Amir masasını düzetti. Dosyaları dolaba yerleştirdi. Koltuğunu masaya itti. “Son on dakika,” dedi. Hiçbir yere uğramadan eve gitmeyi düşündü. Yirmiydi, elliydi çok para veriyorum. Buna can dayanır mı? Dedi.
Telefondaki oyuna kapılıyorum, resmen soyuluyorum. Evi ihmal ediyorum, şimdi bile elli lira kaybettim, dedi.
Çıkış saati için son on dakika dolmuştu. Elli lira diyerek, ana kapıdan sokağa adımını attı. Sorumsuzluk, bir daha akşam telefona bakmayacağım. Sabah hiç değilse dinç halimle kalkarım. Telefonu açmayacağım, dedi.
Yol kenarında odun kıranlar ve eve taşıyanları gözledi. Yanda okul müdürü odunu kırıyor ve taşıyıcıya yüklüyordu. “Ben de yirmi liraya yaptırıyorum.” Temizlik amiri olmakla daha fazla kazanmıyorum ki, dedi. Çocuklar kırılan odunları, eve taşıyor. Taşıma bedeli olarak yirmi lira alıyor. Taşıyıcı çocuklara imrendim. Bizimkilere söylesen seninle kavga eder. Yirmiyi beğenmiyor ve elli lira istiyorlar, dedi.
Elli çocuğa, elli odun kırmaya ve iki yüz markete bunun altından nasıl kalkılacak, diye dert yandı. Elin köpeğini öğrenci kızağı ile gezdiriyor ve kırk lira alıyor. Helal olsun, derim. Köpekleri gezdiriyor ve odun taşımaya gidiyor. O çocuk da okuyor. Dersleri de çok iyidir. Zorluğu görüyor.
Temizlik amiri, bugünden sonra, elime telefonu ve kâğıdı almayacağım. Parayla yaptırdığım tüm işleri kendim yapacağına yemin ediyor.
Çocuğuna kitap aldı ve eve vardı. Evdekiler onu görünce şaşırdılar, niçin geldin, dediler. Amir yarın erken gitmeliyim, dedi.
Akşam hava kararmadan yeni gelen odunu, kırdı ve taşıdı. Her tarafı ağırdı, fakat aldırmadı. Köyden gelen un ve tereyağının parasını verdi. Param yetti, dedi.
Gece boyu kar yağdı ve sokaklar yürünemez hale geldi. Okullar bir gün tatil edildi. Amir evden çıkmadı ve oğlunu ders çalıştırdı. Birlikte matematik ve müzik ödevini yaptılar.
O gün hanımına aldığı kararı söyledi. Bu evde internetten hiçbir şey alınmayacak, dedi.
Temizlik amirinin saçları pamuk gibi olmuş, insanlarla mücadelesi onu yormuştu. İnsan sinir hastası oluyor. Bundan sonra düzgün hareket etmeyene, işini yapmayan ve kaytarana hiç hak tanımayacağım, dedi.
Temizlik işleriyle ilgili memurlarla tartıştı ve onları geri hizmete aldı. Kavga sonucu amir yaralandı. Fakat memurları kovdular.
Amir, emekli oldu ve köye gitti.
Çocuğunun okumasıyla ilgilendi. Köyde odun yaptı ve Kasabada sattı.
Hasan TANRIVERDİ















