Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Türkiye’de Arapçılık ve İslam

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

03 Eylül 2011 00:00

2 Yorum

Soru şu; Arap hayranlığı ama neden? Halk, İslam tarihi diye anlatılanların Arap tarihi, Arap kahramanları, Arap hikayeleri, Arap masalları olduğunun farkında değildir. Halkı yanıltan dinci sahtekarlar, İslam’ın özünü sakatlıyor. İslam’ın mesajını tersyüz eden bu din yobazları, din diye din dışı ne kadar konu varsa konuşuyorlar yazıyorlar ve halkı etkiliyorlar.

Hiç, siz Filistin diyince sokağa fırlayan bu kesimi, Mehmetçikler şehit edilirken, PKK’yı protesto eylemi yaptığını duydunuz mu, işittiniz mi?

Irak’ta Telafer’de, Kerkük’de, Doğu Türkistan’da, Keşmir de, Afganistan’da, Pakistan’da, her gün ABD-İngiliz bombaları ile ölenler için tepki gösteriyorlar mı?

Araplar için sokağa dökülenler kim? Arap hayranlığı neden? Dinci medyada Arapları yüceltecek yalan yanlış menkibeler, beyinlere dini değerler adıyla yutturuluyor.

Anadolu insanı gittikçe Arap kültürü, tarihi ile asimile ediliyor.

Bakın; TÜRK-Arap ilişkilerine tarihi gerçekler açısından bakalım da anlamlandıralım.

Arab menaibinde ve bilhassa Tefsir ilimlerinde, Türkler insanlık düşmanı bir canavar şeklinde tasvir edilmişlerdir. Akıl ve izana sığmayacak iftiralara uğramışlar ve ezcümle yamyamlıkla itham edilmişlerdir.

Buhar-i, Tabar-i, Al-Bağdad-i, Al-Balhi, Beyzavi, Makdisi, Nesefi, Nüveyri, İbn’il Esir ve diğerleri; yecüc ve mecüc’ün aslında Türkler olduğunu ve hem Araplara hem de insanlığa felaket getirici yaratıklar olduğunu savunmuşlardır.

Al-Bağdad-i;Lubab üt-Tevilfi maani-it Tenzil adlı kitabında: yecüc ve mecüc’ün Türkleri tanımladığını belirterek yecüc sözcüğünün aslı ateşin seraresi ve ışığı anlamına gelen Ecic ünnar maddesindendir, onların bu adla çağrılmalarının nedeni ise “kesret ve şiddetleri itibariyle Ecic’e benzetilmelerindendir. Neslen Yafes ibn Nuh evladındandırlar ve Türkler onlardandır. Bu Türklerin ileri kollarının Suriye ve Horasanda bulunduğunu anlatır.

Ahmed-i İskendernamesinde; Türk her şeyi yakıp yıkan yaratık olarak tanımlanmıştır.

İbn Haldun un Mukaddime kitabında; Türkler, hırsız ve talan ruhlu, kaba ve haşin, ayağını bastığı her yeri harabeye çeviren, kanun ve hukuk duygusundan yoksun diye tanımlar.

Türklerle Arapların ilk savaşı, M.S.642 yılında Horasan, Maveraünnehir (Ceyhun, Seyhun ) ve Tohoristan bölgelerinde olmuştur. Arap orduları, TÜRK Yurtlarına saldırmışlardır. Arap tarihçilere göre Türkler, 732 yılına kadar dayanabilmişler ve dağılmışlardır. Arapların; akıttıkları kan, M.S.1000’li yıllara kadar devam etmiştir. Türk Kentlerinin Araplar tarafından yakılıp yıkılması, çocuklarının kadınlarının kitleler halinde kılıçtan geçirilmesi, esir alınıp köle olarak Arabistan’a getirilmesi “cihat” gereği gösterilmiştir. Arap hutbelerinde “Ey.Allahım; Türklere ait ne varsa her şeyi yok et, onların güçlerini çökert,üzerlerine felaket yağdır” diye dualar edilmiş. Cemaatlerden de” hayır temenni etki, Allah onların ayaklarının altına buzlar yerleştir de kayıp düşsünler diye dualar istenmiştir.

Araplar; İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yaparak TÜRK’ü arkadan hançerlemiş ve topraklarına onları yerleştirerek, Güney bölgelerimizin işgaline yardım etmişlerdir. Fetvalarla, Anadolu Türklerini aşağılamışlar, yönetimin güvenine dayanarak Kavm-i Necip (üstün kavim) unvanıyla her türlü hileye başvurmuşlardır. İngiliz Lawrence’le işbirliği ederek onları korumak amacıyla orada bulunan Türk askerini Arap çöllerinde şehit etmişlerdir.

1965’de BM’de Kıbrıs oylamasında aleyhte,.1976’da BM’de çekimser kalarak Türkiye aleyhine karar çıkmasına neden oldular. 1975’de Mısır C.Başkanı Enver Sedat; Makarios a kardeşlik telgrafı çeker. Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat; Kıbrıs Rumlarına “Biz sizleri kardeş mücadeleciler sayıyor, sizin zaferiniz bizimde zaferimiz olacaktır çünkü Düşmanımız ortak düşmandır.”der. Makarios’un ölümünde Arap Ülkeleri Bayraklarını yarıya indirerek 3 günlük yas ilan ettiler.

Şanlı Türk Tarihi ortadadır. MS 642 den bugüne Arab’ın Türk’e olan kini yok devam ediyor.

Her türlü melanet; TÜRK’e karşı duyulan genetik kinlerden gelmektedir. Batılılarca beslenen, desteklenen PKK, Ermeni diasporası,.mavri mira yanlıları (ekümenikler) Arap topraklarındaki kamplarda eğitilerek salınmaktadırlar.

Türkiye’deki münafık ve fasıklar, Müslümanlara yapılan kanlı saldırılara karşı ne yapıyorlar? Kendi ırktaşlarına yapılan katliamlara karşı, niye hiç bir Arab’ın sesi çıkmaz da, Türkiye’den birileri sokağa dökülür? Çelişki değil mi?

GüNüN SöZü: Mensubu olduğun milletin değerlerini tarihi kimliği ile bil ve hisset.

Okunma Sayısı: 161
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Uğur ÖZALTIN dedi ki:

    Hz Muhammed in açıkladığı Kuran daki İslam akidleri ile günümüzdeki hacı hoca üfürükçü takımının din diye yutturdukları arasında karlı dağlar var. Evet burası doğrudur. Bence son 200 yıldır bizim yaptığımız en büyük hata HAFIZLIK yetiştirmek yani papağan yetiştirmek üzerine kurulan hatadır. Müfessir mütefekkir yetiştirilmedi sadece arapça ezberlemiş papağan modeli sadece güzel arapça okuyan ama ne dediğini kendiside bilmeyen hafızlar bizim yaptığımız en büyük hatadır.GERİSİ MALUM HİKAYE

  2. Hatice Harmankaya dedi ki:

    turkiye abd ye giremeyince araplar belki kabul eder diye, filistini kurtarma kahramanligina kalkisti ama ortada kalicak buna mahkum