“Sekiz Daireli Apartman” adını verdiğim bu çalışmamda; Doğunun en ücra köylerinden birinde yaşayan Behran Ağa, bir ırgat tarafından, karısıyla seviştiği bir gece, vurularak öldürülür. Katili Bursa’ya kaçar. Bunu öğrenen Dila, kocasının ölümünden sonra üç köydeki arazilerini ucuz pahalı demeden satarak çocuklarıyla birlikte Bursa’da uzak ve yoksul bir semte yerleşir. Çocuklarını da yurt dışında tanıdıklarının yanına gönderir. Onlar orada iş ve para sahibi olur, daha sonra da evlenirler. Zaman zaman da annelerine para gönderirler. Kiracı olarak oturdukları ev satılınca, sekiz daireli bir apartmanın bodrum katına yerleşen Dila, yaptığı poğaçaları satarak geçinmeye çalışır. Kahvelere daha rahat girebilmek için çeyiz sandığında sakladığı kocasının kıyafetlerini giyer. Bıyık takmayı da unutmaz. Bütün derdi kocasının katilini bulmaktır. Onu, kırk yılın sonunda Gölyazı’da çaycılık yaparken bulur…
Dila’yla birlikte Bursa’yı dolaşırken daha yakından tanıyacak, Türkiye’nin son yıllarını yeniden yaşayacaksınız.
Bu eserimde kimler yok ki? İsterseniz onları, tanıştırayım. Üç yaşlı var bu apartmanda. Hüseyin Amca ile Şaziye Teyze’ye dönüşümlü olarak çocukları bakıyor. Onların yaşamlarını okurken 1950’li yıllara gideceksiniz. Diğeri ise iki numarada oturan

Bu roman belki de hepimizin hikayesi…
Çıktığında, şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
“Bu eser, TASDİX Firmasının 27 Ocak 2017 Cuma Saat 16.36.04 itibariyle 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında onaylanarak güvence altına alınmıştır. Bütün hakları saklıdır.”
Ertuğrul Erdoğan
Ocak 2017









