Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Türkiye ve İstanbul’un Kurtuluşu Bunlara Bağlı


19 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Daha öncede değinmiştim İstanbul Finans merkezi olacaksa bunu bir kurumsal yönetim mantığı ile yapmak daha doğrudur.

Şirketimi daha fazla büyütemiyorum. Kendime beni de düzene sokacak, kurumsallaştıracak bir ortak arıyorum.  Şimdi 1 kazanıyorum, biraz hisse vereyim 2 -3 kazanayım. FON’lar varmış gelsin bana ortak olsun, bunun için kimlerle konuşmalıyım? Bir fikrim var ama fikrimi kim destekler? Melek yatırımcı diye bir şey varmış sen benim meleğim olur musun? Kar- zarar ortağım olacak Fon veya banka bulur muyum? Bunu nasıl yapabilirim?

İstanbul her şeye rağmen bir finans merkezi olur mu? Alt yapı nasıl düzenlenir? Kamu Bankaları geldi her şey tamamı? Bankacılar nerede yaşayacak? Konut, eğlence, IT- bilişim teknolojileri bunlar sosyal dokuya nasıl uydurulacak? Bankacılık ve Finansın alt sektörleri ve sosyal tarafı nasıl hayat bulacak? Başka ülkelerde ne gibi yatırımlar yapılmış ve nasıl tepkiler alınmış? Bu soruları kim sorup cevaplarını kim araştıracak? İstanbul Finans Merkezi Ajansı…

Katılım Bankaları KOBI ve yeni işletmelerin Melekleri olabilir.

Girişim sermayesi ya da melek sermaye ihtiyacı hisseden Türk yatırımcılar için en önemli sermaye kaynağı katılım bankalarıdır. Katılım bankaları aracılığı ile yatırım mantığını kar ortaklığı felsefesi ile yürüten bu finansal sistemin Türkiye de KOBI düzeyinde ve büyük düzeyde girişimcilerin önünü açabileceğini düşünüyorum. Türkiye de eksik olan sermaye birikimi bu sayede sağlanmış olabilir. Malum faizlerin düşük seyretmesi yinede kredi faizlerini düşürmediği gibi kredi vermede yaşlanan büyük sıkıntıların yanında yeni şirket projelerine ve/veya yeni projelerin finansmanına finansal kuruluşların katkıda bulunması da kendi yönetmelikleri gereği çok zor olmaktadır. Hatta imkânsız… Bu konuda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sermaye katılım bankaları aracılığı ile ciddi bir şekilde sağlanabilir. 

Sadece Start-Up sermaye, Angel Capital denen girişimler için değil halka açılmak, yeni ortaklıklar yapmak, uluslar arası alanda kurumsallaşmak, ulusal marka olmak, uluslar arası marka ve/veya etkinlikte olmak gibi istekler içinde katılım bankaları çok çeşitli fırtsalar sağlayabilir. Bugün çeşitli yatırım fonları ile ABD kökenli uzun vadeli fonlar bunu sağlayabiliyorsa ve bu şekilde düzen devam edebiliyorsa, hem de çok karlı bir şekilde, Türkiye de ve Katılım bankacılığının içinde bu tür girişim ve yatırımların neden önü açılmasın? Şube ağını genişletmek, daha çok müşteri ve daha fazla ciroya ulaşmak için kurumsal bir yatırımcı ile kendini geliştirmek isteyen bir işletme, bunu kar-zarar ortaklığı ile çok kolay yapabilir. Aynı şekilde uluslar arası pazarlara ürünlerini kolay ulaştırmak isteyen ihracat firması, üretimini öz kaynak yetersizliği nedeni ile arttıramayan üretim firması, yabancı tedarikçilere mal satmaya çalışan bir başka firmayı da kar-zarar ortaklığı ile Katılım bankaları fonlayabilir. Bu kısıtlı ortamda kendine ciddi bir yatırım, büyüme, gelişme alanları oluşturabilir. Geometrik dizi şeklinde artan oradan fon büyüklüğüne ulaşabilecek olan katılım bankalarını Sermaye Piyasası kanunu ile sağlanan imkânlarla bunu yapmalıdır.

İstanbul Finans Merkezi AJANSI,

Daha öncede değinmiştim İstanbul Finans merkezi olacaksa bunu bir kurumsal yönetim mantığı ile yapmak daha doğrudur. Siyasi ve ekonomi bürokrasisi devamlı İstanbul’u Finans merkezi yapacağız diye açıklama yapması İstanbul’u Finans Merkezi yapmayacaktır. Bunun için bir dizi çalışma yapılıyor ve daha çok yapılacaktır hatta İstanbul bir finans merkezi olduktan sonrada İstanbul’un etkinliğinin uzun süre devam ettirilmesi, arttırılması içinde bir dizi eğitim, arama konferansları, sunumlar, akademik çalışmalar yapılması gerekecektir. Bunun yanında süreç içinde PR çalışmaları olabileceği gibi dünyada çeşitli noktalarda ciddi bir tanıtım ve bilgilendirmelerinde bir elden yapılması gerekmektedir.

Bunun içinde organize bir şekilde çalışmaların yönlendirilmesi gerekir. Bunu sağlayacak tek şeyde bence daha önce İstanbul Kültür Ajansı gibi örgütlü çalışma yapmış İstanbul’un İstanbul Valiliği çatısı altında İstanbul Kalkınma AJANSI gibi eşit konumda İstanbul Finans merkezi Ajansı kurulmalıdır. Danışma kurulu ve icar kurulu olmadır. Burası tam bir misyon ile varını yoğunu İstanbul için harcamalıdır.

İstanbul’un finans Merkezi olması gerektiğini ABD li hazine yetkilileri de desteklediklerine göre bu konuda Londra’dan olumsuz bir görüş ve fikir gelmediğine göre, ayrıca önümüzdeki günlerde İngiltere ile stratejik ortaklık anlaşması yapılacağı söylendiğine göre bu iş olacak. Madem bu iş olacak bunu sistematik şekilde yapalım…

Okunma Sayısı: 71
Kategori: Faruk BAKAÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Ekonomilerde Q3 ve Obama’ nın Seçimi ve Provokasyonlar,

Parasal genişleme = Emperyalist genişleme, Malumunuz FED ( Amerikan merkez bankası) Q3 dediğimiz 3 cü...

Parite ve Faiz Piyasaya Yön Veriyor

EURO/ DOLAR paritesi yurt dışı piyasaları besliyor. Düşmeye devam ederek borsaların değerli kalmasını sağlıyor. Tabi...

Çin’in Düşüşü Borsaları da Düşürdü!

Çin’in büyüme beklentisini aşağı çekmesi borsaları düşürdü… Çin ekonomisine daralma beklentilerinin açıklanması, ABD’nin İsrail desteği...

Altın ve Gümüş Ne Olacak?

Israil Merkez bankası Hisse senedi mi alacak? Altın gibi deeğrli madenlere talep sürcekmi? Dünya para...

Borsaya Daha Çok Teşvik Gerekli

Dünyadaki sıkıntılar Türkiye’yi etkiledi, Borsamıza daha çok teşvik gerekli… Yurtdışı piyasalar dengeli bir haftayı geride...