Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Mutlak Doğru Var mı?


29 Aralık 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Kalabalıkların doğru bildiği karşısında ‘Söylenilen yanlış, düşündüğünüz yanlış’ demeyecek miyiz?
Kitle kuyrukçuluğu ve halk dalkavukluk mu yapacağız?
Kalabalıklar öyle düşünüyor’ diyerek, yorumlarımızı, haberlerimizi, manşetlerimizi, kitlelerin beklediği gibi mi atacağız?

Büyük kalabalıkların peşine mi takılacağız?
****
Doğrunun tek olduğunu    düşünlere, ‘Bu sizin doğrunuz, başka doğrularda olabilir’ diyerek onlar gibi düşünmediğimizi anlat(a)mayacak ve konuş(a)mayacak, yaz(a)mayacak mıyız?
****
Bırakın başka şeyleri, başka hayatları kendi hayatımıza söylediklerimize yaptıklarımıza baksak, “Doğru diye yaptıklarımızın, doğru diye konuştuklarımızın, doğru bildiklerimizin” öyle uzun yıllar içinde değil, kısa zamanlarda yanlış çıktığını, yanlış olduğunu görmedik mi?
Ve biz o doğruya inanmış ve peşine takılmışken, hayatın başka yerlerinde bulunan insanların sonradan kabullendiğimiz doğruyu seslendirdiklerini görmenin karşısında ne hissettik. Yüzleştik mi? Yada dersler çıkardık mı?
*****
Aynı bugün doğru zannettiğimizin, üzerinden birkaç zaman geçtikten sonra yanlış olduğunu görebileceğimiz gibi…
*****
Doğrunun tek olduğunu anlatıyorlar bize…
Ama o doğruyu da, kendilerinin söylediğini iddia ediyorlar.
Hatta bizde kendi anlattığımızın doğru olduğunu kabul ediyoruz. Ve öyle yaptığımızda onlara benziyoruz. Doğruyu bildiğini zanneden efendilere…

Peşin olarak söylediğimiz bir önermenin, okuduğumuz ya da anlatılan birşeyin doğru olduğunu düşünüyorsak ve körü körüne onu savunuyorsak, bir gün yanılabileceğimizi de kabul etmek gerekir.
*****
Diyeceksiniz ki, inandığımız, savunduğumuz, kabul ettiğimiz bir şeyin doğru olmadığını, yanlış olabileceğine inanırsak; ‘Nasıl yaşayabiliriz ki? Nasıl güven duyabiliriz ki?’ Haklısınız.
Tabi ki, inanacağız, tabi düşüncelerimizi savunacağız, tabi ki doğruyu söylediğimizi kabul edeceğiz. Tabi bir yolumuz olacak.
Ancak bizim doğru bildiğimiz şeyin karşısında yanlış olduğunu anlatan ya da kendi doğrusunu anlatana kükremeyeceğiz. Vatan millet meselesi yapmayacağız.
Konuşacağız. Onun doğrusunu ve kendi  doğrumuzdan belki yeni şeyler çıkaracağız.
Yeni doğrular, yeni önermeler, yeni yollar…
*****

Hayatın amacının asıl bir yolda yürümek olduğunu, menzile ulaşmak olmadığını bileceğiz.
Çünkü, yürüdüğümüz yollar öylesine çeşitlidir ki!
Bir yol menzile erişmez ise, başka bir yol eyleriz. Yollar sonsuzluktur.
Ve asıl mutluluk kendimize bir yol tutmaktır.
Yollar, hayatın bilmeceleri ve mutluluklarıdır.
Onun için doğru bildiğimiz çeşitli yollarda yürürken, yol arkadaşlarımız olur…
Yollar değiştikçe yol arkadaşları da değişir.
Her yeni yol yeni yol arkadaşları buldurur bize.
Her yeni yol, yeni doğruları ve yeni yanlışları ortaya çıkarır.
Ve hayat öyle devam eder.
*****

Ve mutlak doğru yoktur.
Ve mutlak doğru söyleyende yoktur.
Ve öyle olsaydı, yeni kitaplar yazılmazdı.
Ve öyle olsaydı, yeni yollar bulunmazdı.
Ve öyle olsaydı, yeni arayışlar yapılmazdı.
Ve mutlak doğru olsaydı, yeni düşünürler çıkmazdı.
Ve mutlak doğru olsaydı, bilim olmazdı.
Ve mutlak doğru olsaydı, bugünkü ben ben olmazdım.
Ve tabi ki sende sen olmazdın.
****
İki örnek vermek istiyorum.
Ergenekon zihniyetini savunanlarda kendi doğrularını söylüyorlar.
Ergenekon zihniyetine karşı çıkanlarda kendi doğrularını söylüyorlar.
Hangisi doğru, hangisi yanlış?
Herkesin baktığı penceresi ve durduğu yerle ilgilidir aslında doğru bakış.
****

Diğer örnek ise şu.
Tabipler Odası ve kimi solcular ithal doktora karşı çıkıyorlar.
Aslında bu bir yabancı düşmanlığı değil mi?
Türk doktorları dünyanın her yerinde çalışabilirler mi?
Yanıtım evet.

Türk doktorlara karşı bir eylem yapılsaydı, dünyanın herhangi bir yerinde nasıl düşünürdük.
Türk düşmanlığı, ırkçılık yapılıyor’ derdik.
Yabancı doktor istemiyoruz, denildiğinde bu  topraklarda ne düşünüyoruz?
Hangisi doğru?
*****
Ve aslında olaylara bakarken, baktığımız pencereler, durduğumuz noktalar o kadar önemlidir ki? Baktığımız pencere baktığımız olayın sadece bir yönünü gösterir. Başka bir pencereden bakanda başka bir yönünü görür.
Doğru olan, olaylara farklı pencerelerden ve farklı duruş noktalarından bakabilmektir.
Doğru bakış tarzı ile bakmak, doğru düşünebilmek farklı pencereler gerektirir. Ve farklı pencerelerden bakanlarla konuşabilmektir esas olan… Hayatın kendiside doğruların çeşitliliği vardır. Bunu bilmek çoğaltır insanı… Zenginleştirir

Zengin bir hayatınızın olabilmesi dileğiyle…
Yeni yıl mutluluk getirsin…

Okunma Sayısı: 80
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...