Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Musa Özgür Kıroğlu

GÜLİSTAN
Zeki ORDU

22 Ağustos 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Bu hafta köşemi bir misafir alacak. Misafir çünkü Ünyeli.
Eylül ayının ikinci haftası itibariyle Bilgi     Gazetesinde aralıksız yedi yıl yazdım. Köşemde belirli aralıklarla biyografik yazılar yazdım. Bu yazılarda daha çok Termeli veya Termelilerin tanıdığı kişileri kaleme aldım. Bu sefer sırada bir Ünyeli var.
Musa Özgür Kıroğlu bir eğitimci. Önce bu özelliğini belirtmek istedim. Bunun yanı sıra bir kültür insanı, aydın, araştırmacı, idari ve ticari bilgiye sahip, milli, manevi ve insani değerlere haiz.
Partizanlık yapmadan siyaset yapabilen ender insanlardan biri. Ayrıca  Ünye Kent Konseyi Başkanlığı da yapan Musa Özgür Kıroğlu; Ünye Yunus Emre Derneği yönetim kurulunda. Ve en önemlisi bir Ünye sevdalısı. Oldu olacak gazeteciğini de yazıp tanıtım kısmına son vereyim.
Musa Hocayla tesadüfen tanıştım. O hafta ikimiz de kendi gazetelerimizde benzer konuda yazmıştık. Yanlış hatırlamıyorsam “Kara Tahta” ile ilgili bir yazıydı.
Biraz sohbet ettik. İlk  karşılaştığımda onda bir fevkaladelik gördüm. Bir fırsatını bulup tekrar sohbet etmek geçti içimden. Ancak benim Ünye’de ilk yıllarım olması, onun da gazetede çalışıyor olması bu yakınlaşmayı biraz geciktirdi.
Aynı gazete yazmıyorduk ama ben yazılarını takip etmeye başladım. Çok hoş bir üslubu vardı. Yazdığı konulara hakimdi ve en can alıcı konularda bile tarafsız yazmayı başarabiliyordu. Övgülerinde ve eleştirilerinde tarafgirlik yoktu.
Musa Hocayla uzun süre bir arada olmamız; Ünye Yunus Emre Derneği tarafından düzenlenen “Biz ve Yaban Yunus’ta Tamam” adlı projesinin Yunus Emre ile ilgili bir gezi programında oldu. Ünye Yunus Emre Derneği Başkanı Sayın Yaşar Argan öncülüğünde başlatılan bu projeye Ünye Yunus Emre Derneği üyeleri ile ben de katıldım. Bursa, Manisa, Konya ve Kırşehir’de konakladığımız bu gezide Yunus Emre’ye ait makamlar ziyaret edilecekti.
Yol boyu aynı taşıtın içindeydik. Bu arada Musa Hocayla sohbet etmek fırsatımız oldu. Taşıtımız nereden geçse daha önce oralarla ilgili hatıralarını anlatması çok etkileyiciydi. Ben kimseye fark ettirmeden onu dinliyordum. Zaten yazılarından ve üslubundan çok şey öğrendim.
Bir Ünye sevdalısıydı. İnsanlara yardım etmeyi severdi. Kendini yetiştirmiş biriydi. Farklı konularda söz sahibiydi. Onunla birlikte olduğum zamanlarda hiç tartıştığını görmedim.
Ülkenin çok yerini gezmişti. Gezileri öyle sıradan değildi. Gittiği yerlerde bulunan dağ, deniz, dere, göl gibi adet olan şeylerin dışında; oradaki insanların yaşayışları, oralara yapılması gerekli fiziki ve kültürel yardımların nasıl olması gerektiğini düşündüğünü sanıyorum. Bir yerleri görmek, tamamen şahsi bir durumdur. Ama o yerler hakkında bilgi edinmek ve onları başkalarına sunmak ise tamamen kültürel bir çalışmadır.
Musa Hoca Ünye’ye de ülkeye de çok gerekli biri. Onun uzun yıllar daha hizmet edeceğini düşünüyorum. Bazen keşke Musa Hoca gibi insanların sayısı fazla olsa ülkemiz ne kadar şanslı olurdu.
Her gün bir şeyler öğrendiğim, sohbetlerinden sohbet hazzı hariç ufkumun genişlemesine yardım eden bu kişi sadece Ünye’de değil çevre ilçe ve illerde de bilinmesi tanınması lazım.
Ben Terme’de bir gazete Termeli birini yazmadım aslında. Özbeöz “bize” dair “bilinmeyenleri” yazdım. Musa Hoca özelde Ünyeli ise de benim için Termeli, Sinoplu, Maraşlı ve bu vatanın has evladıdır.
Bu ülke yaşayanların kıymetini bilmez, aramızdan ayrıldıktan sonra methiye düzme yarışına girer. Biz kendi sağlığımızda hafızamız yerindeyken yaşayan değerleri bir nebze de olsa tanıtma gayreti içine olacağız. Madem bir şeylere gücümüz yetmiyor, her şeye aklımız ermiyor bari bu işleri bilenlerin kıymetini bilelim.
Kadir kıymet insanın sağlığında bilinmeli. Topluma katkısı olan herkese yardımcı olmak bir “gönül” borcudur.
Sürçülisan ettikse özür dilerim Musa Hocam. Sen de yazıyorsun, beni anlarsın. Bize düşen yer bu kadar. Çünkü daha içimi dökmeden sütun son buldu.
Musa Hocama sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir ömür dilerim. Sende öğreneceğimiz daha çok şey var.

Okunma Sayısı: 74
Kategori: Zeki ORDU

Yazarın Diğer Yazıları

Ey Kar!

Söğütlü Ortaokulundan Özcan Arslan’a ithaf Ey kar! Seni belki kusurlarımızı da örter diye çok bekledik....

Tirebolu Veya Bir Gönül Borcu

Ticarette borç maddi değer üzerinden yapılır. Temel unsur paradır. Bazı borçlar vardır ki karşılığını ne...

Kanaviçe İşlemeli Yastıklar…

“Hey gidi günler hey!” demek bile izah edemiyor halimizi. Böyle demek için bahsi geçen günlerin...

Cam Sürahi

Suların plastik kaplara hapsedilmediği zamanlardı. Hayata menfaat üzerinden değil sevgi bakıldığı, “Komşu komşunun küle muhtaç”...

Palaz

İnsanoğlunun en büyük özelliklerinden biri de hafızası olması. Yani tarihi. Hafıza bir nevi tarihtir. İster...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı