Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ramazanın Bereketini Engelleyenlere Yazıklar Olsun!

EDEBÎ GÜNDEM
Ahmet SARGIN

12 Mayıs 2020 00:02

Yorum Yapılmamış

Ramazan Rahmet, Ramazan Bereket, Ramazan Kurtuluş ve mağfiret ayıdır! Nimetin bol bol ihsan edildiği, sofraların fakire fukaraya ve yetime açıldığı mübarek bir aydır. Çocukluğumdan beri yaşadığım bir olay vardır. Ramazan geldi mi sofralarımıza bereket, hanelerimize zenginlik gelirdi! Normal günlerde bir yemekle geçirdiğimiz akşam yemekleri üç beş çeşitle zenginleşir tatlı ve böreklerle unutulmaz bir sofraya dönüşürdü!..

 

Ramazan’ın zenginliğini, Ramazan’ın cömertliğini ve Ramazan’ın bereketini bir ay boyu dolu dolu yaşar asla darlık çekmezdik. Ne hikmetse son dönemlerde Ramazan ayı zam ve kıtlık ayına dönüştürüldü. Bu garabeti bir kaç yıldır daha fazla Yaşar hale geldik.

İşin sebebini çözebilmek zor. Mahsul mü azalıyor, hayır! Kıtlık mı yaşanıyor, hayır! Ürünler mi tükeniyor, hayır!.. Ne oluyorsa Ramazan’la birlikte bir zam furyası başlıyor, ortalığı kasıp kavuruyor bu zam furyası? A’ dan Z’ye her şeyin fiyatı artırılıyor, ikiye üçe katlanıyor! Keyfi bir fiyat şişirmesi, keyfi bir mal stoku ve ürün darlığı yaşatılıyor! Bu sıkıntı bir kaç yıldır ayyukta!

 

Ramazan öncesi domates, 3- 5 lira civarında idi; şimdi 7- 10 liraya çıktı. Sarımsak, Ramazan öncesi 10-15 lira civarında idi, şimdi 40-50 lira civarında. Yeşillikler Ramazan öncesi üçte bir fiyatın da ikin şimdi 5 katı fiyatla satılıyor!.. Sadece bunlar değil dün ürünler Ramazan’la birlikte üç- beş kat artarak zamlı satışlarda rekor kırıyor!.. Buna Ne denir? Allah’tan korkun be vicdansızlar Yüce Yaratan bolluk ve bereket yağdırırken size ne oluyor da kıtlık ve darlık yaşatıp insanları aç ve susuz bırakmaya çalışıyorsunuz?..

 

Sözüm küçük esnafa değil, sözüm karaborsacı, stokçu, faizci zevatlaradır! Derdiniz nedir sizin, Ramazan’a mı düşmansınız, Siyasi iktidara mı yoksa bu Aziz millete mi? Yerin dibine batsın sizin paranız! Zengin milletimi fakirleştirip kuru soğana muhtaç ediyorsunuz? Hem de bolluk bereket ayı olan Ramazan da!..

Söylenecek söz çok: Öncelikle birincisi bu stokçular helal kazançlarına haram katıyorlar. İkincisi Ramazanın bereketine muhalefet edip: “Yediği haram, içtiği haram” misali haramla iştigal ediyorlar. Üçüncüsü millete zulmediyorlar. Bolluğu, bereketi daraltıp kıtlık varmış gibi milleti mağdur ediyorlar ve insanların günahını yükleniyorlar; yani kul hakkına giriyorlar? Olur mu böyle şey demeyin, var olanı yok gösterip milleti daraltmanın ve zamlı fiyatla satmanın helal olduğunu hangi kitapta yazılıdır?

 

Neden böyle yapıyorlar sorusuna gelince: İki nedeni olduğunu düşünüyorum. Birincisi siyasi: bunu bir kaç yıldır yapıyorlar. Siyasi iktidarı zor duruma sokmak için mal stoklayıp zamlı satarak, hatta var olanı yok gösterip malı depolarda çürüterek keyfi bir darlık yaşatıyorlar. Bundan da siyasi bir bunalım çıkarabileceklerini düşünüyorlar?

İkinci sebebi karaborsacılar: Ürünü depolarda saklayıp piyasalara az mal sürümü yaparak ürün kıtlığı yaşatıyor, zamlı mal satmanın peşine düşüyorlar. Üçe alıp ona- ona alıp otuza satıyorlar ve fahiş bir kar elde etmeye çalışıyorlar. Bunlar da karaborsacı, faizc hainler ve zalimlerdir.

 

Peki devlet babaya düşen görev yok mu? Elbette var… Öncelikle şu serbest piyasa denilen soyguncu düzene dur denilmeli! Kaça satarsan sat, serbest piyasa var derseniz ben de: üçe alır on beşe satarım! Soran mı var; yok! Alış-satış faturasına bakın mı var, yok; kar oranı şudur, diyen mi var, yok! Öyle olunca dilediğime satarım! Böyle düşünürseniz bu zulüm bitmez, devam eder. Bütün dünyada ticaret devletin kontrolü altındadır.

 

Peki devlet babanın kontrol hakkı yok mu, var! Güya kontrol ediliyor, ama önlenemiyor Ne hikmetse? Kontrol şart mı, elbette şart… Hem ayıplı malın tesbitinde, hem kalite kontrolünün tesbitin de hem de kar oranının belirlenmesinde devletin yetkisi var! Bu yetki ne hikmetse tam olarak yerine getirilmiyor, ya da getirilemiyor.

 

Sözümüz işte bu noktada: devlet baba yetkisini tam olarak kullanmalı, piyasaları kontrol ve denetimi altında tutmalıdır. Kontrol altında tutulmadığı sürece bu soyguncu düzeni önlemeyiz! Diyeceğimiz tam da budur!.. Müslüman bir ülkede, Oruç tutanı ve Ramazan’a saygısı olan bu ülkede hem de Ramazan ayında bu yaşanıyorsa hem insanlığımız da hem de Müslümanlığımızda bir sorun var demektir… İnsanlığımızı da, adamlığımızı da ve Müslümanlığımıza da gözden geçirmemiz gerekmez mi?..

Okunma Sayısı: 65
Kategori: Ahmet SARGIN

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye Niçin Libya’da Bulunuyor?

Türkiye, enerji rekabetinin ve ihtilaflı konuların arttığı Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon rezervlerinden hakkı olana sahip çıkma...

Zengin Kaynakları ile Yozgat Sizleri Bekliyor!

Yozgat ili İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümünde Bozok Platosu üzerinde yer alır. Ankara, Sivas...

Gençlik Elden Gidiyor mu?

Gurur duyulacak genç bir nüfusa sahibiz. Dünya yaşlanıyor, genç kalanlar güçleniyor! Türkiye genç nüfusu ile...

Yozgat’ın Değerlerini Ayağa Kaldırmak!

Yozgat bir tarım memleketi; Yozgat termal turizm zengini; Yozgat tarım ve hayvancılık yapmak için oldukça...

Kahramanlarımızdan Pençe-Kaplan Harekâtı

Son dönemlerde Irak’ın sınırındaki karakol ve üs bölgelerine taciz ve saldırı teşebbüslerini artırarak hudutların ve...