Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Nükleer Silah Ve Din İstismarcılığı

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

27 Şubat 2012 00:02

Yorum Yapılmamış

Küresel Güçler; dünya kamuoyunu medya yoluyla, yanıltıcı uyutucu,
uyuşturucu haber bombardımana tabi tutuyorlar. Sömürü çarkını işletip,
halkları, iğdiş etmektedirler.Sömürülen ülkelerde *işbirlikçi yöneticilerle* ise din afyonunu
kullanmaktadırlar.

İslam ülkelerine bakın. Petrol zengini. Din adına İslam adına Müslüman
kardeşini, birbirini öldürüyorlar. Ne için? iktidar için. Peki ülke
kaynaklarını kim sömürüyor, emperyalistler.

Toplumda, gelir uçurumu artmış, her gün pişkinlikle yalan söyleyenler,
talan edenler, servetlerine servet katanlar,* ülke kaynaklarını yabancılara
peşkeş çekenler var.

Ama halk anlıyor mu biliyor mu? Hayır. Ya ne biliyor Cuma namazına
sırıtarak giden yöneticilerini biliyor ama onları Müslüman zannediyor.

Sorgulama var mı, yok.

Yani; İslam ülkeleri; nükleer silah gibi yüksek teknolojiye sahip
olmalarına gerek yok. Onların *işbirlikçi yöneticilerinin elinde İslam
gibi nükleer istismar silahı var.

Nükleer silah konusunda İran'a baskı yapan ABD, dünya kamuoyunu *nükleer
silahları azaltıyoruz  diyerek yanıltmaktadır.

Nükleer programı nedeniyle İran'ı yaptırımlarla sıkıştıran Obama
yönetimi, ABD nükleer silahlarında yüksek teknoloji programını uygulamaya
koyuyor.

ABD'de bazıları Cumhuriyetçiler, Çin ve Rusya'nın nükleer gücünü artırdığı
bu dönemde nükleer silahlarda kesintiye gitmenin ABD'yi zayıflatacağını
savunuyorlar. Aynı zamanda ABD'nin Türkiye, Güney Kore ve Japonya gibi
müttefikleri için sağladığı *nükleer şemsiyenin güvenilirliği*nin
sarsılacağını söylüyorlar.

ABD'nin 2009'da Rusya ile imzaladığı yeni START anlaşması (Stratejik
Silahlar İndirim Anlaşması) 2018 yılına kadar konuşlandırılan stratejik
nükleer savaş başlıklarını 1,550'ye indirilmesini öngörüyor.

ABD'nin 1,790 savaş başlığı var. Rusya'nın ise 1,566. ABD ve Rusya
dünyadaki nükleer silahların yüzde 90'ını kontrol ediyor.

Nükleer silah, nükleer reaksiyon ve nükleer fisyonun birlikte
kullanılmasıyla ya da çok daha kuvvetli bir füzyonla elde edilen yüksek yok
etme gücüne sahip silahtır. Genel patlayıcılardan farklı olarak çok daha
fazla zarar vermek amaçlı kullanılır. Sadece kullanılan bir silah, tüm bir
kenti ya da bir ülkeyi canlı, cansız ne varsa tamamen yok edecek güçtedir.

Savaş tarihinde, nükleer silah ABD tarafından II. Dünya Savaşı'nın son
günlerinde iki kez kullanılmıştır. İlk olay 6 Ağustos 1945 sabahı, Little
Boy (küçük çocuk) kod isimli uranyum tipi silahın Japonya'nın Hiroşima
kentine atılmasıyla vuku bulmuştur.

Üç gün sonra ise Fat Man (Şişman adam) kod isimli plutonyum tipi
silah aynı ülkenin Nagazaki kentine atılmıştır. Kullanılan bu silahlar
neticesinde çoğu sivil 120.000 kişi yaşamını kaybetmiştir. Bu olaylardan
sonra nükleer silah kullanımı üzerindeki tartışmalar hız kazanmıştır.

İki temel nükleer silah türü vardır. İlki, Hiroşima'ya atılan uranyum
veya Nagasaki'ye plutonyum bombasındaki gibi uranyumötesi ağır atom
çekirdeklerini bölerek enerji elde eden fisyon bombalarıdır. Bu
silahlarda uranyum ve plütonyum gibi ağır elementlerin parçalanabilir
izotopları, süperkritik kütle denilen belli bir ağırlık limiti üzerinde bir
araya getirildiğinde zincirleme reaksiyona girerek çok büyük bir güç
üretirler.

Hidrojen bombası veya füzyon bombası denen ikinci tipte ise ateşlenen bir
fisyon bombası ile hidrojen çekirdekleri birleşmeye (füzyona) zorlanır, bu
sayede çok yüksek bir enerji ortaya çıkar. Fisyon bombalarının teorik üst
limitleri olsa da, füzyon bombalarının gücünde bir üst limit yoktur.

Küresel güçler; akılcı bilime dayalı, çalışma, hak, hukuk, adalet,
katılımcılık, refah, yüksek teknoloji kavramlarıyla iç içe yaşarken, *Türkiye
ve İslam ülkeleri'nin ibretlik haline bakın ve düşünün.

İslam ülkeleri ve Türkiye nelerle meşgul ediliyor?

Hırsızlık, yolsuzluk, yalan, talan, dolan meziyet haline geldi.

Yeteneksizler işbaşında. Meclise bakın! Bürokrasiye bakın. Yüzlerinde
ikiyüzlülük, dillerinde yalan, cüzdanlarında tüyü bitmemiş yetim hakkı ve
insanların çoğunluğun hakkı var.

Ama pişkinlikle sırıtanlara körükörüne inanan halk yığınları var.

Peki ya muhalefet? Var mı yok mu belli değil.

Halkın aydınlatılması gerekir. Peki kim nasıl aydınlatacak?

* *
Günün Sözü: Bilen bilir, bazıları bilmezler ne dediklerini, çünkü
bilmezler ne olduklarını.
 

Okunma Sayısı: 96
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...