Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Partili Devlet Yönetimine mi Geçiyoruz!


07 Temmuz 2020 00:02

1 Yorum

Yasama, Yürütme tek elde… Yargıya müdahale var mı!

Artık bunu açık ve net görüyor ve yaşıyoruz!

Partili Cumhurbaşkanı (Başkan) söylediği gibi farklı bir Cumhurbaşkanlığı sistemi yürüteceğini, diğer Cumhurbaşkanlarına benzemediğini söylemişti! Öyle de yapıyor!

 

600 milletvekili neden var kimse hâlâ anlamış değil!

Yeni dönemde bu sayı 150-200’e düşürülür mü? Bilemiyorum amma bu kadar maaş giderine, iki yılda emeklilik hak edilmesine de gerek yok bence! Devlete yük! Ya işlev kazandırılsın, ya da sayı düşürülsün diye değerlendiriyor vatandaş. Haklı da.

Aslında AKP Hükümetleri var iken de, bugün de yapılan bazı değişiklikler, müdahaleler, sistem dışı uygulamalar yapıldığı gibi, sosyal medya üzerinden de başta, Kurucu Liderimiz, Büyük ATATÜRK olmak üzere silah arkadaşlarına hakaretlere, sosyal medya üzerinden sataşmalara göz yummalar, yurdumuzun, ulusumuzun bölünmez bütünlüğü üzerine yazdırılan Ulusal İstiklal Marşımıza, bayrağımıza saygısızlıklar, maneviyatımıza, dinimize, din dışı yakıştırmalar, edep – haya yok olmuşcasına asılsız açıklamalar almış başını gidiyor ve failleri hakkında pek işlem yapılmıyor, yapılanlar da kısa sürede salıveriliyor ve takipsizlik kararı ile geçiştiriliyor!

Tüm bunlar eskiden olsaydı, işlem yapılır, ceza verilir ve uygulamaya geçilirdi. Şimdi sessiz kalınıyor, müsaade ediliyor, bendense dokunma denilircesine bir uygulama var sanki!

Vatandaş bundan rahatsız… Vatandaş huzursuz. Vatandaş ileriyi göremediğini, akıl fikir yürütemediğini, dolayısıyla büyük bir boşlukta ve belirsiz bir şekilde hayatını idame ettirmeye çalıştıklarını dile getiriyor!

FETÖ ile kalkışılan darbenin vahşete ramak kala bastırılması ile de gerek ordu, gerekse emniyet teşkilatımızda yapılan yenileştirme mücadelesi, şekil değiştirmenin yanı sıra, bazı kurumlarda gidilen yandaş değişikliklerle bir taraftan FETÖ terör örgütüyle mücadele edilirken; diğer yandan da aranmayan liyakat nedeniyle kurumların siyasallaştırılmasına yol açmış durumda. Aslında yenilenen sistemin de kendi görüş ve düşüncelerine hizmet edilecek şekilde atamaların, yerleştirmelerin yapılması, getirilecek sistemin açık ve net işaretlerini veriyordu. Buna rağmen muhalefet, tüm bu gelişmelerin (!) pek üzerinde durmamış, belki de bugünkü durumlara varacağını görse de, zamana bırakmış, dillendirmemeye çalışmıştı!

Bu arada bazı olayların gelişmesini bastırmak, toplantı ve mitingleri, yürüyüşleri kontrol altına almaya başlaması ile insiyatif kullanan iktidar, çoğu yerde talimatın Cumhurbaşkanından gelmesiyle, uygulaması ve sonrasında da yaptığı açıklamalar, sistemin adını yavaş yavaş netleştiriyor, taşları bir bir yerleştiriyordu!

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi!

Yandaş medya söylemiyle Başkanlık sistemi!

Hükümetli Başbakanlık ya da yasamanın oluşturulduğu TBMM’nin de yetkisini, yetkisizleştirip üslenen Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi, Başkanlık sistemi ile atama Bakanlarla sisteme adepte olmaya çalışıldık!

Uzun sürmedi bu süre ve kurumlara önce baş atamalar yapıldı. Bu da yetmedi, beğenilmeyen, ya da bir şekilde şikayet ve usulsüzlüklerle, terörle ilişkilendirilen kurum ve yerel yönetimlerin başına kayyum atamaları ile yola devam edilen Başkanlık sisteminde,  birçok kurum ve kuruluş el değiştirildi, görevden uzaklaştırıldı, içeri atıldı ve sistemin gerekleri bir bir oturtuldu. Değişim hızla, hedeflenen istikamette yoluna devam etti.

