Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Sus ve Düşün !

Murat SARIOĞLAN

28 Ağustos 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Güzel bir günün ardından nafile hayata selam yollamaya benzer sessizce düşünmek.. Kafanı yastığa koyduğun andır mezardaki ilk günün. Sen soru sormazsan kendine soru soran vicdanıdır insanın kendisine. Kulak vermek istemezsen eğer o hassas teraziye gün gelir kafanı vurduğun taş olur o ilaç insana. Sus ve düşün bence. Her ne şartta olursan ol. Sus ve düşün.

Her şey insan için. Başa gelen her olay durum vaka biz en üstün varlık olan insana özgüdür. Bu durumlarda bakış açısı çok önemlidir. Nereden baktığına göre şekillenir hayat. Hayat felsefen ne derse doğrudur sana göre. Dedim ya bakış açısı, dünya görüşü, yetişme tarzı. Daha çok sorgulamak gerek bence daha fazla araştırmak, yorulmak, uğraşmak, didinmek, çabalamak, çalışmak… Daha da anlamlısı doğru sorular sormaktır olabildiğince gerçek. Ne dediğin ne söylediğin ne düşündüğün bir yana ne yaptığına bakar insanlar. Düşünce doğrultusuna göre şekillenir aslında hal ve hareketler..en güzel günüm en güzel geceme çanak tutsa da durup düşünmesi, ne yaptığının farkına varması, doğru yolda olduğunu anımsaması gerekliliğini hissetmesi bile büyük bir adımdır insanoğlu için..

Niyet çok önemlidir.. Kalbinin temizliğidir insanı insan yapan. Niyet ettikten sonra da niyete riayet daha da önemlidir ve işte asıl yarış orda başlar ki pek çoğu bu yarışı sonlandıramaz. Çelik yelek gibi sağlam olmalı düşünceler. Hiçbir kurşunun delip de geçiremeyeceği cinsten olmalı niyetler ve fikirler soyuttur bunları en güzel şekilde uygulamak içindir o inanç. İnançlar da öyle büyük olmalı ancak büyüklük taslamak için de büyütülmemeli. Adalet hızlı, terazi hassas ve düşünceler uygulanabilir olmalı..

Kimse geçmişinden ve yaptıklarından kaçamaz. Attığı her adımdan tek tek sorgulanacak ve savunması alınacak. Kimsenin ettiği yanına kar kalmayacak ve yapılan iyilikler kötülükler elbet sonuçlanacak. Yeşil çimenlik ortasında bir adaya benzeyen ağaç gölgesi piyangodan çıkmayacak gerçek hayatta. Kana kana içtiğin su, ihtiyacın olduğu an hiç olmadık zamanda ayağına geliyorsa eğer bir olay örgüsü sonucunda olduğunu düşünecek insan. Sabretmenin tevekkül etmenin mükâfatı elbet olacak. Zamanı durdurmak için çaba sarf etmemeli inadına elinden geleni yapıp her şeyi oluruna bırakmak ve öyle kabullenmek gerek her daim. Çünkü yapılması gereken olması gereken ve bunu yapmaktan başka bir çare olmadığını anlaması bu zamana kadar atılacak en büyük adımlardan birisi.

Başta da dediğim gibi güzel bir günün ardından nafile hayata selam yollamaya benzer sessizce düşünmek. Geçmişin izlerini, yaşanılan saniyeleri, atılan kahkahaları sorgulamak ve vicdana cevap vermek; aynı zamanda yaşanılan her olaydan dersler çıkarıp yeni düşünce ve fikirler ortaya koymaktır bence zaman akarken bizi meşgul eden aynı zamanda bizi mükemmele götüren yol. Bu ise asıl mesele:

Sus ve düşün !

Okunma Sayısı: 142
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

“Önce Vatan” Dedikleri Aşktı Onların Destanı..

Selam durdum şehidime… onbeşlik kınalı kuzuların önünde utandım bugün kendimden..Vatan uğruna bile bile ölüme gitmek...

Gökyüzü Mavi mi Hala Sence?

Bir zamanlar küçüktük..Hayır aklımız değil bedenimiz çocuksuydu..Kardan adam yapıp önünde fotoğraf çektirmekten aldığımız tadı özlüyorum.....

İnancın Prensibi

İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır der Albert Einstein. İnanç...

Kimlik Meselesi!

Kimlik meselesi. Adın, soyadın, uyruğun, doğum tarihin vb. her zaman yanımızda bulundurduğumuz o kimlik adı...

Bir Pazar Gününün Mateminde Buldum Yine Kendimi !

Bugün günlerden Pazar. Şu Pazar günlerinden muaf olmak istiyorum. Öğrenciliğimden bu yana hiç sevmemiştim zaten....