Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ruh, Beden ve Kişilik Olarak İnsanın Oluşması

GÖNÜL SESİ
Cahit KARAÇ

27 Şubat 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Öze dayalı varlıktan oluşmuş, birbirinin zıttı iki karşıt varlığa ait hücrelerin ( x ve y kromozomlarının) uygun ortamda aşk ateşiyle birlikte rahimde karşılaşıp çarpışmaları sonucunda (yeni bir canlı varlığın oluşumuna yönelik) ortaya çıkan enerjinin oluşturduğu ilk Bir’e ait bu ilk oluşan hücreye zigot denir.

Zigot denilen bu ilk Bir’e ait öz hücre aynı zamanda insanın gen denilen öz’ünü, çekirdek yapısını da oluşturur. Çünkü ışığın kaynağı nur’dur. Nur’un ilk ve tek sahibi de Allah’tır. Oluşan bu öz (zigot) denilen çekirdek yapı, rahim denilen mekanda zaman içinde oluşturduğu kendi hareketiyle kendi içindeki bu enerjiyi artırıp çoğaltarak sıkıştırılmış hayat enerjisine dönüştürüp yoğunlaştırır.

İlk Bir’i oluşturan zigot denilen hücre içinde sıkışan bu enerji (İlk Bir’e ait olan bu Nur’ an-i enerji, kendi evveli bilgi birikimiyle ilahtan alacağı “OL” oluşum komutu üzerine) yoğunluğunu artırarak kendi bütününü oluşturmaya yönelik bütünün bütün parçalarını (vücudun uzuvlarını) parçalanıp bölünüp çoğalarak ilk bire benzer çok sayıda hücrelerin kendi benzerlerini doğal doğadan sürekli gelen enerji dalgalarının da zaman ve mekan içinde oluşturacağı etkinin tesiriyle oluşturmaya başlar. Bu oluşum ana rahminde bebek oluşup doğuncaya kadar tekrarlanarak devam eder.

İçte ilk birden (zigottan) başlayarak oluşup bölünüp, parçalanıp çoğalmaya başlayan tüm hücreler bu ilk birden oluştuğu için hepsi o ilk bire benzer. Ona da gen denir. Oluşacak varlığa ait tüm oluşum bilgileri bu gen denilen çekirdek içinde mevcuttur. Buna varlığın öz’ ü de denir.

Bundan sonra oluşup çoğalacak olan tüm hücreler bu minvalde oluşup çoğalarak oluşacak olan canlı varlığı oluştururlar.
Her şey ilk oluşan bu ilk birle başlar. Hepsi o ilk bire benzer. Ama yüzde yüz aynısı olmaz. Çünkü uzuvların görev ve faaliyetleri birbirinden farklı olduğu için birbirine benzer olsalar da yine de birbirinden az da olsa bir oluşum özelliği farkı gösterirler.
Dolayısıyla oluşumun oluşmasıyla başlayan ilk hücre ne ise, bütünü oluşturan tüm hücrelerde aynı genel yapı içerisindedirler. Dolayısıyla bunların genel yapısı ne ise çocukta odur.

Oluşacak olan çocuğun tüm gen özelliklerini taşıyan bu genel yapıya ait oluşacak olan çocuğun huyu, husu, mizacı, boyu, posu gibi oluşacak olan canlıya ait tüm vs. özellikler burada oluşur. Oluşan bu yapı da varlığın temel yapısını oluşturur.

Oluşan varlık, ayak tırnağından saç teline kadar hepsi bu ilk birin tüm özelliklerini taşır ama aynısı değil, benzeridir.

Allah; Her varlığın kendi alakı içindeki “öz”de saklı olan yaratıcı varlığın adıdır.

O nedenle de; İlkin ilki (ilk Bir’e ) ilkine benzer, ilkin benzeri kendine ( anaya, yani kendi benzerine ) benzer.

Hücrelerin ilk çarpışmasında oluşan bu nurani enerji, hayat iksiri özelliği taşıyan hayat enerjisidir. Yaratanın emrindendir. O hiç değişmez. Çünkü onun asıl kaynağı ışıktır. Işığın kaynağı da Hak’ın oluşturduğu öze dayanır.

Oluşan varlığın (çocuğun) gen yapısına ve fıtratına gelince; çocuk, ana + baba ve o günkü doğal doğanın atmosferde oluşturup yaydığı enerji akımlarına bağlı olarak oluştuğundan çocuğa ait oluşacak olan temel yapısına ait, yeni gen haritası bu şekilde oluşmuş olur.

Oluşan bu temel yapı taşı insanı oluşturan bütün benliğin ilkidir. O da diğer ilklerin benzeridir. Bu benzerlerde ya anaya, ya babaya ya da her ikisine birden benzer oluşur. Ama yine temel yapı taşının tüm özelliklerini taşır.

İlk bire benzer oluşan tüm hücrelerdeki enerji (ruh) ile ilk bire benzer oluşan diğer tüm hücrelerdeki enerji kaynağı aynıdır. Dolayısıyla ilk bir varlığın “ol” komutu ile oluşacak olan varlık kendini oluşturur. Kendini oluşturan ilk bir de kendi benzerlerini kendine benzer oluşturur.
Bu şekilde oluşumların hepsi birbirlerini tetikleyip tekrarlayarak oluşacak olan canlı varlığı oluşturur. Dolayısıyla oluşan varlıkların da hiç biri bir diğerine benzemez olur. Tıpkı sen, ben, o gibi.

Herkesin özü, gen yapısı, fıtratına bağlı huyu, mizacı, karakteri, vs. hiçbir şeyi asla bir başka benzere benzemez.
İşte bu şekilde oluştuğuna inandığım hayat enerjisi denilen ruh, aynı zamanda oluşum özelliğine bağlı olarak canlı varlığın (insanın) ömür süresini de belirler.

Ancak burada canlı varlığın ömür süresini, başlangıçtan oluşum sonuna kadar oluşan tüm süreç içerisinde oluşup açığa çıkan enerjinin sıkışıp yoğunlaşması oranında bir ömür yaşar. Yaşarken de o derecede sağlıklı olur.

Burada en önemli faktörlerden biri de çocuğu oluşturacak olan ana ve babanın çok sağlıklı olmasının yanı sıra birde doğal doğaya bağlı atmosferden gelen enerji akımlarının oluşturacağı etki de önemlidir.

Bundan sonraki hayatın tümü insanın kültürünü, ahlakını ve kişiliğini oluşturur.

Okunma Sayısı: 97
Kategori: Cahit KARAÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Barış

Elbette ki barış. Elbetteki kaygısız, korkusuz, huzur içinde mutlu bir hayat yaşamak varken, kavgayı, dövüşü,...

İnsan ve Ağaç

Allah, kul aklına çelme takmaz. Zaten yarım akıllı. Bir de çelme takarsa, kulda akıl, kalmaz....

Cahit’ten Özlü Sözler

Aklımız Allah’a, düşüncemiz bize aittir. Onun için; kendi dışımızdaki tüm akıl sahipleri ile ilahi kader...

İnsan ve Ağaç

Allah, kul aklına çelme takmaz. Zaten yarım akıllı. Bir de çelme takarsa, kulda akıl, kalmaz....

Umre Ziyareti

Kutsallığna inandığımız, yerleri ziyaret edip, gezip dolaşmaktır. Bunun için önce niyet edip, pasaport çıkarmak gerekir....