Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Siyaset, Yargı, Güvenlik Kaosu mu?

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

17 Şubat 2012 00:02

Yorum Yapılmamış

KCK operasyonunda elde edildiği ileri sürülen belgeler ve Oslo'da yapıldığı
iddia edilen MİT-PKK görüşmeleri, ifade ve yakalama krizi, Türkiye'yi
sarsarken; iktidar yetkilileri,o görüşmeler için yazılı olarak *MİT'in
görevidir* savunması yapıyor.

TBMM başkanlığına verilen önergelerde, 'Özel temsilciniz olduğunu ifade
eden Sayın Hakan Fidan'a bu görev tarafınızdan mı verilmiştir?', 'Kaç
görüşme yapılmıştır, hangi konularda anlaşmaya varılmıştır?', 'Başbakan
adına görüşmeye katılan temsilciler hakkında, kullandıkları ifadeler ve
takındıkları aciz tavırlar nedeniyle işlem yapılmış mıdır, yapılması
düşünülmekte midir?' soruları var.
* *
Başbakan Yardımcısı verdiği cevapta;

Devlet İstihbarat Hizmetleri ve MİT Kanunu uyarınca, terör örgütlerine
karşı yürütülen mücadeleye gerekli desteğin sağlanması amacıyla yapılacak
her türlü girişim, MİT Müsteşarlığı'nın asli görevleri arasında yer alır.
'Müsteşarlık, görevlerini yerine getirirken, istihbarat teşkilatı olmanın
vazgeçilmez zorunluluğu olarak faaliyetlerini gizli faaliyet usul, prensip
ve teknikleri çerçevesinde yürütmekte, 2937 sayılı Kanun'un 27'nci
maddesinde bu faaliyetlere ilişkin her türlü bilgi ve belgenin istihsal ve
ifşası suç olarak kabul edilmektedir. Müsteşarlık, çalışmalarını mevzuata
uygun şekilde ve terörle mücadele faaliyetlerinin parçası olarak yerine
getirmekte. Bu çalışmalar yargısal süreçlerden bağımsız olup anayasanın
mahkemelerin bağımsızlığına ilişkin 138'inci maddesi uyarınca yargı
makamları ve yargısal süreçlere müdahale edilmesi söz konusu olamaz, diyor.

Bu arada Fidan kanunu diye adlandırılan; soruşturmayı, Başbakan'ın izin
vermesi şartına bağlayan yasa teklifi, jet hızıyla TBMM Başkanlığına
sunuluyor.

Buna göre kanunda; MİT mensuplarının özel yetkili mahkemelerin görev
alanına giren suçlarda soruşturma açılabilmesi için Başbakan'ın izninin
alınması yönünde açık bir düzenleme yapılıyor. Böylece, MİT mensuplarının
"görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin
ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçların" yanı sıra terör, çete,
kaçakçılık gibi özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren suçlardan
ötürü soruşturulmaları için de Başbakan'ın izin vermesi gerekecek.

* *
Yürürlükteki kanun maddesi; "MİT mensuplarının görevlerini yerine
getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında
işledikleri iddia olunan suçlardan ötürü haklarında cezai takibat yapılması
Başbakanın iznine bağlıdır."
* *

Teklifteki madde: MİT mensuplarının veya Başbakan tarafından özel bir
görevi ifa etmek üzere görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken,
görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia
olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250.
maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan (özel yetkili) Ağır Ceza
Mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla,
haklarında soruşturma yapılması Başbakanın iznine bağlıdır.

Son söz Danıştay'ın. MİT mensupları ile Başbakan tarafından özel bir
görevi ifa etmek üzere görevlendirilenlerle ilgili olarak Başbakan'ın
soruşturma izni vermemesi halinde ise özel yetkili savcıların Danıştay'a
itiraz hakkı bulunuyor.

Teklif bu haliyle kabul edilse de soruşturmayı durdurmaz.

Ceza muhakemesi hukukunda derhal uygulanma esası geçerlidir. İşlemin
yapıldığı anda yürürlükteki kanuna uygun olan bir işlem geçerli olur. Yeni
kanunda, mevcut soruşturmaların da soruşturma iznine tabi olacağı ve
Başbakanlığa gönderileceği belirtilmemişse soruşturma devam eder. Çünkü
muhakeme hukukunda kural, işlem o an yürürlükte olan yasaya göre yapılmışsa
hukuka uygundur. Eski kanun döneminde diyelim ki temyiz süresi 5 gündü bunu
7 güne çıkardınız. Daha önce 5 günlük süreyi kaçıran biri süre 7 güne çıktı
diye temyiz hakkı kazanamaz. Dolayısıyla geçici bir hükümle yasanın
yürürlüğe girdiği tarihte yürütülen soruşturmalar için de izin şartı
getirildiği belirtilmişse, açılmış soruşturma izin şartı olmadan devam eder.
* *

Türkiye'de; hukuk yargı, adalet, yasalar artık insicamını kaybetmiş
durumda. Kişilere konumlara göre değişen değiştirilen yasalar, farklı
uygulamalar, toplumdaki adalete olan güven duygusunu sarsıyor Soğukkanlı
olunması gereken bu ortamda hukukçulara büyük görev düşmektedir.

Günün  sözü; Yenilgi, rakibin seni çözdüğü andır.
 

Okunma Sayısı: 73
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...