Hiç Bu Açıdan Baktınız mı?
İnandığımız, gördüğümüz, duyduğumuz her şey gerçeğin sadece görünen yarısıdır. Gerçeğin diğer yarısı da, bu gördüklerimizin, duyduklarımızın ve inandıklarımızın tam tersidir! İnandıklarımız ve inandıklarımızın tam tersi, birbirini tamamlar ve pozitif düşünceyi oluşturur Pozitif düşünce dediğimiz her iki tarafı birden görebilme yetisidir.
Yazıma birka
Başka bir örnek; “kazanmak”… Kazanmayı pozitif bir durum olarak değerlendiririz. Fakat bu sizin görüşünüzdür ve bu görüş gerçeğin sadece bir yarısıdır. Neden gerçeğin diğer yarısını, yani yenilgiyi görmezden geliyor ve gerçeğin bu yarısının iyi bir şey olmadığını düşünerek otomatik olarak reddediyorsunuz? Yenilmek kazanmanın diğer yarısıdır, diğer yüzüdür. Kazanmak ve kaybetmek, bir araya geldiklerinde ancak bir bütün oluşturabilir. Kazanmayı ancak kaybede kaybede öğrenirken yenilgiye bu kadar karşı çıkmak niye?

Gençlik-yaşlılık, güzellik-çirkinlik, kadın-erkek, gece-gündüz, mutluluk-acı, sağlık-hastalık, huzur-stres, başarı-yenilgi, aydınlık-karanlık… Evet bunlar ve daha sayamadığım birçok dualiteyi pozitif ya da negatif olarak değerlendirmekte ve gerçeği durmadan reddetmekteyiz. Konu ile ilgili kritik olan asıl soru negatif olarak değerlendirip reddettiğimiz şeylerin gerçekten de düşündüğümüz gibi, negatif olup olmadığıdır. Pozitif ya da negatif diye birbiri ile çelişen iki uç kavramdan gerçekten söz edebilir miyiz? Tüm bu soruların cevaplarını gelecek yazımızda detaylarıyla açıklayacağım, ama şimdi tekrardan konumuza geri dönelim. Bu yazının odak noktası pozitif düşüncenin ne olduğuydu. Pozitif düşünce, iki zıt gerçeği aynı anda görebilmek, kabul edebilmektir. Yarısı su dolu bir bardağın sadece dolu kısmını görmek ve boş kısmını reddedip görmezden gelmek pozitif düş
Hayatınızın değişmesini istiyorsanız, şu andan itibaren bu yazıda anlatmaya çalıştıklarımı kendi hayatınızdan örnekler ile zenginleştirerek uygulamaya başlayın ve bakın hayatınız nasıl da değişmeye başlayacak.











