Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Van Minut Dedim Lan! – II


18 Şubat 2009 01:01

Yorum Yapılmamış

Ancak; ancaaakkkk….van minut, van minuuuttttt……

Bu hareket alkışı almış olsa da birkaç milyar insanın gönlünden “ohhhh…” nidasının yükselmesine yol açmışsa da birkaç açıdan kritik edilmeye muhtaçtır. Yine Türk toplumunda yerleşik olan tabirle söyleyelim: Adama sorarlar efendiii… Düne kadar nerdeydin? Bu yüzden ben de soracağım. Hatta bir değil birkaç soru soracağım.

Eş başkanı olduğunuz projeyi önünüze koyan ABD, Irak ve Afganistan’da sayısı milyonları bulan insanı kanda boğarken eş başkanlığı bırakmayı hiç düşündünüz mü?

Ne de olsa o kadar insan eş başkanlığını yaptığınız proje uğruna öldü.

Çin zulmündeki Doğu Türkistan için de birkaç kelime sarf edemez miydiniz?

Türkiye’de “Siyonizm paranoyasını” yaratan bir neslin parlak bir ferdi ve temsilcisi olmasına karşın sayın başbakanın İsrail’in iç kanatan zulümleri karşısında bugüne kadar hiç mi içi sızlamamıştır?

Eğer ki başbakanın içi sızlamışsa şimdiye kadar Filistin Sorununda, göstermelik arabuluculuk palavrasından daha öte bir adımı neden atmamıştır?

Eğer ki samimiyse mimarları Siyonistler olan günümüzün dünyasını şekillendirme projesi olan BOP (GOP) Eş başkanlığını neden yapmaktadır?

Bu eş başkanlığın Türk Milletine hizmet eden ama bizlerce bilinemeyen ya da görülemeyen hangi ulvi maksatları ve faydaları vardır?

Sayın başbakan ABD’de mukim, İsrail lehine çalışmalar yaptığı malum Yahudi lobi kuruluşundan hangi ulvi gerekçelerle ödül almıştır?

Bu ödülü sayın başbakanın insanlığa yaptığı hangi büyük hizmetten dolayı vermişlerdir?

Bu ödülü alırken sayın başbakanın eline hiç mi Filistinli kanı bulaşmamıştır?

Yukarıdakilerden daha önemli bir soru daha.

Yıllardır Filistinlileri kan denizinde boğan İsrail ile bugüne kadar neden hala özellikle askeri içerikli ilişkiler kesintisiz bir şekilde hatta artarak devam etmektedir. Herkesin malumudur ki askeri ilişkiler aslında mahremiyet düzeyi en yüksek ilişkilerdir ve neredeyse sonsuz güven gerektirir. Bizim İsrail ile olan askeri ilişkilerimiz basın bültenlerinden gördüğümüz kadarı ile Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu en kritik savunma teknolojileri ve donanımlarıdır. Hatta son birkaç yıldır PKK Terör Örgütüne karşı yürütülen geniş çaplı operasyonlarda İsrail’den sağlanan muhabere ve muharebe donanımlarına bel bağlanmış olması insanın kafasında ister istemez soru işaretlerini çoğaltmaktadır.

Madem İsrail eli kanlı bir devlet, çocuk katili bir devlet – bunda hiçbirimizin şüphesi yok – değişen dünya dengeleri içerisinde stratejik konumu eskisinden daha büyük bir nezaket arz eden Türk Devletinin ihtiyaç duyduğu bu en kritik teknolojiler neden İsrail gibi eli kanlı bir devletin insafına terk edilmektedir. Neden Türkiye, İsrail derin devletince yönetildiği düşünülen Amerika’ya artan oranda bağımlı hale gelmektedir?

Okunma Sayısı: 89
Kategori: Halil DAĞ

Yazarın Diğer Yazıları

Türk Rus İlişkilerinde Enerji Jeopolitiği

1986’da başlayan doğalgaz işbirliği ile Türkiye Rusya ilişkisi, 20. Yüzyılın sonlarından itibaren farklı şekiller almaya...

Bahçeli’nin Mübarek Elleri

Herkes neden bahsettiğimi hemen anlamıştır. Kurban Bayramı’nın bana göre iki temel klasiği var. Birincisini televizyonlar...

Gezi Sendromu ve Siyasette Ufuk Çizgisi Sorunu

Siyasetçiler çoğu zaman kendi varoluşlarını, kendi varlıklarına dayandırarak gerçekleştirme kapasitesinden yoksun oldukları için kendilerini kabul...

Gezi’nin Gençlerini Anlamak…

Gezi Eylemlerinin ilk başladığı günlere ait bir kaç, tekrar hatırlatmak için…Gezi Parkı, dünyada yeni bir...

Avrupa’da Sol’un Gerilemesi

İddialı ve heyecanlı “Tarihin Sonu” tezine sonradan demarş yaparak bizatihi kendisi son veren Fukuyama, yakın...