Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Tarihte ve Türklerde İstihbarat -II


28 Kasım 2008 01:02

Yorum Yapılmamış

Mustafa KÖSE

TARİH BİLİNCİ

TÜRK–İSLAM DEVLETLERİ’NDE RESMİ POSTA VE İSTİHBARAT TEŞKİLATI:

Berid, Barid, “ Latince’de”, Posta hayvanı manasına gelen, Veredus’tan gelme bir kelimedir.

Sasaniler, Roma, Bizans, Emeviler, Abbasiler posta teşkilatına önem verdiler. Posta teşkilatı o gün için at, deve kullanan postacılarla yapılır ve sultanlar en güvenilir adamlarını bu işle görevlendirirlerdi. Tarihsel bulgularda anlaşıldığı üzere, posta teşkilatlarının çok önemli bir görevleri daha vardı…Casusluk İstihbaratı. Esasında mesela Doğu Roma’da, posta teşkilatının en önemli işi, vazifesi Casusluktu (2).

Emevi Devleti, Berid teşkilatına çok önem vermiştir. Esasında, resmi posta ve istihbarat teşkilatı, Ortaçağın büyük Türk ve Moğol devletlerinde mevcut olduğu gibi, daha sonrada devam etmiştir. İslamiyet’ten önce Türk devletlerinde Ulak, Ulağ adı altında mevcut olan bu teşkilat, Moğol devletlerinde de Yam ( yahut Ula’a ) ismiyle mevcuttu. Selçuklular devrinde başlayarak, Türk Devletlerinde kullanılan Ulak kelimesi, Berid kelimesinin yerini diğer Türk-İslam devletlerinde de almıştır. Bu posta teşkilatlarında, sa’i, kasid ve peyk gibi koşucu habercilere ve casus şebekelerinde de tesadüf edilmektedir. Bu ulak yahut yam ( bazı devletlerde çapar ) ismi altında teşkilatın, tıpkı berid teşkilatı gibi, zaman zaman bazı hükümdarlar tarafından düzenli ve mükemmel bir posta sistemi şeklinde tanzim edildiği ve bazı zamanlarda ise, yollar üzerindeki köy ve kasabalar üzerindeki yükletilmiş bir angarya ve müsadele şeklinde devam ederek bir çok suistimallere ve şikayetlere yol açtığını görüyoruz….(2)

TÜRKLERE ÇAĞ AŞTIRAN İSTİHBARAT EKSİKLİĞİ:

Bilginin, güç ve istenileni elde etmenin anahtarlarından vazgeçilmez bir şey olduğunu keşfeden insanoğlu, tarihi boyunca onu elde edebilmenin, gizliyi öğrenmenin yollarını aramıştır, aramaktadır. Bu nedenle gizlinin bilinmesi işi dünyanın en eski mesleklerinden birisini oluşturmuştur, bu da istihbarat ve haber alma faaliyetidir.

Casusluk denen gizliyi öğrenme çalışmaları, önceleri başı boş ve bireyseldir. Muhbirliktir. Ancak Kapitalizmin gelişmesi ve Ulus Devletlerinin ortaya çıkması, bireyci istihbarat anlayışını devlete çevirmiştir. Böyle örgütlenmelerin modern anlamda birer gizli servis şeklini almalarının öyküsü çok eskilere dayanmaktadır.Çağdaş anlamda, İngiliz Kraliyet Gizli Sevisinin kurulması 1530’lu yıllara rastlar. Bu kurumsal bilinen ilktir. İtalyanlar bundan da önce daimi elçilikler oluşturarak istihbarat toplamışlardır. Fransızlar 18Y.Y., daha sonra Almanlar ve diğer Batı ülkeleri istihbarat teşkilatlarını oluşturmuştur. Ancak casuslar ve casusluk çalışmalarıyla ülkeleri baltalamak konusunda çok eski deneyimleri olanlar vardır. M.Ö. 500 yılında Çinli hoca Sun Tzu savaş sanatıyla ilgili bilinen ilk kitabı yazmıştır. “Harp Sanatı“ kitabında Tzu, istihbaratın önemini vurgular.

CIA’nın başkanlarından Allen DULLES, Ortaçağda Batı Avrupalıların, istihbarat konusunda ileri olmadıklarını, Bizans’ı desteklemek yerine onu zayıflatarak, Türklerin karşısında yenilgilerine yol açtıklarını söylemiştir. Yani Batı istihbaratındaki eksiklik Türklerin bir çağa damga vurmasını sağlamıştır(1).

OSMALI CASUSLARIN AÇIK PAZARIYDI:

 Osmanlı, Avrupa’da gelişen gizli servis ağının ve bunun savaşlar ile ticaretteki etkisinin farkında dahi olmadan yaşamış, bunun doğal bir sonucu olarak ülkesini casusların açık pazarı haline dönüştürmüştür. Osmanlılar 19.Y.Y: ortalarına kadar gizli bir haber alma örgütüne sahip olmamışlar ve klasik muhbirliklerle yetinmişlerdir. Ancak Osmanlılar ve diğer Türk Boy ve Devlet yazılı kaynaklarında, yöneticilerini sürekli olarak casusluk faaliyetlerine karşı uyardıkları görülmektedir. Tehlikeyi görmüşler ancak önlemini almamışlardır.  Nizamülmülk  Siyasetnamesinde, “her tarafa tacir, seyyah, sufi, ilaç satanlar kıyafetinde daima casuslar gitmeli ve ne işitirlerse haber getirmelidirler.” Demektedir Osmanlı yükseliş çağında, yabancı ülkelerle ilgili bilgileri genellikle Hıristiyan ve Yahudi cemaatler arasından çıkan kimselerden sağlamıştır(1).

Devam edecek…

Okunma Sayısı: 146
Kategori: Mustafa KÖSE

Yazarın Diğer Yazıları

Bayrağına Sahip Çık!!

Her devletin bir bayrağı vardır. O bayrak, o devleti meydana getiren ulusunda manevi simgesidir. Her...

Bekirağa Bölüğünden Kemal Bey

Mustafa KÖSE TARİH BİLİNCİ Sirkeci Gümrük Müdürlüğü’nden emekli Ârif Bey, Bekirağa Bölüğü’nde tutuklu bulunan oğlu...

Bekirağa Bölüğünde’ki TEŞKİLAT

Mustfa KÖSE TARİH BİLİNCİ Aslında o günlerde hapsedilen İttihatçılar,  vatanın işgalden kurtulması için, kendi maceraperestliklerinin...

Neden Bekirağa Bölüğü?

Mustafa KÖSE TARİH BİLİNCİ Benimde öğrenci olup, mezun olduğum İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler(ilk hali Bilimler) Fakültesi...

Aman El Ele Vermeyelim

Mustafa KÖSE TARİH BİLİNCİ 21. Y.Y’ın Dünyasına kuşbakışı bir baktığımızda, üzerinde yaşayan insan topluluklarının, yaşamı...