Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

U dönüşü

Çaglar AKAY

04 Aralık 2008 01:03

Yorum Yapılmamış

caglar-akay-bilgiaginet.PNG

Çağlar AKAY

ÇAĞDAŞ BAKIŞ

Deniz Baykal çarşaflı kadınlara rozet takmış.
Vay anam vay… Sen misin rozet takan. Sanki birilerinin kuyruğuna bastılar.

Çünkü fena halde korktular.

İki yüzlülükleri tuttu.

Çarşaf elden gidecek diye tırstılar

Türban elden gidecek diye gözlerine uyku girmiyor belki de.

Neden?

Çünkü CHP dinsizdi.

Hatırlayın AKP seçmeninin %79’unun sol partileri dine saygısız olarak gördüğünü söylemiştim.

Bu oranın AKP yöneticileri ve yandaş kalemleri arasında %99 olduğuna eminim.

Şimdi herkes feryat figan.

Kimi diyor ki “Çarşaflılar koşun, CHP kucağını açtı sizi bekliyor”
Kimi diyor ki “Baykal’a kim “Dur” diyecek?”
Kimi ise Baykal’ın takiye yaptığını söylüyor.

Ama herkes Baykal’ı konuşuyor. Hatta bazıları Anayasa Mahkemesi CHP’yi kapatsın diyor. Neymiş, CHP de laiklik karşıtlarına odak olmuş-muş.

Ben hep merak etmişimdir, Genel Merkezlerin her yaptığına İl Teşkilatları da katılır mı diye.
Ama emin olduğum 3 gerçek var.

Bir, Baykal ağzıyla kuş tutsa kimseye yaranamaz.

İki, İktidarın yandaş kalemlerinin ikiyüzlülüğü kanıtlandı.

Üç, Baykal son hamlesini büyük oynuyor.

Bundan sonra ne olur bilinmez. Baykal fena halde birilerinin ezberini bozdu.

Birilerinin muhafazakarlık adı altında kadınlara koyduğu tapuyu kaldırdı.

Kadınların tapuları ellerinden giden yandaşlar, yandık bittik diyemedikleri için Baykal’a ne diyeceklerini şaşırdılar.

Sorarsanız Baykal doğru mu yaptı diye, ben olaya iki farklı yönden bakıyorum.

Bir yönden bakınca, bizler hiçbir zaman için bütün türbanlıları ve çarşaflıları düşman olarak görmedik. Onlar da insan ve toplumun tüm kesimleriyle aynı haklara sahipler. Aynı haklara sahip olmalarındandır ki aynı kurallara da uymak zorundadırlar. Bu noktadan bakınca gördüğüm, nasıl her insan bir değilse her çarşaflı veya türbanlı da bir değil.

Geciken bir değişimin ilk adımı olabilir.

Diğer yönden bakınca, aydınlanmanın bir evrim süreci olduğunu ortaya koymak gerekiyor. Nasıl ki batı aydınlanma devrimini bir anda yaşamadı ve uzun mücadeleler verdiyse, Türkiye de kesintilerle de olsa kendi aydınlanma sürecini yaşamıştır. Türbanlı – çarşaflı kadınlarımız ve o kafadaki erkekleri, aydınlanma evriminde geride kalan insanlar olarak görüyorum. Bu evrime karşı çıkmanın simgesi olan türban ve çarşafı kullanan insanların, aydınlanmanın kalesi CHP içinde yer almaları, iki karşıt akımı da yumuşatmaz, aksine dinamiklerini bozar.

Baykal bu icraatını günlük bir malzeme olarak kullanmaz da kararlı bir şekilde devam ettirirse, Türkiye’nin aydınlanma serüveninde önemli bir kırılmaya yol açacağı kesin.

1999 yılında Ecevit Hükümeti kurulduğunda, Kemalizm’le hesaplaşmasının gerekli olduğunu ama bunu yapmadığı için Ecevit’i asla affedemeyecek biri olarak diyorum ki; bu adım eğer günlük bir politika değilse, ya tıkanan aydınlanma evrimini sürdürür ya da Kemalizm’in aydınlattığı Türkiye artık tahta sandığa, oradan da tahta tabutla mezara gömülür.

Ben en büyük ihtimali, Baykal’ın şu an büyük bir adım atarak politikalarını kalıcı olarak değiştirdiğine değil, birkaç gün sonra unutulacak günlük bir icraat olduğuna veriyorum.

Çünkü Baykal’ın düşünceleri ekseninde sağlam duruşlu biri olduğuna dair inancımı kaybedeli çok oldu…

Okunma Sayısı: 165
Kategori: Çağlar AKAY
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Kapitalizm’e Hayır! Ama Neden?

Kapitalizme hayır ama neden?  Her ne kadar ülkemizde oturmak üzereyken postal sesleri sayesinde sekteye uğrasa...

Açılımın PKK’lıları

Bir fotoğraf karesi, dağdan inen PKK teröristleri ciplerle teslim olacakları yere geliyorlar. Birleşmiş Milletler gözlemcileri...

Kısırlık (Sosyal Demokratlara!)

Çoğumuzun aklına önce üreme ile ilgili bir sorun gelir. Doğrudur, kısırlık teşhisi her alandaki üreme...

Tarihi Gün, Tarihi Kriz

Türk Diplomasi tarihinde 10 Ekim günü için güzel bir yer ayırın. Birçok zaferle (aynı zamanda...

Başbakan Kime “Devlet Nişanı” Verecek?

Tayyip Erdoğan yine önemli bir ABD gezisi düzenliyor ve görünen o ki ziyaretinin asıl seneni...