Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Zarafet Bir Hastalıktır


01 Mayıs 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Sözlük anlamına bakıldığında; ince düşünce ve davranış olarak açıklanır.

Her virüs gibi nevi şahsına münhasır bir virüstür. Diğerlerinden farkı, kolay kolay bulaşma özelliği taşımaz.

Genelde sevgi ve saygıyı kalplerine nakşetmiş kişilerde görülür.

Kişilerin okur- yazar olmalarına gerek yoktur.  Ve bu hastalığa yakalananların da kurtulmaları imkânsızdır.

 

Zarafet hastalığına yakalanmış kişileri nasıl tanırsınız?

– Kendilerini ve çevrelerindeki her şeyi, herkesi severler.

– Giyim ve kuşamlarına özen gösterirler.

– Ses tonlarını kullanmakta usta olurlar. Genelde belli bir düzeyde olan ses tonlarını çok yükselmeleri gereken anlarda bile çok iyi ayarlarlar.

– Hal ve hareketleri kontrollüdür. Oturup- kalkarken hep bir ölçüleri vardır.

– Dakiktirler.

– Konuşmaktan çok dinlemeyi severler. Karşısında ki kişileri dinlerken her şeyden soyutlanır tamamen o kişiye odaklanırlar.

– Kendi düşüncelerine ne kadar ters olursa olsun, karşı tarafın düşüncelerine önem verirler.

– Eleştirmekten hoşlanmazlar. En çok kendilerini eleştirirler ve eleştirilmekten korkmazlar.

– Çevrelerinde ki herkese ve her şeye çok duyarlı olurlar. Kendilerine gösterdikleri özeni, çevresindeki kişilere de gösterirler.

– Sadelikten hoşlanırlar. Giyim kuşamda olduğu kadar kaldıkları yerlerde de sadeliğe önem verirler. Sözlerinde de abartı cümlelere yer yoktur. Betimlemelerinde bile sadelik, netlik ve incelik vardır.

– Kişilere has kusurları görmezler. Kimsenin kılık kıyafetine karışmazlar ve buna göre de herhangi bir yargıda bulunmazlar.

– Kişileri oldukları gibi kabul ettikleri için, onları değiştirmek için uğraşmazlar. Kendilerini övmedikleri gibi başkalarını da övmezler.

– Yani sevgi ve saygının yegâne örneğidirler.

Bu hastalığa yakalanmış kişilerle aynı ortamda bulunmanın da yan etkileri vardır:

– Yüzlerinde ki o sürekli olan tebessümlere istemsizce karşılık verirsiniz.

– Üzerinizde ki kıyafetleri kontrol etme isteği duyar, eğer kıyafetleriniz özensizse üzülürsünüz.

– Oturup kalkarken hareketleriniz de ölçülü davranmaya çalışırsınız. Aynı nezaketi gösterme çabasına düşürseniz. Sürekli öyle olmadığınız içinde komik durumlara düşmeniz kaçınılmaz olur. Kendinizi kötü hissedersiniz.

– Çok konuşacağını zannederken bir bakarsınız en çok siz konuşmuşsunuz.  Bu incelik karşısında huzursuz olursunuz.

– Size gösterilen sevgi ve saygının altında ezilirsiniz.

 

Olumlu etkileri ise;

– Onlarla aynı ortamda bulunmak sizi ne kadar rahatsız etse de aslında bu durumdan ayrı bir keyif duyarsınız.

– Kalplerinizde bulunan kin- nefret- öfke gibi duygular bir süreliğine yerini sevgiye bırakır.

– Birçok şey bilmelerine ve bildiklerini anlatma tarzlarına hayran kalırsınız.

– Yanlarından ayrıldığınızda, yenilenmiş birçok şey öğrenmiş şekilde ayrılırsınız.

Teknolojinin nimetlerinden yararlandığımız ve birçok hastalığa hala çözüm bulamadığımız 2000’li yıllarda, zarafet hastalığına 90lı yıllar itibariyle çözüm bulmaya başlamışız.

Bu hastalık en çok, cumhuriyetin kurulduğu ilk dönemlerde vardır. Okur- yazar kişilerde olduğu kadar zor şartlar altında hayata tutunmaya çalışan ( çoğunluğun köylü ve cahil dediği ) kişilerde görülür.

80 ve 90 ‘lı yıllarda da izine rastlanan bu hastalığa 2000’li yıllarda çok az rastlanır oldu.

 

Bu hastalığa yakalanmamak için;

– Sevgi ve saygıyı kalplerinizden çıkarmanız gerek. Yerine hırs, öfke kin, nefret gibi duyguları yerleştirin.

– Kendinizi herkesten ve her şeyden çok sevin.

– Her şeyin en iyisini en doğrusunu siz bilin.

– Araştırmayın ve öğrenmeyin. Kulaktan dolma bilgilerle hareket edin. Bilmiyorum demekten utanın.

– Düşünmeyin olur ya düşünecek olursanız kimseyle paylaşmayın. Susun…

– Kendinizi değil hep başkalarını eleştirin.

– Size ters gelen her düşünce ve davranış karşısında hemen kavgacı bir tutum takının. Hakaret edin.

– İnsanları sürekli ezin.

– Çevrenizde ki herkese ve her şeye zarar verin.

– Dinlemeyin sürekli konuşun, bol bol konuşun…

– Farklı birer birey olmak yerine, aynı fabrikadan çıkmış robotlar gibi olun.

 

Gördünüz mü ne kötü bir hastalık ve korunmakta bu kadar kolay.

Sizi bilmem ama ben bu hastalığa yakalanmayı hatta bu hastalık nedeniyle ölmeyi isterdim.

Okunma Sayısı: 221
Kategori: Asuman ORHAN

Yazarın Diğer Yazıları

Küçük Şeyler, Büyük Mutluluklar

Çok içtiğimin farkındaydım. Aslında bu kadar içmezdim. Bir kadeh yeterdi. O da dostları kırmamak adına....

İkilem!

Yataktan nasıl kalkarsan kalk günün sana ne getireceğini asla bilemiyorsun.  Çünkü her şey anlık değişiyor...

Gök Gürültülü Güneşli Hava…

Bir elimde kahvem bir elimde kitabım dalmış gitmişim farklı ve güzel diyarlara. Kitap okumayı bu...

Büyümenin Türkçe Tarihi

Yazar bir hikâye yazarken, yazdığı hikâye’nin birden fazla anlama geleceğini düşünmez, sadece yazar. Çünkü bir...

Seri Katil Adayı Asuman!

Komşu sevmez biri değilim. Tam tersi severim lakin kendi halinde olan, etliye sütlüye karışmayan, hastalığı,...