Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Okyanus Ruhlular


12 Temmuz 2009 00:05

5 Yorum

Okyanus Ruhlular veya Okyanus Gönüllüler…

Bir büyük zat, “Aç herkese açabildiğin kadar sineni, ummanlar gibi olsun, inançla geril. Kalmasın el açmadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül” der.

Okyanus ruhlular vardır dünyada. Gönülleri ummanlar gibi geniş.

Önce kendiyle barışık, hayatla barışık, alabildiğine mütevazı ve doğal…

Herkese ve her gittiği yere artı değer katarlar, pozitif enerji yayarlar varlıklarıyla.

Hal ve davranışlarıyla kem gözleri eritir, susturur hizaya sokarlar.

Nazlı nazlı akar içinize şen ve enerji dolu gülümsemesiyle.

Sıcacık ve şefkat dolu bakışlarında kaybolursunuz.

Baba mı dersiniz adına, yoksa ana mı, eş mi dersiniz dost mu değişir bu.

Değişmeyen tek şey onunla olduğunuz her saniye huzurlu olduğunuzdur.

Dışarda fırtınalar kopsa da onun llimanı geniş, suyu durgundur, çarşaf gibidir yürekleri.

Ya bir mum yakarlar önünüze ya da nurlu meşale,

Ama hiç bir zaman sorun çıkarmazlar, çözümleri yoksa da susarlar gece gibi.

Cildiniz gençleşir, hücreleriniz yenilenir, kendinize gelirsiniz hızlıca.

Bir çırpıda mutluluk dağıtmaya başlarsınız, güven duyarsınız önce kendinize, sonra başkalarına.

Yeniden tanımlarsınız kendinizi, dalarsınız toz pembe hayata.

Böylesi okyanus ruhlular nadir olur. Kıymetini bilmek gerek.

İmrenerek sevgi ve saygıyla ellerinden öpmek gerek.

Şen ve esen kalın efendim ve de sağlıcakla.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.haberanaliz.net http://www.siyasalforum.net, http://www.gunesgazetesi.net, http://www.kamudanhaber.com http://www.gercekgazete.web.tr, ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Balıkesir Demokrat, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Okunma Sayısı: 98
Etiketler: , , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Diyet (Sıfır Yağ) Karalahana+Şalgam Çorbası (Karadeniz Usulü)

Diyet (Sıfır Yağ) Karalahana+Şalgam Çorbası (Karadeniz Usulü) (10 Kişilik Tarif) MALZEMELER: 3 bağ karalahana, 2...

Zafer Bayramının Vecizesi: “Yurtta Barış Cihanda Barış”

Gençlik yıllarımda Atatürk’ün Yurtta Barış Cihanda barış sözüne gıcık olurdum. Biz barış derken, dünya üstümüze...

Döngüye Dair Dîlden Dökülen Duyumsamalar!

Yay teraziye çarpar, Altın oranın ebcedi şaşar. Zakkum yaprağı egzoz borusunu sentezlerken, Sıfır bire vurur...

Atılan Taş Sayısı İle Ürkütülen Kurbağa Sayısı Arasındaki Uçurum

Alt Başlık: Zurnanın Zırt Sesi! Dün yazarımız sevgili Ali TARAKÇI’nın Atakan SÖNMEZ ile yaptığı röportajı...

İnfodemi Terimine Türkçe Karşılık Arayışı

Bir Sözcüğün Etimolojik Mücadelesi İnfodemy: Aşırı, kontrolsüz / anlamsız ve desteksiz yaygın bilgi kirliliği salgını...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Sayın Ahmet Fidan hocam ne de güzel yazmışsınız. Ellerinize sağlık. Hiç duymadığım bir benzetme yapmışsınız. Gerçekten burada yazdgınız gibi olsa gercekten insanlar. Ama nerdeee.

    Hocam, öyle bir duygu seli örmüşsünüz ki, anlatamam, gözlerim doldu. Yazılarınızın hepsi ayrı bir değerde ama bu yazınızda daha önce kullanılmamış bir terkip olmasından dolayı, daha da bir içli geldi bana.
    İnsan bunları okurken ister istemez kendini içinde buluyor. Bence, bu okyanus gönülülügü sizde de var. Ahmet bey sakın bunu yabana atmayın. Aslında sızde bır deryasınız.

    Gününüz aydın şansınız bol her şey gönlünüzce olması dileklerimle.

