Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Nilhan Aydın: Bir Kadının Portreleri


19 Eylül 2009 00:02

Yorum Yapılmamış

Günler vardır birbirinden farklı; geceler vardır, her birinde ayrı karanlıklar… Sözcükler vardır, kullanıldığında bir büyüdür içinizde. Kitaplar; sürükleyici, keyif veren, hüzünlü, mutlu eden, yorucu, bir nefeste okunabilen…

Nilhan Aydın’ın kitabı, bir solukta okunabilenler sınıfında. Kelimeler özenle seçilmiş, akıcı dilinin yanında, magazinsel yönüyle de Bir Kadının Portreleri, farklı bir eser. Her şeyin yanında, kadın olmanın zarifliği, esere de yansımışsa ilişmeyin keyfimize. Sıcacık, yepyeni bir arkadaş bizi bekliyor demektir…

Yazar, birbirinden renkli ve tanınmış kişiliklere yer verdiği eserinde, onlarla geçen iyi-kötü anılarını da paylaşıyor. Ne dersiniz, Çetin Altan’la başlayalım mı…

“… Alt katta bana kahve yapıyor. Sakın kahvesini, kendi hizmetini yapmayan adam ile evlenme diyor. Kadınlara değer verdiğini, eşit görmeyi bırakın, üstün bile gördüğünü bu ziyaretimde daha iyi anlıyorum. Zaten O dememiş miydi, kadın evrensel insanlığın cansuyu, oksijeni diye…”

“… Değişmeyen tek şey değişimdir diyen Çetin Altan, 30-40 yılönce yazdığı yazılarını, biraz değiş, hep aynısın yurdum demek ister gibi koyar köşesine. Olof Palme ve Mitterand gibi dünyanın önde gelen kişileriyle arkadaşlık yapan Çetin Altan, Fransa’da lise edebiyat bölümünde kitaplarının seçmeli olarak okutulmasına ve Fransa’nın güney bölümünde en çok okunan yazar olmasına ise; yazılarım anlaşılabilir de ondan diye mütevazi bir cevapla yetiniyor.”

Nilhan Aydın, tüm samimiyetiyle bahsettiği kişiler arasında saygı duyduğu bir isim olan İlhan Selçuk’a da yer vermiş eserinde. Kitabın 45. sayfasında yazar; seviyeli, kültürlü, hoşgörülü ve sevgi dolu bir insan olarak tanımlıyor İlhan Selçuk’u. Diğer önemli detayları, yazar anlatsın bize…

“… Söyleyeceği sözü sakınmadan söyleyen, aydınlanma felsefesinin yılmaz savunucusu ve herkesin gözünde tam bir kalem efendisi… Bu ülkenin sorunu, birçok İlhan Selçuk’un olmaması dedirten türden bir fenomen… Toplumcu ruhunu hiç yitirmeyen, ülkesinin sorunlarını kendi sorunlarıyla da özdeş kılan ve günümüzde çok ihtiyaç duyduğumuz önemli düşünce adamıdır.” İlhan Selçuk gerçekten de önemli bir Türk aydınıdır. O’nun hakkında, yazar-eleştirmen Dursun Özden; İlhan Selçuk olmasa, Cumhuriyet’in (gazete) hali yaman der. Ne diyelim, İlhan Usta var olsun…

İsterseniz şimdi bir ustadan diğer ustaya geçelim. Nilhan Aydın’ın kalemi, şimdi de sinemamızın sultanı Türkan Şoray’a dokunuyor…

“… O’nunla tanışmam, Nükhet Duru’nun söylediği, Türkan Şoray’ın Gözleri adlı şarkıya çekeceğimiz klip vesilesiyle olmuştu. Nedenini hatırlamıyorum bile ama; Mustafa Altıoklar’ın çektiği birkaç sahneden dolayı çekilenleri istememişti… Gözleri yaşla dolunca; Mustafa da, Nükhet Duru da, ben de çok üzülmüştük. Biz de o zaman Türkan Şoray’ın oynadığı eski filmlerden görüntü kullanıp montaj yapalım dedik.”

Dilerseniz yolculuğumuza, Nilhan Aydın’ın kısa kısa kareleriyle devam edelim. Yaşayarak ve hissederek…

Tanıdıkça sevilen, dürüst, samimi bir kişidir. İlk tanıdığınızda soğuk sanırsınız ama; tanıdıkça içtenliğini ve cana yakınlığını hissedersiniz. O, iyi bir gazeteci, tutarlı bir aydındır. Hani “iyi günde de kötü günde de” denir ya… (Hikmet Çetinkaya)


Televizyonda gördüğüm bir görüntüsü geliyor aklıma. Sahaya inmiş, taraftarları yatıştırmaya çalışıyor. Birçok kişi yadırgadı ama ben hiç şaşırmadım. Çünkü O, etrafında olan her şeyle ilgilidir. O, Fenerbahçe için sadece elini cebine koymadı. O, Fenerbahçe için yüreğini de koydu. Kendi parasıyla yaptırdığı stada kendi adını veremez miydi… O, Fener’e sevdalı… Fener’in tarihine saygısından, Şükrü Saraçoğlu adını koymayı uygun buldu. Bence Fenerbahçe’nin adı Azizbahçe olarak değiştirlmeli. (Aziz Yıldırım)


Şimdi odasının kapısındayım… İlk kez karşılaşacaktık… Kapıyı çalarak içeri girmemle beraber hemen ayağa kalkıp ceketini ilikledi. Hafif bir reverans yaptı bana doğru. Karşımda bir beyefendi vardı. Öyle kibar ve zarif konuşuyor ki, ben de konuşmama ve davranışlarıma dikkat etme ihtiyacı duyuyorum. Tanıdığım onca kişi arasında bu kadar kibarı yok. Kalem tutuşu bile farklı. O’nda içten gelen bir kibarlık, şıklık var… O ülkemizin aydınlık yüzü. (Oktay Ekşi)

Nilay Aydın, içinden nasıl geliyorsa öyle konuşuyor okuruyla. Kahramanlarını açıkça sunuyor bize. Bazen taraflı bazen tarafsız yapıyor bunu. Üstelik; anlattığı kahramanlar, yukarıda benim aktardığım kadar sınırlı da değil. Ertuğrul Özkök, Nükhet Duru, Özkan Uğur, Abdüllatif Şener, Okan Bayülgen ve daha fazlası da var…

Serin bir bayram sabahı; sizi güldürecek, sıcak bir arkadaşa ihtiyacınız olursa, Bir Kadının Portreleri‘ne bakın derim (Günizi Yayıncılık).

Şimdiden iyi bayramlar, güzel günler, akıcı kitaplar dilerim…

Okunma Sayısı: 136
Kategori: Yavuz YAVUZER

Yazarın Diğer Yazıları

Yokuş Ocak’tan İnciler!..

Günümüz şairlerinin ve şiirlerinin eksiklikleri, açmazları, çıkmazları diyorsunuz. Söylenecek o kadar söz var ki …...

YOKUŞ Edebiyat (Ocak 2010) Çıktı!..

Aylık Kültür Sanar Edebiyat dergimiz, YOKUŞ Edebiyat, ilk sayısıyla kitabevlerindeki yerini almıştır....

Mahir Kaynak ile Demokratik Açılım Söyleşisi

Türkiye, çok önemli bir süreçten geçiyor: Kürt Meselesi. Farklı adlarıyla; Kürt Açılımı, Demokratik Açılım Projesi…...

Edebiyat Dergilerine Bir Yenisi Daha: Yokuş

2010’da YOKUŞ çıkıyoruz!..  Türk Edebiyatı’nda; Varlık, Berfin Bahar, Türk Dili, Yasak Meyve gibi birçok önemli ...

Nâzım Hikmet: Yatar Bursa Kalesi’nde

Sevdalınız komünisttir, on yıldan beri hapistir, yatar Bursa Kalesi’nde.   1947 tarihli şiirinde, sevenlerine bu...