Arada yapılan seçimler üzerine çok konuşulan, yorumlar yapılan amma sonuç vermeyen sistem uygulaması yavaş yavaş oturtuldu! İtirazlar, mahkemeler, muhalefetin aleyhine kararlarla geçiştirildi, çalınan kapılardan olumlu yanıtlar alamayan muhalefetin mağduriyetinin söz konusu olması üzerine gidilen yerel seçimlerden halkın desteği ile güçlü çıkan muhalefetin durdurulması için çareler arandı.

Sözün Özü!

Halen arayışlar devam ediyor! Kurumlarda ayrıştırmalar sürüyor! Bakanlıklar kendi yetkilerini sistemin getirdiğiyle birleştirip geliştirirken; bir taraftan da etkin olunan alanda liyakat yerine, emre itaat edenlerin köşe başlarına oturtulmasını gözlemleyen muhalefet, zaman ve fırsat buldukça bunu halka anlatmaya, yanlışlara dikkat çekmeye çalışıyor!

Ancak muhalefet için imkanlar kısıtlı, araç ve gereçler yetersiz. Sadece yerel yönetimler üzerinden halka anlatmaya, hizmet vererek seçmen çekmeye çalışıyor. Yatırım ve hizmetlere, yerel yönetim meclis üyelerinden engellemelerle takos koymalarla, alanların daraltılması yönüne giden iktidar yanlısı müdahaleye rağmen muhalefet; arayışlarını sürdürüp zor şartlarda hizmet vermeye çalışıyor, her geçen gün, güç kazanıyor ve göze – gönüle girmeyi başarıyor.

Azami 2023’te gidilecek olan seçimlerde (ki daha erken de olabilir) gerek Cumhurbaşkanlığı sisteminin, gerekse buna karşı çıkan Millet İttifakı’nın haklı veya haksız olduklarına halkımız karar verecek. Sistem iyi ise devam diyecek, yanlış ise Millet İttifakı’na şans tanınacak. Hayırlısı olsun.

 

gazete2000@hotmail.com

Okunma Sayısı: 1.381

Yazarın Diğer Yazıları

KILIÇDAROĞLU’dan 2. Yüzyıla Çağrı!

AKP’nin  2023 hedeflerinin üzerine 2.yüzyıl hedefleri geldi CHP’den! Dahiyane düşünülmüş bir fikir. Siyasette baskın çıkma,...

Camiye Davet… Yok Daha Neler…

Açılışa davet… Düğüne davet… Sünnete davet… Katılıma davet… Yemeğe, içmeye davet… Kürsüye davet… Nikaha davet…...

Kadına Yönelik Şiddet Ne Zaman PİK Yapacak?

Kadınlara yönelik şiddet durmuyor…. Durduran olmuyor… Yapılan sözleşme de kaldırılıyor!   Ülkemizde kadına yönelik şiddet...

Ağustos Sonu Okullar AçılıyorMUŞ!

COVID-19 Salgını… Salgın durmadı henüz! Hollanda’nın nüfusu kadar öğrencimiz var!… Türkiye Danimarka değil, olamaz… Okullar...

COVID-19 Umduğunu Değil; Bulduğunu Yesin!

Yaz geldi KORONAVİRÜSÜ ısıya dayanaksız demeyin! Maskenizi takın. Kalabalıklardan uzak durun. Öksürenin, aksıranın, hasta görünümlülerin...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Mustafa HAYIRLI dedi ki:

    Her toplumda, en ilkel kabilelerde bile adaleti sağlamayı, suçu ve suçluyu belirlemeyi ve cezalandırmayı amaçlayan yargı düzeni ve bağımsız mahkemeler vardır. Bizim ülkemizde ise özellikle son yıllarda, pek çok yolsuzluğun, hukuksuzluğun araştırılması, açıklığa kavuşturulması ve sorumluların/suçluların yargılanması ve cezalandırılması, ne yazık ki bazı mahkemerin “erişim yasağı”, “ulaşım yasağı” kararlarıyla engellenmekte, bu türdeki olaylara, eddialara “yayın yasağı” getirilmektedir.

    Türkiye, nereye!