Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ucube mi, İnsan mı?

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

07 Aralık 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Türkiye'de ve dünya'da insan suretinde yaratıklar çoğalmaya başladı. Görünen ve görünmeyen, algılanan algılanamayan yaratıklar, insan görünümde önplana çıkmaya başladı.

Geçmişte de böyleydi şimdi de böyle!

 

Düşünelim ve hatırlayalım.

Dünyada ve evrende varolanlar, iki ana gruba ayrılır. Canlılar ve cansızlar.

Canlılar da belli gruplarda sınıflandırılmıştır. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler.

Bitkiler; renk, cins, koku, boy, en, durumuna göre isimlendirilir.

Hayvanlar aynı şekilde iki ayaklısı, kanatlısı, dört ayaklısı, yırtıcısı, memelisi, memesizi, küçüğü, büyüğü, karadaki, sudaki, havadaki olarak ayrılır.

İnsanlar ise; birbirine biyolojik yapı olarak benzediği için, akıl, kişilik, davranış, yetenek, üretkenlik, fiziksel ölçüler açısından farklı tasnife tabi tutulmuşlardır.

 

İnsanoğlu yine;

insan olduğunu unutmaya,

hayvandan daha aşağı yaratık olmaya,

aklını ilahlaştırmaya,

nefsinin arzu ve isteklerine odaklanmaya,

yaratıcısının yaratma amacı dışına yönelmeye başladı.

 

İnsanlık tarihi; yaratıcı yerine başka ilahlar edinen insanoğluna, uyarıcılar gönderildiğinin ve yoldan çıkmış sapkınlara ise ilahi gazabın verildiğinin örnekleriyle doludur.

 

İnsanoğlu yeryüzünü gezip dolaştığında, arkeolojik kalıntılarda, taşa işlenmiş figürlerde yazılı eserler de bunları görmektedir.

 

Ancak anlama, algılama ve kavrama yetisi, insanoğlunu, kinin, arzu ve isteklerinin kölesi kılarak, ben kelimesine odaklamakta ve başta kendisine diğer insanlara, doğaya, bitkilere, hayvanlara negatif bakmakta ve gaddarca hareket etmektedir.

 

Aklın ve bilimin teknolojide meydana getirdiği olağanüstü gelişmeye karşın insani değerlerde ilkel döneme dönüş yapmıştır.

 

İnsani değerler savunucusu aydınlatıcı aydınlar; bir yolla etkisizleştirilmekte, susturulmakta, sindirilmekte, ortalık bilgisiz cahillerin insanlığı yönlendirdiği arenaya dönüşmüştür.

 

Çevrenizdeki insanlara dikkatle bakın.

Gazetelerdeki köşe yazarlarının yazılarını dikkatle inceleyin.

Tv'lerde yorum yapan siyasetçilerin konuşmalarına dikkat edin.

Yorum yapan akademisyenlerin sözlerini süzgeçten geçirin.

Açıklama yapan yetkililerin seçtikleri sözcüklere verdikleri mesajlara kulak kabartın.

 

Ne görürsünüz? Ne anlarsınız nasıl bir düşünceye, kanaate varırsınız acaba!

 

Dindar olduklarını söyleyenler,

Demokrat olduklarını söyleyenler,

Çağdaş olduklarını söyleyenler,

Milliyetçi olduklarını söyleyenler,

Namuslu olduklarını söyleyenler,

Ahlaklı oluklarını söyleyenler,

Adaletli olduklarını söyleyenler,

İlerici olduklarını söyleyenler,

Aydın olduklarını söyleyenler,

İnsan haklarını savunduklarını söyleyenler,

Profesör olduklarını söyleyenler,

Gazeteci olduklarını söyleyenler,

Milletin kendilerini seçtiği söyleyenler,

Milletin vekili olduğunu söyleyenler

 

Ne diyorlar, nasıl yaşıyorlar?

Takiyye mi, yapıyorlar?

Gösteri mi yapıyorlar?

Şarlatanlık mı yapıyorlar?

Hokkabazlık mı yapıyorlar?

 

Ama insan gibi insan olanı var mı? Özlenen, istenen, beklenen de, insan gibi insan olan değil mi? Yanında olmamız, sahip çıkmamız gereken insanlar da bunlar olsa gerek!

 

Günün Sözü: Zaaflarından arınmış doğru insan, insanları aydınlatan faydalı insandır.

Okunma Sayısı: 95
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...