Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yedi Yağsız Yıl


10 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Amerika, Avrupa ve Japonya’da kriz derinleştikçe, veciz ifadeler ve yeni ekonomik kavramlar öğreneceğimiz anlaşılmaktadır.

Yavan ekmek ve yağlı çöreği biliyorduk. Yedi yağsız yılı da ömrümüz olursa öğreniriz.

Batının kapitalist krizinde, zenginler ikiye bölündüler.

Bir kısmı diyor ki, para basalım bastığımız paraları kendi ülkemizin dışında kullandırtmaya devam edelim. Bir başka ifadeyle, “tüketimi
teşvik etmeye devam edelim” diyor.

İkinci gurup zenginler ise, kemerleri sıktırtalım ki, borç verdiklerimiz tasarruf yapsın ve bize olan borçlarını ödesin.

Para basalım diyenler genellikle Atlantik ötesinin zenginleri, kemerleri sıktıralım diyen zenginlerse, Avrupa’nın zenginleridir.

Kapitalistlerin ağababalarının ekonomistleri de diyor ki, artık her iki çare de çare değildir.

Para basıp Amerika ve Avrupa’nın dışındaki ülkelere gönderelim desek, dünya ekonomisi dolar ve Euro ile alışverişten tedirgin. Gittikçe
dolar kullanımı azalmakta, basılan paralar geri ülkelerine dönerse enflasyon riski var.

Kemerlerin sıkılması, yani tüketimin kısılması ise, büyük işsizlik ve sosyal kaos anlamına geldiği için bu yol da çıkmaz sokaktır.

Kapitalizm kendi yapısında olan bozukluktan ötürü çözüm üretemeyince, sosyal risklerde artınca, zenginler çıkacak kaostan korkuyorlar.

Fransa’da 15 Euro milyarderi (bizde 50 dolar milyarderi var) bir araya gelerek bir karar almışlar.

“devlet bizden ilave vergi alsın”

Ya gelişmekte olan sosyal kalkışmaları frenlemek için böyle bir karar aldılar, ya da başka bir bildikleri var.

Fransız zenginler böyle derken, Alman Maliye Bakanı Wolfgang İsviçre’de verdiği bir beyanatta, “dünya ekonomisinin yedi yağsız yıla
girdiğini” söyledi.

Özetle, dünya ekonomik krizi yedi yıl daha sürecekmiş. Herkes aklını başına alsın, tasarruf bütçelerini yapsın diyor.

Türkiye’ye gelince, Türkiye ömrü billah hiç krizden çıkmadı ki yeniden yeni bir krize girsin.

Kriz aslında işsizlik demektir. Türkiye’deki gerçek işsizlik hiçbir zaman %20’nin altına düşmedi ki…

Türkiye’yi yönetenlerin hiçbir zaman işsizlik diye bir sorunları olmadı. Olsaydı işsizlik ile ilgili bir plan program olurdu.

İşsizliği de piyasa çözecek ya, bekliyoruz. Ne biçim piyasa ise, işsizliğe bir çara bulmuyor ama zengine her zaman bir şeyler buluyor.

Okunma Sayısı: 73
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Teknolojik Olarak Üretilen Paralar Finans Kapitali Yıkabilecek mi?

Teknolojinin mülkiyetinin, servet sınıfının elinde olması sebebiyle, teknolojilerin nimetinden önce servet sınıfı nemalanıyor, belli bir...

Borç Veren Sınıf ve Borç Alan Sınıf

Her şeyin borç ile finanse edilmesi, endüstriyel kapitalizmden finans kapitale geçişle başladı. Endüstriyel kapitalizmde, malların...

Taze Gladio Devşirme Planı

Oldum olası çok garipsedim. Gladio’ya biz neden FETO dedik? Oysa FETO Amerika’nın Türkiye içindeki gladio...

Borç Tsunamisi Siyaseti Alabora Eder mi?

Borçlu olmak insan dünyasını nasıl etkilerse, devlet ve millet hayatını da öyle etkiler. Borçlu olmayı...

Faiz Artınca Gırtlağa Gelmiş Borçlar Ödenir mi?

Finans kapitalin kâğıt al, kâğıt sat, üretmeden kar et sistemi, S.O.S veriyor. Borçlar orada yığılı...