Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Şimdi Silahları Gömmenin Zamanıdır


29 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Yüzyılın en önemli filmlerin-den biri olan “Shindlerin Listesi” filminin bir sahnesinde unutamadığım bir söz var. “Bir insanın hayatını kurtaran, dünyayı kurtarır.”
Van’da yıkıntıların altından kurtarılan her insanı gördüğümde o söz gelir aklıma…
Her insan kurtarıldığında sevinen toplumumuzun, şehit haberleri sonrasında intikam duyguları da gelir aklıma..
En tepedekinden en alttakine kadar ‘intikam, intikam… Kana kan…’ sözleri…
 Her saldırısı sonrasında, Çocuklarımızı nasıl ölümlere göndermeyiz, nasıl engel oluruz?” Diye arayışlar yapmak yerine, ölümlerden beslenen bir hava egemen olur, toplumda ve iktidar sahiplerinde.
Aslında arayış yapılır, kökünü kurutmak ve daha ölümler üzeri-ne… Ne büyük ironidir halbuki!
*****
Van depremi sonrasında sosyal paylaşım sitelerinde, görsel ve yazılı medyada, sokaklarda, evlerde bü-yüyen faşist ve ırkçı söylem, kar-deşliği, beraberlik yerine hastalıklı bir öç alma duygusunun büyüdüğü, intikam virüsünün yayıldığı bir ortamda, asil bir ses yükseldi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitelerinde, sokaklarda, evlerde, işyerlerinde ırkçı ve faşist söylemi kullanan soysuzlara soylu bir yanıt verdi. Onlar için “soysuzlar” dedi.
Ve o ses, milliyetçi damarın en güçlü olduğu yerden yükselmesi o kadar önemliydi ki!

Ve o kadar hasrettik ki, puslu ve kinci bir havanın hakim olduğu koşullarda soylu davranışlara, sözlere…
****
*
Önceki ve dün akşam televizyonlarda başlatılan kampanyalar sonucunda; yaklaşık 150 trilyon nakit ve okul, ev, aşevi, fabrika, yurt gibi yatırımlar için tahaahütlerde bulunanlar, ilk günden itibaren yurt genelinde yürütülen kampanyalar, yeniden kardeşlik ve bir arada yaşama isteğini, “Bir insan kurtaran dünyayı kurtarır” sözünün asaletini ortaya çıkardı.
Yeniden kilitlendik. Yeniden umudu büyüttük…
*****
 FİYAPI 500 konut, Trakya’dan bir işadamı 3 milyon dolarla iki gecede en yüksek yardımı yapanlar oldu.
Ve bu yardımlar aslında Türkiye’yi yeniden kenetledi. Ve ben Van halkı için, Kürt halkı için seferber olmuş Türkiye halklarını görünce PKK’nın silah bıraktığı açıklamasını bekledim.
Duymak istedim.

İnanın PKK o anla büyürdü… Apayrı bir hava eserdi bu topraklarda… Barış ve af  için toplum seferber olurdu… Dün unutulur ve soylu bir davranışla umutlanırdık.
*****
Bir hayat için seferber olmuş insanları görünce, bazı zamanlarda kaybolan, her zaman ortaya çıkmayan, arasan bulamayacağın halkımızın asaletini, sosyal paylaşım sitelerinde yazılanları görünce soysuzluğu gördüm. Asaletli davranış karşısında umudu, soysuzluk karşısında çaresizliği büyüttüm.
Bir hayat için seferber olmuş insanların iyi tarafını görünce insanlığı ve vicdanı, Kürt yurttaşlarımızın doğuştan kazandıkları hakları karşısında, ‘fazla oluyorlar, tahammülüzünde bir sınırı var’ diyen Kürtlerin efendisi gibi gören tavır ve şiddet tarafını görünce vicdansızlığı…
Bir hayatın kurtarıldığında gözyaşı dökenlerin vicdanını, ‘kaç insan ölürse ölsün’ diyerek, savaş çığırtkanlığı yapmaları ve evlatlarımızın birbirini öldürülmesini savunmaları karşısında ise vicdanını yitirmelerini görmenin, dayanılmaz hafifliğini yaşadım.
*****
Kur’an’ı Kerim Bakara Suresi 216. ayette “…… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz” diye yazar.

Ve Van Depremi tamda yazılanlar gibi, bir şer iken, aslında hayırlı bir işe dönüştü.
Van depremi, 24 şehit sonrasında Türk ve Kürt halkı arasında kırılan fay hattını onardı.
İnanın, savaş çığırtkanlığı yapanların seslerini kesti.

İnanın, yeniden beraberliği yan yana yaşama duygusunu yükseltti.

Van depremini keşke yaşamasaydık. Keşke olmasaydı, insanları-mızı yitirmeseydik. Tamam doğru.   Ancak bu depremde olmasaydı inanın PKK’nın son saldırısından sonra oluşan faşizan ortamda  dağılmazdı.
Şer bildiğimizden hayır, ırkçı ve faşistlerin bizlere insan öldürül-mesinin hayırlı bir iş gibi sunan Türk ve Kürt savaş baronlarından da şer çıktı.
*****
Son söz: Oluşan kardeşlik ikliminde PKK’ya ve lider kadrosuna çok bir sorumluluk düşüyor.
Şimdi kardeşliği büyütme zamanıdır. Şimdi silahları toprağa gömme, bu topraklarda barışı eylemenin zamanıdır.

Onbinlerce yitirdiklerimizin üzerinden bunu hak ediyoruz.
Şimdi savaşmaktan daha zor olan barışı, kimsenin onurunu kırmadan yapmanın zamanıdır.
Çocuklarımız için, geleceğimiz için, ülkemizin için, yaşadığımız coğrafya için şimdi barış zamanıdır.

Okunma Sayısı: 74
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...