Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Sıra Sivil Toplum Örgütlerin de mi?

BU GÜN PAZARTESİ
Yakup HALICI

10 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Geçen gün bir yerel gazetenin geçmiş sayısının bir sayfası ilişti gözüme. Ordu’da Ahilik haftası dolayısıyla bir kutlama sempozyumu düzenlendiğini yazıyordu. Ve Ordu Ahi derneğinin başkanının konuşmasından bölümler veriyordu. Dernek başkanı Osmanlı da ahiliğin önemini vurguladıktan sonra “geçmişte olduğu gibi ahiliği yeniden ihya edeceklerini” söylüyordu. Yani “AHİLER” gözlerini Ticaret Odalarının yerine dikmişlerdi.

Yine meslek örgütüm Mimarlar Odasının Ağustos sayısında odaların, özellikle TMMOB’nin genel işleyişinin yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenleneceğini yazıyordu. Elbette buna itiraz ediyordu. Yani hükümet bakanlık vasıtası ile Mimarlar Odasının kuruluş amacından doğan görev ve yetkilerine doğrudan müdahale edip yeniden düzenleyebilecek ya da değişiklik yapabilecekti.

Nitekim bundan üç gün önce bir avukat arkadaşım yeniden düzenlenen mahkemelere başvuru ve dava açma kurallarındaki yapılan değişikliklerin yanı sıra Barolar Birliğinin gelir kaynaklarında önemli kısıtlamalara yol açacak kurallar da getirdiğini söyledi.

Anlaşılan o ki; Hükümet sessiz ve derinden sivil toplum kuruluşlarına el attı.
-Ne yazık ki böyle demek zorundayız-Geçmiş sistemde iktidarlar genelde ve çoğunlukla sağ partilerde olduğu halde, sivil toplum kuruluşları bunun aksine sol kesimin elinde idi. Özellikle Barolar Birliği ile (TMMOB) Türkiye Mimar Mühendisler Odaları Birliği yönetimlerin de sol görüşlü yönetimler bulunuyordu.

Bu odalar geçmişte meslek kuruluşu olmaktan çok, belli siyasal grupların ve hatta fraksiyonların yuvalandıkları siyasal iktidara ( tabii ki sağ iktidarlara) karşı mücadele odakları haline gelmişlerdi. Nitekim AKP’nin iktidara gelişinin ilk yıllarında TMMOB iktidara karşı muhalefet mücadelesini sürdürmüştü. AKP önceleri odaların etkilerini kırmak için yetkilerini kısmak istemişti. Hatta projelerin odalardan vize yapma şartını kaldırmış kendilerine baplı belediyeler vasıtası ile odaları yok saymıştı. Sonra bu politikasından vazgeçerek ilgili mesleklerle ilgili bir takım iyileştirmeler yaptı. Politika tutmuştu ve iktidarın mimar ve mühendislerin hizmet alanlarında belli iyileştirmeler yapması odaların sesinin kısılmasını sağladı.

Fakat bu da yetmemiş olacak ki hükümet sivil toplum örgütlerini de yeniden düzenlemek istemekte…
Peki, bu doğru bir yol-mudur?
Yukarı da sivil toplum örgütlerinin siyasi partiler gibi çalıştığını yazdık. Ve sanki tüm görevleri sağ partilere karşı muhalefetti. Nitekim TMMBO özellikle 80 ihtilalından önce en keskin sol grupların odaklandığı yerler olmuştur. Bu odalar mesleki mücadele yerine hiç vazifeleri olmayan işleri kendilerine vazife edinmişlerdir.

Odaların 1980 yıllarından önce yayınlanan bülten ve dergilerini incelediğimiz de bunu ayan-beyan görürüz. Nitekim 1990’lı yıllarda yazdığım bir yazımda “şimdi evimin terasında denize karşı viskimi yudumlarken, 1970’li yıllarda Şili’deki işçiler için yürüyüş yapmamızın ülkem mimarlığına ne gibi bir katkısı olduğunu düşünüyorum” demiştim. Bu yazım o yıllarda odam ile aramı uzunca bir süre açmıştı.

Sözün özü en azından bağlı bulunduğum odamın ülkem mimarlığına katkısını bırakalım, kendi meslektaşlarının geliştirilmesi ve dünya standartlarını yakalama mücadelesinde sınıfta kaldığını biliyoruz… Zira göstergeler ve deliller bu yönde…
Elbette odaların asli vazifelerini yani ülkemiz kalkınmasında ve mesleki gelişmede önemli rol oynayabilmeleri için zihni ve yapısal reformlara ihtiyaç var.

Ancak iktidarın yaptığı bu operasyonun mesleklerin daha çağdaş ve gelişmelerine yönelik, mesleklerin ülkemiz kalkınmasına daha büyük katkılar sağlayacağı ya da odaların asli işlevlerini daha iyi yapmalarına yönelik bir girişim olduğunu da zannetmiyorum.

Bence iktidarın niyeti yeniden kurgulanan Türkiye’ye uygun sivil toplum örgütleri oluşturmak… Çünkü birincisi iktidarın bunu yapabilecek ne bilgi birikimi ne de kapasitesi var. İkincisi ve önemlisi böyle bir kaygı duymak gibi bir niyetleri de yok… Zira onlar için odalarda böyle yapısal sorun yok.

Çünkü onlar da geçmişin çatışmacı düzeninin ürünleri. Onların tüm gayesi kendi renginden olanların hâkim olduğu ve yeni düzene ayak uyduracak sivil toplum örgütleri oluşturmak…

Okunma Sayısı: 76
Kategori: Yakup HALICI

Yazarın Diğer Yazıları

Corona’nın Gözünü İbn-i Sina mı Yoksa Behçet mi Şişirdi?

Alman Şansölyesi Merkel; “ Bulaştırma oranı 1.1 olursa Ekim ayında, 1.2 olursa Temmuz’da, ama eğer...

“Reyiz” Olmak Kolay Değil…

Rahmetli anam benim din hocası olmamı isterdi. Anam rahmetli… Vefat edene kadar hep öbür dünyanın...

Virüsün Şimdiki Adı”Korona”

Evin hanımı, kocası daire kapısından adımını dışarı atarken mutfaktan seslendi; “Kolonya almayı sakın unutma… Maskenin...

“REYİZ” Olmak Kolay Değil

Rahmetli anam benim din hocası olmamı isterdi. Anam rahmetli… Vefat edene kadar hep öbür dünyanın...

Haftanın Menüsü “Böcelü Pancar”

Rahmetli Anam, Böcelü pancarı çok iyi yapardı. Belki de ben ilk onun elinden yediğim içindir....