  2. ayfer demir dedi ki:

    Sn. Ahmet hocam,

    Gönül dostu olmak, dünya insanı olmak dan söz ediyorsunuz.Açık doğru iletişimle herşey güzel olur.
    Biz hepimiz önce insanız sonra ana baba arkadaş dost iş adamı vs..Bu dünya yaşam bizim güzelleştirmek de bizim elimizde ve zekamızda.
    saygılar

  3. dursun dedi ki:

    merhaba sayin degerli ahmet bey yaziniz cok guzel olmus begendim guzel kardesim guzel konuya deginmissin peki sizde okyanus gonullulerdenmisiniz
    toplumdaki okyanus gonulluleri tespit ederken kendinizi de onlarla ozdeslestiriyomusunuz

  4. Emine PİŞİREN dedi ki:

    Değerli Dost, Sevgili Ahmet Fidan,

    Size DOST dedim az önce…
    Ve SEVGİLİ o DOST sözcüğünün ardından geldi…
    Herkes DOST olabilir mi?
    Veya herkes SEVGİLİ olabilir mi?

    Ya da HER İKİSİ de bir arada olabilir mi?
    Tabi ki olur. Biri yüreğe konuk olurken diğeri de yaslanır o yüreğe sahip gönül bahçelerinde…

    Sizin de imgelediğiniz gibi OKYANUS RUHLARIN rengidir o zarif sözcükler…
    Rengi öyle hoş ve öyle aydınlıktır ki, ruha dinginlik verir, ferahlık verir bir Ağustos sıcağında tin ve tenin suya kanması gibi…
    Mavilerin en güzel tonudur…
    Nasıl ki,suyun göğün rengini aldığı gibi, OKYANUS RUHLAR DA bir araya geldi mi, o gökkuşağı gibi tatlı bir renk ahengiyle sarar birbirlerini…
    Adı vardır bir de bu ruhların.
    SAF AŞKIN ta kendisidir…
    EVRENSEL SEVGİNİN ta kendisidir…
    Kozmik SEVGİNİN yaratıcılarıdır…
    BİZ bilincin ta kendisidirler…
    Art niyetleri de yoktur…
    Kıskançlık nedir bilmezler-tanımazlar bile o pis kokan sözcüğü…
    Paylaşırlar SEVGİYİ ve DOSTLUĞU…
    Aynanın yansıması gibi yansıtır ve çoğaltırlar yaşamdaki o huzurlu mavi renklerini…
    Kin ve nefret uzaktır onlardan…
    Sabır ve hoşgörüyü katık ederler DOST gönüllerde…
    Sevmenin en hoş giysisini giyerler, adı ŞEFKAT olan…
    İçindeki ANNELİK ve BABALIK renklerine tanık olunca gözlerimiz yaşarır mutlulukla ve insanlığı güvenli bir sevince boyarlar o hoş renkleriyle…
    Nasıl anlatılır ki başka OKYANUS RUHLAR?
    Değerli kalem, güzel ruh, yani OKYANUS RUHUN o asil rengine sahip, Ahmet Fidan, ustaca, kıssadan örneklemiş işte…
    Fazla söze ne hacet!

    Tebrikler-Teşekkürler…

    Sevgi ve ışıkla

    Emine Pişiren
    Edebiyat Galerisi Net Sitesi
    Genel Yayın Editörü/Yöneticisi

  5. Nurdan GELDİ dedi ki:

    Sayın: Ahmet FİDAN
    Bir hadisi şerif vardı geçenlerde bir takvim yaprağında okumuştum.Hala saklarım o kağıdı. Bunu paylaşmak istiyorum gazetemizde okuyunca yazınızı yazma ihtiyacı hissettim…
    ”Dünyaya rağbet etme ki Allâh seni sevsin. İnsanların elinde bulunan şeylere göz dikme ki insanlar seni sevsin.” buyurdu. (İbn-i Mâce, Zühd)ve Allâh Resûlü’nün:
    “Herhangi birinizin iplerini alıp dağa gitmesi, sırtına bir bağ odun yüklenip getirerek onu satması ve Allâh’ın bu sebeple onun şerefini koruması, verseler de vermeseler de insanlardan bir şey dilenmesinden çok daha hayırlıdır.” (Buhârî, Zekât, 50) buyurması hâdisenin hangi boyutlarda olduğunu göstermeye kâfîdir bence…
    Gönlü zengin olmak bir lutuf olsa gerek.
    Saygılarımla…