Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Neden Otoriter Rejimler Amerikan Yönetiminin İsteğidir?


21 Ocak 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün yemin ederek göreve başlayacak, yeni Başkan Donald Trump‘ın, Dışişleri Bakanı adayı Rex Tillerson ve Savunma Bakanı adayı James Mattis ile görüştü.

Çavuşoğlu’nun Trump’ın yemin törenine de, katılacağı ifade edildi. Gazeteler.

Amerikan derin devletinin, yeni Başkan Trump ile girdiği mücadeleyi doğru değerlendirmek zorundayız. Biz entelektüellerden çok, Türk devletinin durumu doğru değerlendirmesi gerekir.

Amerikan derin devleti ile Trump arasındaki kayıkçı kavgasını esas alarak düşünmek, dünya sorunlarına Amerika’dan bakmak anlamına gelir. Emperyalizmin kurumsal yapısını, kurumsal davranışını bilmemek anlamına gelir.

Trump’ın korumacı söylemlerine bakarak, Amerikan devletinin diğer ulus devletlerin iç işlerine karışmayacağını sanmak, devlet aklının yapacağı iş değildir.
Amerika ile ilişkilerde uzmanlaşmış, belki de tek millet Türk milletidir.

Küçük Amerika* diyerek bu günlere geldik. Amerikancılığın ne demek olduğunu iliklerimizde yaşayarak öğrendik. Müdahalelerle, süreçlerin kuralsızlaştırılarak, özelleştirildiğine şahit olduk. Ulus devletimizin nasıl da, uçurumun kenarına getirildiğini yaşayarak öğrendik.

Bir zamanlar Amerika ile içli dışlı olanların, Amerikancılığı normal hayatın gidişi sananların, Trump’ın söylemlerini ülkemiz bakımından iyi söylemler gibi anlamaları olasıdır.
Amerika, Türk devletinin iç işlerine karışmak ve Türk Devletini yönetmek için, giriştiği her operasyonda, böyle ortamları değerlendirmiştir.

Amerika’nın neden otoriter rejimlerle daha rahat çalıştığını anlamak, ekmek su kadar zorunludur.

Başkanlık sistemini Amerikan emperyalizminin baştan beri tercih etmesinin sebebi budur.

Amerikan devleti tarafından, diktatörlerin kullanılması şu sebeplerden ötürü tercih sebebidir.

Meclis gibi ikna edilmesi zor olan kurumların devre dışı kalması ve maliyetinin düşürülmesi bakımından tercih edildiği kesindir.

Amerika’nın en uzun ve iyi ilişki kurduğu devletlere bakarsanız hepsinin de otoriter rejimlerle yönetildiğini görürsünüz. Suudi Arabistan, Körfez Ülkeleri gibi… Yönetemediği veya müdahalede zorlandığı devletleri de haydut devlet sınıfına koyar.

Ülkemize başkanlık sistemini öteden beri isteyen Amerikan derin devletidir.

Çavuşoğlu, Trump’ın bakanlarına, bizim iç işlerimize karışıp karışmayacaklarını soracaksa, alacağı her cevap emperyalist bir yalan niteliğinde olacaktır.

Gerek Açılım sürecinde, gerekse, ülkenin bölünmesi için federasyonlaşma taleplerinde, Amerikan sözcülerinin, hep başkanlık sistemi önerdiğini görürüz.

Amerikancı FETO teşkilatının yayın organlarında hep Başkanlı önerilerine şahit olmuştuk. Her ne kadar şimdilerde RTE’ye karşı olsalar da, ortak oldukları dönemlerde FETO hep başkanlığı savunmuştur. Çünkü Büyük Biraderin asıl talebi budur.

Şimdilerde Amerikan emperyalizmi RTE ile arası iyi değildir. Bunu biliyoruz.

Trump’ı Amerikan emperyalizminin başına gelmiş bir peygamber sanmak ve 15 Temmuz’u unutmak, Amerikan derin devletinin stratejisine en uygun davranıştır. Sonu daha büyük felakettir.

Bülent Esinoğlu
bulentesinoglu@gmail.com
ulusalkanal.com.tr

Okunma Sayısı: 103

Yazarın Diğer Yazıları

Savaş Makinası ABD’nin Elinde mi Kalacak

Amerika’nın geleceği ile ilgili hem Amerika’da hem de dünya genelinde tahminler yapılıyor. Bu tahminleri iki ana kategoriye...

Politika Artık Politika Değil

Her şeyi istila eden medya politikayı da medyatikleştirince, politika artık politika olmaktan çıktı. Her şeyin sanallaştığı, fotokopileştiği...

Tahakküm Olarak İktidar

Siyaset bilimciler, iktidar tanımı üzerinde hiçbir zaman anlaşamadılar. A’nın B’ye yapmak istemediğini yaptırması; bir kimsenin diğeri...

Kin ve Nefretin İdealize Edilmesi ve Şiddet

Toplumsal eşitsizliğin ürettiği, bir bedelin olduğunu hepimiz biliriz, ama yok sayarak hayat yaşarız. Oysa eşitsizlik,...

Ah Bir de Kendimiz Düşünebilsek…

Kapitalizmin egemen yönetim biçimi olarak bulunduğu tüm ülkelerde, insanlar, kapitalizmin kültürel, iktisadi ve hatta siyasal...