Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yayla Zamanı


14 Mayıs 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Bilenler bilir, bizim kuşak yaylalarda yaylanarak büyümüştür.

Yaylalar:

  • Çocukluğumuzun doyumsuz tatlarının sofrası ve tarifsiz oyunlarının oyuncağıdır.
  • Ergenliğimizin se ulaşılmaz aşklarının dünyasıdır.

Zaman aldı götürdü dünyamızı elimizden, yerine modernitenin sanal yaylaları yerleştirildi. Kelifsiz, hartemasız, tandırsız, koyunsuz, mandasız, çobansız, kavalsız ve en önemlisi çocuksuz ve oyunsuz sanal bir yayla.

Şimdiki yaylalar; üç dört katlı evleriyle ve dahi villalarıyla, tv. vericileriyle, internet ağlarıyla, marketleriyle, her evin önüne giden yollarıyla çoktan kimliksizleştirildi.

Bizler şanslıydık, çünkü kadim yayla kültürünün son evrelerine tanık olduk ve doya doya yaşadık. Dolayısıyla geleneksel yayla kültürüne dair anlatacak hikayelerimiz var.

Ayrıca bizler çok üzgünüz; çünkü yaylalarımızın katledilişine tanık olduk ve ne yazık ki hiç bir müdahalede bulunamadık.

Bu yazımı “Geleneksel Yayla” özlemiyle yanıp tutuşan çağdaşlarıma ve özellikle, Sakarya’da şehir hayatının ölümcül kıskacında nefessiz kaldığını haykıran, yaşama bağlılığını bir gün tekrar yaylasına dönebilme hayaline bağlayan “Mahmut ÇUHADAR ’a” sunuyorum.

 

Yaylamın içinde kelifler vardı,

Ortasından akan coşkularımız.

Çatılarımız sa hartemalardı,

Aralarından sızan yıldızlarımız.

 

Yaylamın düzünde dünyamız vardı,

Etrafında dönen umutlarımız.

Dünya bildiğimiz oyuncaklardı,

İçinde yaşayan oyunlarımız.

 

Yaylamın çimeni çocuklarındı,

Bitmeyen rüzgarı kanatlarımız.

Tepelerinden se duman yağardı,

Sisinde kaybolan bilyelerimiz.

 

Yaylamın bayırı kuzularındı,

Nağme olup güden çobanlarımız.

Tandırından tüten kokular vardı,

Tarihe gömülen anılarımız.

 

Yaylamın mevsimi hayvanlarındı,

Sefasını süren sofralarımız.

Oyunlarımızla güneş doğardı

Işığı yansıtan duygularımız.

 

Yaylamın örtüsü gökkuşağıydı

Renkten renge akan horonlarımız.

Yayla bildiğimiz baharımızdı,

İçinde büyüyen sevdalarımız.

 

Zühtü AKYILDIZ

Okunma Sayısı: 159

Yazarın Diğer Yazıları

Yerle Gök Tanıktır

Anadolu’nun bir yerlerinde köşelere sıkışmış ve unutulmaya terkedilmiş, felsefi derinlikleri olan nice deyişlerimiz vardır. Sahiplenilip...

Sokaklar

Sokaklar; hayatın nabzı, toplumun aynası, şehrin rengi. Sokaklar biz, bizlerse sokak. Zenginliğimiz, fakirliğimiz,  dramımımız, sevincimiz...

Okul, Sınıf, Öğretmen…

Binlerce okulumuz var, resmi ya da özel. Belli yaş aralıklarındaki insanlarımıza bu kurumlardan eğitim hizmeti...

Türkü

Türkü, Türk’ün sandığında, Türkü, Türk’ün dimağında. Türk’ü Tanrı Dağlarında, Türkü buldum otağında. Türkü dinler, yaşarım...

Oğul Çok Ama Yerinde Olan Olan Yok

Ülkemiz çok hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Bu, kıblesini bireyciliğe döndüren toplumsal ve sosyal bir dönüşüm....

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı