Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yarım Doktor Candan, Yarım İmam Dinden..,Yarı Başkanlık ta Güvenden Ediyor!


21 Mayıs 2020 00:04

Yorum Yapılmamış

Bir BAŞKANLIK dönemi yaşıyoruz!

Amma yarı, amma tam… Amma şaka, amma ciddi!

Amma Amerikanvari, amma Osmanlı’nın son hali!

Ya da bilemediğimiz bir ERDOĞAN-vari tipi başkanlık!

Bilemiyorum. Yanlış anlaşılmasın bilemediğim için soruyorum; Bu idari tarz hangi ülkede var, bilen varsa yorum yapıp anlatırsa sevinirim. Bu vesileyle ben de öğrenirim, tüm okurlarımız da…

Kısa anlatımla “Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi” deniyor! Yani bu sistemle Cumhurbaşkanı olan kişi, hem Partisinin Genel Başkanı, hem de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı mı oluyor? O zaman bir CHP’li veya halihazır siyasi görüşleri olan diğer parti Genel Başkanlarının ve onlara oy veren vatandaşların hem Genel Başkanı, hem de Cumhurbaşkanı nasıl olunuyor?

Peki Cumhur İttifakının seçmenleri tarafından bu konuma gelinmiş olunmasına rağmen Millet İttifakını oluşturan yaklaşık %50 halk için İLLET, ZİLLET diyerek aşağılanan & ayrıştırılan & ötekileştirilen bu kesimin nasıl Cumhurbaşkanı olunuyor? Burada bir tezat var mı yok mu? Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın iki kesime de yakınlığı aynı derecede diyebilir miyiz?

Eğer “evet aynı mesafede” diyorsanız peki neden Cumhurbaşkanı “Eyyy KILIÇDAROĞLU, bay Kemal”, diyerek Millet İttifakı temsilcisini yerden yere vuruyor! “Bu CHP’liler” diyerek neredeyse vatan haini, terörist, FETÖCÜ suçlamalarında bulunuyor?

AKP Genel Başkanına karşı söz hakkını kullanmak ve cevap vermek istediğinde de karşısına Cumhurbaşkanlığı etiketi konularak “suç işlendiği”nden hareketle davalar açılıyor!

Cevap verilmese olmaz. Cevap verse dava!

Bu tezatı ortadan kaldırmanın bir yolu olmalı. Mesela Genel Başkan ve Partili Cumhurbaşkanı kelimelerinden arındırılarak BAŞKAN denilemez mi? BAŞKAN adı altında seçim için halka gidilebilir,  Ki o zaman bu tartışmaların büyük bir kısmı ortadan kaldırılabilir. Hem muhalefetin hedefine AKP girmez, hem de Türkiye halkını temsil eden, tümünü kucaklayan TC. Cumhuriyeti BAŞKANI olunabilir. Kabul etmediği diğer %50’nin de Cumhurbaşkanı olarak kucaklayıcı olmaz mı? Allah’ın bir kulu da ne itiraz edebilir, ne saygısızlık yapabilir, ne de olası bir olağanüstü veya olağan çağrılarına icabet etmeme cüretini gösterebilir! Çünkü halk çağrıdan kaçanı çok sert bir şekilde dil ve seçimle cezalandırıyor, görüyoruz….

Partili Başkanlık veya Cumhurbaşkanlığı bence 83 milyonluk Türk halkı için kucaklayıcı olamadı… Ayrıştırdı… Ötekileştirdi. Seçen ve seçilen için soru işaretleri olan bir sistem oldu ve kadük kaldı.

Öz & Üvey anlamlarını yükledi!

Sizden & bizden anlamlarında karşı karşıya getirdi!

Diğer %50 kesimin seçilmişlerini kayda değer görmedi!

Diğer %50 kesimin seçmeni neredeyse VATAN HAİNİ olarak görüldü!

Diğer %50 kesimin içerisinden ERDOĞAN’a oy verecek, takdir edecek “BAŞKANIM” diyecekler çok çıkacak amma Parti Genel Başkanı sıfatından dolayı geri duruyor!

Diğer %50 Cumhurbaşkanlığı’nın takdire şayan çalışmalarının da olduğunu bildiği halde Parti Genel Başkanı sıfatı da taşındığı için eleştirmek zorunda kalıyor!

Onun için ben yarı başkan, Partili Genel Başkanlı Cumhurbaşkanlığı sistemin halkımız arasında ters teptiğini, Tarafsız, halkın %70-80 oranında güvenini almış, halk tarafından seçilen, saygın, itibarlı, siyasi parti temsilcileriyle iyi bir diyaloğu olan, görüş ve fikirlerine değer veren, değerlendiren bir BAŞKAN olunmasından yanayım. TBMM çok daha etkinleştirilebilir. Yasama yetkileriyle tekrar donanması sağlanabilir, BAŞKAN’ın yetki alanları çoğaltılabilir, etkinleştirilebilir. Gerekirse beka sorunu gibi konularda son söz kendisin de olabilir. Hiçbir sakıncası yok.

Sözün Özü!

İnanın bana çok daha verimli çalışmalar sağlanır. İtibarımız; birlikten kuvvet doğacağı için çok daha artar. Bölgede söz sahibi olur. İktidarıyla, muhalefetiyle bazı durumlarda tek yumruk olabiliriz. 21.y.yıla yakışır bir sistem, 21.y.yıla yakışır bir kuvvetler ayrılığı demokrasisiyle, soran, sorgulayan, fikir beyan eden, hoşgörü ve çok sesliliğiyle güçlü, ne istediğini bilen, istediğini de elde eden, hak ve hukukunda adaletli, ülkeler arası ilişkilerde örnek alınan devlet olabiliriz. Zor değil…

 

gazete2000@hotmail.com

Okunma Sayısı: 300

Yazarın Diğer Yazıları

Ağustos Sonu Okullar AçılıyorMUŞ!

COVID-19 Salgını… Salgın durmadı henüz! Hollanda’nın nüfusu kadar öğrencimiz var!… Türkiye Danimarka değil, olamaz… Okullar...

Partili Devlet Yönetimine mi Geçiyoruz!

Yasama, Yürütme tek elde… Yargıya müdahale var mı! Artık bunu açık ve net görüyor ve...

COVID-19 Umduğunu Değil; Bulduğunu Yesin!

Yaz geldi KORONAVİRÜSÜ ısıya dayanaksız demeyin! Maskenizi takın. Kalabalıklardan uzak durun. Öksürenin, aksıranın, hasta görünümlülerin...

Mucitler Harekete Geçmedi Henüz Hayret !

Madem kalıcı bir virüsle hayatımızı idame ettireceğiz, onunla yaşamaya ayak uyduracağız, hatta hayatımızın bir bölümünde...

Ayrılıklar, Kayıplar ve Yıkılan Köprüler…

Ayrılıklar… Terketmeler… Uzaklaşmalar… Elvedalar… Hoşçakalınlar… Baybaylar… El sallamalar… İçimizi yaksa da, hayatın gerçekleri.                                               “Her...