Bir gazeteci olarak son dönemde telefonuma ve e-posta kutuma düşen şikayetlerin başında İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Sarnıç Mahallesi geliyor. Sarnıç’ta doğalgaz kazıları sonrası adeta kaderine terk edilen yollar, buradaki halkı canından bezdirmiş durumda. Bölgede bizzat yaşamasam da bir yazar olarak mahalle sakinlerinin yükselen feryadına kulak tıkamak imkansız; buradaki mağduriyet artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştı.
Doğalgaz çalışmaları için yollar kazıldı; altyapının gelmesine, bölgenin modernleşmesine elbette hiçbirimiz itiraz etmeyiz.
Ancak İZMİRGAZ altyapıyı tamamlayıp bölgeden çekilse de ne yazık ki arkada kalan tahribatın bedelini yerel yönetimler asfaltlamayı geciktirerek vatandaşa ödetiyor.
Aylardır çukurlarla, sökülen parke taşlarıyla, çöken zeminlerle ve bitmek bilmeyen bir toz toprakla boğuşan bir mahalle var karşımızda. Sarnıç halkı koca bir yazı toz yutarak geçirdi; önümüz kış, şimdi de vatandaşları çamur deryası ve su birikintileri bekliyor. Buradan yetkililere sormak gerekiyor: Vatandaş bu mağduriyeti daha ne kadar çekecek?
Bugün Sarnıç sokaklarında yürümek bile adeta bir zulme dönüşmüş durumda. Araç sahipleri sanayiden çıkamadıklarını, çukurlardan kaçacağız derken akla karayı seçtiklerini anlatıyor. Üstelik sorun sadece sürücülerle sınırlı değil; mahallede en ufak bir rüzgar çıktığında ya da bir araç yoldan geçtiğinde her yer bir anda toz bulutuyla kaplanıyor, göz gözü görmüyor.
Ama asıl çileyi en savunmasız vatandaşlarımız çekiyor. Elinde bastonuyla yürümeye çalışan yaşlılarımız, tekerlekli sandalye kullanan engelli kardeşlerimiz bu bozuk yollarda resmen mahsur kalıyor. Bebeğini arabasına koyup sokağa çıkan anneler, kaldırımsız ve delik deşik yollarda ilerleyemiyor. Dışarıdan bir göz olarak bölgeyi incelediğimde, havada uçuşan toz toprak arasında toplumun her kesiminin çektiği bu eziyetin artık dayanılmaz bir boyutta olduğunu görüyorum. Bu mesele sadece bir asfalt dökme meselesi olmaktan çıkmıştır; bu bir yaşam kalitesi, bir vicdan ve en doğal vatandaşlık hakkı mücadelesidir.
Şu an bölgede yetki ise bölünmüş durumda: Ana caddeler ve otobüs güzergahları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın, mahalle aralarındaki sokaklar ise Gaziemir Belediye Başkanı Sayın Ünal Işık’ın sorumluluğunda. Ama sokaktaki vatandaş hangi yolun kime ait olduğunu haritadan bakıp ayırt etmek zorunda değil.
Vatandaş vergisini veriyor ve kapısının önünde düzgün bir yol görmek istiyor.
Kurumların arasındaki koordinasyonsuzluğun bedelini neden Sarnıç halkı ödemek zorunda kalsın?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın geçtiğimiz günlerde AK Parti saflarına katılması, keza Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık’ın YENİ Parti çatısı altındaki siyasi yolculuğu kendi tercihleridir ve siyasetin konusudur. Ancak bir gazeteci olarak benim Cemil Başkan’ın ve Ünal Başkan’ın bu işi çözeceğine dair inancımı korumak istiyorum. Siyasi kulislerdeki hareketlilik ne olursa olsun, yerel yönetimlerin asıl görevi vatandaşa hizmettir.
Büyükşehirin ve ilçe belediyesinin imkânlarıyla bu kronikleşen soruna bir el atarak buradaki mağduriyetin bitirilmesi şarttır.
Buradan her iki belediye başkanımıza da yapıcı bir çağrıda bulunmak gerekiyor.
Amacım yerel yönetimleri yıpratmak değil, ilçenin ve kentin geleceği için gayret ettiğini de biliyorum. Fakat Sarnıç’ın bu kanayan yarası artık ertelenecek, geçiştirilecek bir boyutta değil.
Kurumlar arasındaki o bürokratik duvarları yıkın, gerekli koordinasyonu sağlayıp Sarnıç’ın yollarını kalıcı bir şekilde lütfen düzeltin.
Sarnıç halkı sizden lütuf veya ayrıcalık istemiyor; sadece hakkı olan hizmeti bekliyor. Bu çile artık bitsin, vatandaşlarımız rahat bir nefes alsın. Bölgedeki eksikliklerin çözümü ve şikayetler için adresler de belli: Ana caddelerdeki sorunlar için Büyükşehir Alo 153 HİM hattı, ara sokaklar için ise Gaziemir Belediyesi 0232 999 0 251 WhatsApp hattı çözüm bekliyor.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















