçuk oy uğruna tehlikeli sularda yüzenlere Allah akıl-fikir versin… Hoşça ve dostça kalınız.
El cevap
Araştırmacı yazar
Murat CİHAN





















