Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yemin Etme Hastalığa Dönüştü!

EDEBÎ GÜNDEM
Ahmet SARGIN

21 Eylül 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Sözlükte “kuvvet, sağ el” gibi anlamlara gelen yemin, dinî bir kavram olarak bir kimsenin Allah’ın ismini zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir. Mesela “Vallahi (Allah’a yemin ederim ki) şu işi yapmam”, “Billahi (Allah’a yemin ederim ki) şu yere gitmeyeceğim” şeklindeki söylenen beyanlar yemin hükmündedir.

Neden yemin ediyoruz: Karşımızdaki insan bize itimat edip güvensin diye. Peki yalan yere yemin ediyorsak ne olacak ?Karşımızdaki insanı kandırmış olacağız ki, sahtekarlık yapmaya eş değerdir. Hiç bir şekilde yalan yere yapılan yemin mübah gösterilemez.

Yemin etmek aslında mubah bir davranış olmakla birlikte, gereksiz ve boş yere yemin etmek doğru değildir. Olur olmaz yere yemin edip bunu alışkanlık hâline getirmek de hastalıktır. Satıcının alıcıyı ikna etmek için yemin etmesi de uygun değildir. Ayıplı ve kalitesiz malı satmak için yemin etmek ise sahtekarlıktır. Dinen de yasaklanmıştır; alıcıyı aldatmaya yönelik olduğu için de haramdır.

Kur’an-ı Kerim’de, verilen sözün yerine getirilmesi hakkında “Yeminlerinizi koruyunuz (yerine getiriniz)” (Mâide, 5/89),“Allah adına yaptığınız ahitleri yerine getirin. Allah’ı kefil tutarak kuvvetlendirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı bilir.” (Nahl- 16/91) buyurulmaktadır.

Ağız alışkanlığıyla ikide bir yemin edenlerin bu kötü âdeti en kısa zamanda bırakması gerekir. Çünkü yapılan her yeminin kefareti vardır. Kefareti yerine getirmezse Allah indinde kişi sorumlu olur. Her ne şekilde olursa olsun yemini bozan kimselerin yemin keffâreti ödemeleri zorunludur.

Yemin keffâreti sırasıyla; on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise, ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Bu keffâret ve sıralama Kur’an-ı Kerim’de belirtilmiştir (Mâide, 5/89).

Yalan yere yemin eden kişi, Allah’ı yeminine şahid göstererek insanları kandırmak istediği için O’nun mukaddes adını istismar etmekte, O’na iftirada bulunmaktadır. Bu nedenle Hz. Peygamber (sav) büyük günahların en büyüklerinden birinin de yalan yere yemin etmek olduğunu söylemiştir. (Buharî )

Yalan yeminle başkalarının hakkı alınmışsa, velev ki bu kanun yoluyla olsun, ikinci bir günah daha işlenmiş olur. Haksız yere elde edilen bu hak, sahibine ödenmedikçe tövbe ile kurtulmuş olunmaz. Kul hakkıdır!

Sahte malı ya da  ayıplı malı satan kişi yalan yere yemin ederek malını satıyorsa, toplumun güvenini ve itimadını da yok ediyor demektir.
Doğru da olsa, alışveriş yaparken yemin edilmemelidir.

Bu konuda peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Malını, yemin ederek beğendirene kıyamette merhamet edilmeyecektir.” (Müslim)
“Yalan yemin ile mal çok satılsa da böyle kazancın bereketi olmaz.” (Buhari) “Alışverişte çok yemin etmek, malın bereketini giderir.”

Yalan yere yemin etme hastalığından kurtulup topluma güven ve itimadı hakim kılmalıyız! Aksi takdirde kul hakkından kurtulamayız. Yeminli kazancın helal olduğu da iddia edemeyiz. Doğru olan müşterinin malı görerek ve satıcıya güven duyarak almasıdır. Müslümanlığa, İnsanlığa ve kardeşliğe de bu yakışır.

Okunma Sayısı: 300
Kategori: Ahmet SARGIN

Yazarın Diğer Yazıları

Allah İsraf Edenleri Sevmez!

Yüce Rabbimiz Kuran’ı Kerim’inde mü‘minlerin özelliklerini anlatırken şöyle buyuruyor: “Onlar, harcama yaptıklarında ne israf ederler, ne...

En Hayırlı ve En Tatlı Kazanç

Dinimizde ticaret, ziraat, sanat gibi alanlar ile kamu veya özel sektöre ait çeşitli iş ve...

İnsanlığa Ulaştırılacak Kutlu Mesaj?

Hayat ve insan ölümlü ve fanidir. “Her Canlı ölümü tadacaktır,” buyuran Mevla bu dünyanın geçici...

Yapmayın!- Birbirinize Zulmetmeyin!

Yerköy’de bulunduğumuz dönemde apartmanda üst komşumuz vardı. Genç çiftler görünüşte mutlu bir yuva kurmuşlardı. Bir...

Sizi Allah’a Şikayet Edeceğim!

Zalimlerin zulmü o kadar acımasız hale geldi ki: kundaktaki bebekleri bile katletmeye başladılar. İslam coğrafyasında...