Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. “8 Mart Kadınlar Günü” emekçi kadınlar günü olarak, 1977’de “Birleşmiş Milletler Örgütü” tarafından alınan bir kararla, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kabul edilmiştir. O tarihten bu yana, Birleşmiş Milletlerin Üyesi olan ülkelerde, “8 Mart Kadınlar Günü” kutlanmaktadır.
Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. Kabul etmek gerekir ki, dünya ve ülkemiz nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmaktadır. O zaman ülkemizde kadın sorunu var mı? Yok mu? Sorusunu irdelememiz gerekir. Bu açıdan hareketle, kadın sorunlarının var olup olmadığını ele aldığımızda, gerçekçi olmak zorundayız. Ülkemizde yapılan “eğitim-öğretimin” hangi koşul ve şartlarda yapıldığına baktığımızda, çok önemli sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu görmüş oluruz. Bu sorunların başında, kız çocuklarını okula gönderilmemesi görülmektedir. Bu durum başlı başına ülkemizin geleceğini ilgilendirmektedir. Ülkeyi yönetenler, kız çocuklarına ve kadınlarımıza karşı daha gerçekçi olmaları, ülkemiz yararına önem arz etmektedir. Sorun yaratacak durumlar göz ardı edilerek, kadın sorunlarına yeteri kadar önem vermemek her an ülkemiz aleyhine olacak bir sorun demektir. Kız çocuklarını okutmamak, kadını eve mahkûm etmek tehlikenin en büyüğünü teşkil etmektedir. Çünkü ülkemizde yaşayan insanımızın yarısı kadın olduğuna göre, çalışma hayatında da eşitsizliğin var olduğu gözlerden ırak tutulamaz. Kadına bakışı sıralayacak olursam:
Kadına, ideolojik olarak bakmak!
Kadını, cinsel sömürü aracı olarak düşünmek!
Kadını, tarikat inancına doğru itmek!
Kadını çocuk bakımına mecbur kılmak!
Kadının, mutfak işlerinde çalışmasını sağlamak!
Kadını, töre, gelenek ve göreneklere uygun davranış içinde hareket etmesin e mecbur kılmak!
Hatta kadını, erkek egemenliği altına alarak, sömürmek!
Kadının kocası, oğlu veya sevgilisi tarafından öldürülmesinin önüne geçmemek!
Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. Bu tür durumlar ülkemiz için çok büyük kayıp olduğu gibi, başlı başına sorun yaratmaktadır. Gerekli önlemler alınmazsa ve durumlar böyle devam ederse, kadın sorunu yoktur demek, gerçekçi olamaz. Kısacası kadın sorunları, insanlık sorunlarının bir parçası olduğu kadar, ülkemizin de birinci derece, en önemli sorunlarından birisidir.
Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. Ülkemizde yaşayan kadınların, ev hayatında var olan sorunlarının ötesinde, çalışma hayatı içindeki sorunları da mevcuttur. Hâlbuki kadın sorunları erkek sorunlarından da ayrı düşünülmemelidir. Sorunlar varsa, oluşan sorun ortak giderilmelidir. Ne var ki çalışma hayatı içinde azınlık teşkil eden kadınların sorunları, erkeklerin sorunlarından ayrı düşünülmemektedir. Bu durum, çalışma hayatının içinde yer alan kadınlarımıza yapılan en büyük haksızlıktır. Kapitalist düzen sistemi içinde, “Erkek-kadın” eşitsizliğinin var oluşu, kadınlara yapılan en büyük haksızlıktır. Ne var ki bazı kadınlarda kendi içlerinde tutarlı değillerdir. Çalışma hayatı içinde var olanlar dâhil, ortak ses çıkaramamaktadırlar. Hele hele son yıllarda, 8 Mart günü kutlamaları tamamen kılıf değiştirmiştir. Bazı kadınlar özel bir amaca hizmet ettikleri de gözden ırak değildir. Hatta öteden beri, genç kızlarımız kandırılarak çeşitli yıkıcı eylemlikler içine sokuldukları görülmektedir. Bu durumda ülkemizin geleceğini tehlikeye düşürmekte ve de emperyalist çıkarcıların işine yaramaktadır.
Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. Bakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların alması gereken durum ve tavırları dile getirirken “Türk kadınları, memleketin yazgısını millet adına yöneten siyasî topluluğa dâhil olmak arzusunu göstermekle, memleketin, milletin vatandaşlara yüklediği görevlerin hiçbirinden kendilerinin uzak bırakılacağını düşünmezler. Çünkü görev karşılığı olmayan hak yoktur.” Demiştir. Kaldı ki, yurttaşlar yasası çıkarılarak, kadınlarımıza çağdaş hakların verdiğini, seçme ve seçilme hakkını elde ettiklerini ve bunun ötesinde, kadınların kulluktan yurttaş olmasının sağlandığı akıldan çıkarmamak gerekir.
Sevgili okurlarım ve değerli kadınlar. Ülkemiz kadınları, “kadın-erkek” eşitliğinde Kemalist Devrimin kendilerine sunduğu olanaklarla, yasalar karşısında tam olarak eşittirler. Fakat bazı kadınlarımız, kendilerine ait olan haklarını neden kullanamadıklarının, başka nedenleri olacağı kuşkusu içindeyim. Hâlbuki yüzde doksanı İslam olan ülkemiz kadını, kendini eşit yurttaş durumuna yükselten Kemalist Devriminin geriletilmesi, aydınlanmanın karartılması her şeyden daha çok, kendilerine zarar vermektedir. 1920 ve 1930 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasalaştırdığı kanunlarla, kadınlarımıza evrensel hakları verildi. Kadınlarımıza verilen haklara bakıldığında, o günkü dünyanın birçok ülkesinde yaşayan kadınlarda o haklar yoktu. O nedenle, kadınlarımız bu haklarını tam olarak kullanabilmeleri ve statülerini yükseltmeleri gerekmektedir. Aydınlanma Devrimi yolunda ilerlemeleri gereklidir. Bu ilerleme onların ekonomik özgürlüklerini elde etmeleriyle, eş değerdir. Dileğim odur ki, bütün kadınlarımız “8 Mart Gününü”, kendilerine yakışanı bir gün olarak kutlasınlar. Elde ettikleri haklarını daha anlamlı ve yararlı hale getirmeyi unutmasınlar. Kendilerine, evlatlarına ve ülkemizin aydınlık geleceğine söz söyletmesinler. Bütün kadınlarımızın günlerini kutluyor, Saygılar sevgiler sunuyorum.
Not: Dünya devletleri içinde, yaşamış olan 52 kadının, bilim, sanat ve siyaset alanında dünyada çok önemli değişime imza atmışlardır. Bende Bu başarılı kadınlar için “ELLİ İKİ ÖNDER KADIN “ adlı şiirimi kaleme almış bulundum.
ELLİ İKİ ÖNDER KADINA
İnsanlık uğrunda yer alanlardan
Elli iki önder var olan kadın
İsterdim sırayla saysaydım adın
Elli iki önder var olan kadın
Tarih sayfasında görün adını
Çevir yaprakları sorun adını
İndira Gandi’ydi verin adını
Elli iki önder var olan kadın
Viktoria çıktı kurdu düzeni
Ne ezilen olsun nede ezeni
Etrafını sardı tarih yazanı
Elli iki önder var olan kadın
Eva Peron işçi dostu önderi
Benazir Buttaydı halkın lideri
Marilyn Monroe’nin sanatta yeri
Elli iki önder var olan kadın
Anne Frank zulmü yazdı duyuldu
Rosa Parks siyahtı hapse koyuldu
Ayrılık ortadan kalktı son buldu
Elli iki önder var olan kadın
Yazdım yüreğime hepsi adını
Hürrem Sultan aldı can muradını
Elizabeth kurdu saltanatını
Elli iki önder var olan kadın
Karapapaklı’da sözünü söyler
Kadınlar her zaman güzellik eyler
Beni benden alan bilmem ki neyler
Elli iki önder var olan kadın.
Mürsel Adıgüzel
Yazar ve Halk Şairi





















