Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

Hasan Celal GÜZEL

31 Ağustos 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Bayramınız mübarek olsun sevgili okuyucularım.
Bayram sevinci ile terör üzüntüsünün karıştığı bu Ramazan Bayramı gününde, hepinizi gönülden tebrik ediyor; büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum…

***

Malatya‘da geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda dinlediğim, hüzünlü bir uzun havanın sözlerini hatırlıyorum: ‘Gardaş bayramınız mübarek olsun!’ K‘ların yumuşatılarak G yapıldığı, ancak muhtevasındaki kardeşlik, mertlik ve azıcık da kabadayılık kokan havanın eksilmediği ‘gardaş’ hitabını; incelmiş fakat kazandığı nezaketle beraber sanki içtenliğini kaybetmiş, İstanbul Türkçesi‘ndeki ‘kardeş kelimesi ile karşılaştıramazsınız.

Birincisi Anadolu‘nun samimiyetini, ikincisi ise kimliksiz bir hümanizmin evrensel monotonluğunu çağrıştırıyor. Tıpkı bunun gibi, bayram tebrikleri de inceldikçe sanki mânâsındaki kutsallığı yitirir. ‘Bayramınızı tebrik ederim’ sözü, aslında ‘Bayramınız mübarek olsun’ sözünün bir başka ifadesidir. Fakat bu, ikincisi kadar kulağa hoş gelmez; çünkü ikincisi, ilkinden farklı olarak bir ‘duâ’dır… ‘Bayramınız kutlu olsun’ deyişi de daha çok millî bayramlara yakışıyor gibidir; âdeta bir resmiyeti, ne bileyim bir silindir şapkayı filân tedâi ettirir insana… Bu hitabı duyunca hep beraber ‘Sağol!…’ diye bağırasınız gelir. Bir de ‘İyi Bayramlar’ diyenler vardır. İyi günler, iyi akşamlar der gibi söylenen bu iki kelime, bayram tebrikinden çok, pahalı bir mağazadan çıkan nâzenin bir müşteriye, tezgâhtarın vedâ sözcüğünü hatırlatır.

***

Bizim insanımız bayramlarda gerçekten sarmaş dolaş olur; sosyal farklılıklar azalır ve ortak değerler ön plâna çıkar. Dinî ve millî birlik heyecanı en çok bayramlarda yaşanır. Bayram namazlarındaki birlik ve beraberlik duygusunu, başka hiçbir zaman bu kadar yoğunlaşmış bir şekilde yaşayamazsınız. Toplumun her kesimindeki insanlar, yanlarında çocukları ile hiç olmazsa senede iki defa Hakk’ın huzuruna çıkmanın ve milletiyle aynı duyguları paylaşmanın hazzını yaşarlar. Bayramlarımız, sadece dinî duyguların değil, beraber yaşama arzusunun doruğa ulaştığı demlerdir. Merhum Yahya Kemâl‘in, ‘Süleymaniye’de Bayram Sabahı’ şiirinde terennüm ettiği gibi, ‘Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati’ni yaşamak ne güzeldir…

***

Gönüller bayramın sevgi potasında eriyerek birleşir. Ne dil farkı kalır, ne de etnik ayrılıklar… Bir yanda, ‘Gelini gelini Türkmen gelini’ diye türkü çağıranlar vardır, diğer yanda ‘Gelini gelini Kürdün gelini’ diye uzun hava tutturanlar… İkisinin de sevgiyle harmanlanışını dinlersiniz. Çocukluk günlerimde Malatya Belediyesi‘nin önünde davul zurna eşliğinde halay çekerdik:
‘Lorke lorke lorke lorke, eshartiney lorke Ayran içmiş, garnı da şişmiş eshartiney lorke’ Çok sevdiğim Siirt‘li bir dostumun yaşlı annesiyle bayramlaşırken ‘İyd mübarek!…’ (Arapça bayramın mübarek olsun) diye tatlı tatlı seslenişini de hiç unutmuyorum. İşte, bu bizim Türkiyemiz, hepimizin Türkiyesi, cennet vatanımız!…

***

Ramazan Bayramı sabahı, inşallah erkenden uyanacağım; oğlum ve torunumla Bayram Namazı‘nı, rahmetli Menderes‘in kazandırdığı ve rahmetli Özal‘ın hizmete açtığı Ankara Kocatepe Camii‘nde kılacağız. Namazdan sonra gidip Hacı Bayram- Velî Hazretlerini ziyaret edeceğiz. Sandukasının başında, ‘Hamd-u senâlar, hamd-u senâlar/Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm’ dediğini işitir gibi olacağız.
Namazdan sonra evlerimize dönüp bayramlaşmanın tadını uzun uzun anlatmama lüzum var mıdır bilmiyorum. Bayramlıklarını giyip el öpmek üzere sıralanan cennet yüzlü çocuklarımızı kucaklamanın, büyüklerimizin hatırını sormanın sevincini ve heyecanının yaşayabilmek ne güzel değil mi?
Bu sabah Bayram Namazı‘nda, Büyük Itrî‘nin bestelediği, gök kubbenin duyduğu en ulvî ve güzel nağmelerle tekbirler getirip ruhunuzu yıkamış; namazdan sonra cemaatle beraber sıraya dizilerek bayramlaşmış ve gerçek kardeşliğin hazzını tatmışsınızdır.
Orada, ‘Gözüm üstüne!’ diyenle ‘Ser Çava!’ diyenin gönlü birleşmiştir. Orada, ‘Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine’ (Yahya Kemâl) düsturu vardır ve bu düstur kalpleri sevgiyle doldurmuştur. Orada, bin yıllık bir ortak kültür ve medeniyetin hikâyesi hurûşandır…
***

Gardaş bayramınız mübarek olsun!…

 

Okunma Sayısı: 166

Yazarın Diğer Yazıları

Geleceğin Süper Gücü: ‘Yeni Türkiye’ (II)

Ben Müslümanım elhamdülillah… Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz’in Veda Hutbesi’ndeki düsturlarına kalbden inanırım. Aslâ...

Geleceğin Süper Gücü: ‘Yeni Türkiye’ (I)

Efendim, bendeniz bir ‘fütürolog’, yani gelecek bilimcisiyim. 1968 yılının sonunda girdiğim Devlet Planlama Teşkilâtı’nda (DPT),...

Türkiye’nin Lideri: Recep Tayyip Erdoğan

Sevgili okuyucular, 15 Temmuz’da darbe teşebbüsünde bulunanların öncelikli hedefi niçin Sayın Cumhurbaşkanı’nı şehit etmekti biliyor...

Akit Gazetesi ve Demokrasi

Allah’ın (c.c.) selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun sevgili okuyucularım… Sizleri çok özledim. Son iki...

Jakoben Hukukçular Kudurdu

Bendeniz hukukla meşgul olmaya Metin Feyzioğlu‘nun doğduğu yıl olan 1969’da başladım. Bu müddet zarfında özellikle...