Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ölümsüz Yoğurt İcat Oldu, Peki Okumuş Yoğurt Ne Zaman Çıkacak ?

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

09 Ocak 2008 00:05

Yorum Yapılmamış

Şekerle tatlandırılmış, boyalarla renklendirilmiş, kimyasal maddelerle aromalandırılmış bu yoğurtların en büyük özellikleri ‘ölümsüzlükleri’. Annemizin ‘çaldığı yoğurt’ bir süre sonra ekşirken, bu harika ürünler ağızları açılmadığı takdirde asla ekşimiyor ve bozulmuyormuş; çünkü bu metroseksüel yoğurtlarda mikrop bulunmuyormuş. Evet, sonunda bu da oldu: Bilim mikropsuz yoğurdu da yarattı. Haydi hayırlısı, bakalım ‘okunmuş yoğurt’ ne zaman piyasaya çıkacak?

Reklâmcılar ile el ele veren ‘metroseksüel besin endüstrisi’ artık bebeklerin bile aklını çelmeye uğraşıyor. İşte ANKA’ nın haberi:  

‘’Sosyal Pediatri Derneği Başkanı Gülbin Gökçay, anne sütü ile beslenmeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle mama reklâmlarının kaldırılmasını istedi. Gökçay yaptığı açıklamada, inek sütünden hazırlanan mamaların, anne sütünün yerini tutmasının olanaksız olduğunu belirterek,  ABD ve Somali dışında, dünyadaki tüm ülkelerin uluslararası yasa ile mamaların doğrudan halka satışını yasakladığını ifade etti.

Gökçay, dünyanın birçok ülkesinde mama reklâmlarının, anne sütü kullanımına olumsuz etkisi nedeniyle kaldırıldığına dikkat çekerek, Türkiye’deki mama reklâmlarının da durdurulmasını istedi. Gökçay, konuya ilişkin Sanayi ve Ticaret bakanlığına bağlı Reklâm Kurulu’na başvuruda bulunduklarını, henüz bir sonuç alamadıklarını bildirdi.’’

Hayır, acele etmeyin ve endişelenmeyin. ‘Bizim oğlan henüz 3 aylık, ama kişilik sahibi maşallah. Mamasını da bezini de kendi seçiyor’ durumuna düşmemek için bebeğinize televizyon izletmemeniz  yeterli.

Umut veren haber

Hatta, Anadolu Ajansı’ nın geçtiği haberi okuyup yüreklenin biraz:

‘’ Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin obeziteden, çeşitli hastalıklardan ve gıda zehirlenmesinden korunması amacıyla alınması gereken önlemleri okullara yeniden hatırlattı.

Bilim adamları, akademisyenler ve uzmanlardan oluşan komisyonun

önerileri doğrultusunda dengesiz beslenmeye ve obeziteye neden olabileceği için enerjisi yüksek ancak besin değeri düşük olan enerji içecekleri, gazlı kolalı, aromalı içecekler ile kızartmalar (patates kızartması gibi) ve cipslerin satışının caydırılması ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ ndan üretim veya ithalat izni bulunan süt, ayran, yoğurt, meyve suyu, sebze suyu, taze sıkılmış meyve-sebze suyu, tane ile meyve ve sebze satışının özendirilmesi ile ilgili olarak okul kantin sözleşmesine birer madde eklenmesi” talimatı verilmişti.

Ayrıca, yetersiz ve dengesiz beslenmeye neden olabilecek gıda maddelerinin tüketimini özendirici her türlü reklam, promosyon ve tanıtım amaçlı afiş, poster, broşür gibi araçların kullanılmaması istenen genelgede, öğrencilerin seyyar satıcılardan yiyecek satın almamaları konusunda uyarılması da istenmişti.’’

Top yekun savaş gerek

Bakanlığın genelgesi çok yerinde. Çocuklar ve gençler arasında bulaşıcı bir virüs hastalığı gibi büyük bir hızla yayılan obeziteye karşı sadece anne ve babaların, ailelerin mücadelesi yeterli değil. Bu sinsi düşmana karşı okul idarelerinin, Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarının ve sivil toplum örgütlerinin ‘top yekun’ savaşması gerekiyor. Çünkü, obezite başlı başına bir hastalık olması yanında, diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, inme, kanser, astım… gibi pek çok ölümcül hastalık için de risk faktörü.

Birçok gelişmiş ülke okul kantinlerinde yüksek kalorili, ama besleyici değeri düşük metroseksüel yiyecek ve içeceklerin satışını ve bunların reklâmlarının yapılmasını yasaklıyor.

Ölümsüz yoğurt da çıktı

Bir taraftan da hayat devam ediyor. Bu uyarılara inat reklâmlar sürüp gidiyor. Son günlerde televizyonlarımızda dönen bir yoğurt reklâmı sanırım dikkatinizden kaçmamıştır.

Şekerle tatlandırılmış, boyalarla renklendirilmiş, kimyasal maddelerle aromalandırılmış bu yoğurtların en büyük özellikleri ‘ölümsüzlükleri’.  Annemizin ‘çaldığı yoğurt’ bir süre sonra ekşirken, bu harika ürünler ağızları açılmadığı takdirde asla ekşimiyor ve bozulmuyormuş; çünkü bu metroseksüel yoğurtlarda mikrop bulunmuyormuş. Evet, sonunda bu da oldu: Bilim mikropsuz yoğurdu da yarattı.

Haydi hayırlısı, bakalım ‘okunmuş yoğurt’ ne zaman piyasaya çıkacak?

Okunma Sayısı: 94

Yazarın Diğer Yazıları

Birbirine Sarılamayan İnsanlar Çareyi İneklere Sarılmada Buldu

Hollanda’ da yeni bir sağlık hayat trendi hızla yayılıyormuş: İnek kucaklamak! İnsanlar çiftlikleri ziyaret ederek...

Doktorculuk Oynatıyorlar Bize

Bir taraftan politikacılar bir taraftan ilaç endüstrisi bir taraftan devletlerden daha güçlü adamlar tıbba musallat...

Bazı Aşı Adaylarının AİDS Riskini Artırma Tehlikesi Var

İndependent Türkçe‘ nin haberi: Bir grup araştırmacı, geliştirilmekte olan bazı koronavirüs aşı adaylarının HIV riskini...

Yeşil Çay ve Kahve Birbirinin Etkisini Artırıyor

Tip 2 diyabeti olan 4.923 hastanın medyan 5.3 sene takip edildiği çalışmada fazla miktarda yeşil...

KOVİD Etkisinin S Proteini Diğer Koronavirüslerin Değil İnsan ve Fareninkine Benziyor

SARS-CoV-2 ve memeli türleri arasındaki peptit paylaşımının karşılaştırmalı olarak analiz edildiği önemli bir araştırma yayınlandı....