Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Mümkün mü Unutmak Güzelim Neydi O Akşam

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

03 Şubat 2008 00:05

Yorum Yapılmamış

Geçen akşam Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Kongre Salonu’nda Ahenk Musiki Topluluğu’ nun konseri vardı. Şef Mithat Özyılmazel’ in 80 kişiden oluşan adı amatör, ama yaptığı iş son derecede profesyonel olan korosu programın ilk bölümünde hicaz makamında eserler sundu. Konserin ikinci bölümünde TRT Ankara Radyosu sanatçılarından Elif Güreşçi Çiftçioğlu sahnede idi. Musikimizin güzelliğine bir kere daha tanık olduk, ruhumuz pırıl pırıl nağmelerle yıkandı. Bizlere özel televizyonlarda, radyolarda, hatta zaman zaman TRT’de bile Türk Müziği diye sunulan zevksizliklere de bir kere daha isyân ettik.

Bunlar içinde Latif Ağa’ nın ‘Zaman geçdi o gül rûye giden yok’  ve Udi Arşak Çömlekçiyan’ ın ‘ Ne zaman lûtfunu ihsân edeceksin güzelim’  sözleriyle başlayan şarkıları birçoğumuzun ilk kez dinlediği tam anlamıyla ‘sandıktan çıkma’ eserlerdi.

Keza Dr. Arda Kayhan’ın yorumladığı Neyzen Mehmet Efendi’ nin şarkısını da ben ilk kez duydum:

Ölsem etmem sırr-ı aşkı zerre fâş

Yoluna olsun fedâ bu cân ü baş

Hâk-i pâyin buna şimdi dil-firâş

Yastığımdır kapındaki kâre taş

Gönlüm ağlar gözüm döker kanlı yaş

Nail Karaduman ilk bölümde gecenin en çok alkış alan solisti oldu. Arif Sami Toker’ in hicaz şarkısını çok duyarak okudu: ‘Gel sevgilim son ümit yalnız sendedir artık’.

Devletin maalesef yeterli ilgiyi göstermediği kültürümüzün en önemli parçası olan Türk Musikisi amatör korolar sayesinde ayakta duruyor. Eskiden evlerde, konaklarda yapılan fasılların, meşklerin yerini bu korolar dolduruyor şimdi.

ELİF GÜREŞÇİ ÇİFTÇİOĞLU SAHNEDE

Konserin ikinci bölümünde TRT Ankara Radyosu sanatçılarından Elif Güreşçi Çiftçioğlu sahnede idi. Musikimizin güzelliğine bir kere daha tanık olduk, ruhumuz pırıl pırıl nağmelerle yıkandı. Bizlere özel televizyonlarda, radyolarda, hatta zaman zaman TRT’de bile Türk Müziği diye sunulan zevksizliklere de bir kere daha isyân ettik.

Elif Güreşçi’ nin repertuarında hicaz ve hüzzam eserler vardı. Tüm salon adeta nefesini tutarak dinledi Elif Hanım’ ı. 

Önce, Selâhattin Pınar’ ın ‘’Eserlerinde daha ilk bakışta alışılmamış bir melodi zenginliği göze çarpar. Türk Musikisi beste şekillerinin en küçüğü olan şarkılarda dahi, şed ve modülasyon bakımından akla, hayale gelmeyen sürprizler yapmış ve bu sürprizleri müstesna kabiliyetinin kendisine verdiği büyük maharetle, en ufak aksaklığa meydan bırakmayacak derecede birbirine yakıştırmıştır’’ sözleriyle bestekârlığını tanımladığı Zeki Arif Ataergin’ in hicaz şarkısını okudu:

Bırakıp gittiğin akşam beni ey şûh-i şenim

Sen değildin o giden rûh-i revânımdı benim

Kanayan kalbime döktüm gözümün yaşlarını

Sen değildin o giden rûh-i revânımdı benim

Sonra da Alâettin Yavaşça’ nın bestesini dinledik:

Ümitsiz bir aşka düştüm ağlarım ben halime

 Gönlüm kırık, bağrım yanık, hasretim ben yarime

Senden ayrı yaşasam da hayat ölümdür bana

Gönlüm kırık, bağrım yanık, hasretim ben yarime

Ve sıra Elif Hanım’ ın makamı hüzzama geldi. Herkes hüzzam okur ama Elif Güreşçi’ nin hüzzamları bir başka oluyor.

Sanatçımızın, Türk Musikisinin gelmiş geçmiş en büyük yorumcularından olan Bekir Sıtkı Sezgin’ den geçtiğini söylediği Rakım Elkutlu hüzzam şarkısında mest olduk:

Gönül bu, ne durur, ne de söz dinler

Sevmeden yapamaz, severken ağlar

Bihûde ettiğin bunca yeminler

Sevmeden yapamaz, severken ağlar

Bu şarkıyı gözlerimi kapatmış dinlerken 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden olan ve muzipliği ile de ünlü olan Rakım Hoca’ nın ‘’Dünyada kadın ağlamasından daha güzel bir mûsikî olur mu ?’’ sözleri aklıma geldi. Hoca, Elif Güreşçi’ yi dinleseydi bu sözleri böyle mi söylerdi diye de düşünmeden edemedim.

Selâhattin Pınar’ sız bir Elif Güreşçi konseri elbette mümkün değildi:

Gözünün rengini sordum, kara sevdâ dediler

Seni mecnûn edenin ismine Leylâ dediler

Zülfüne bağlı kalan dillere Şeydâ dediler

Beni mecnun edenin ismine Leylâ dediler

Son şarkı ise tam 16 yıl önce, 18 ocak 1992’ de kaybettiğimiz Yessari Asım Arsoy’ un hüzzamlarının en yakıcısı idi:

Ümitlerim hep kırıldı yarim artık gelmeyecek

Gözyaşlarım dökülürken busesiyle silmeyecek

Beni bir gün güldürmedi elbet o da gülmeyecek

Ayrılsam da ağlasam da bende bu aşk ölmeyecek

 Elif Güreşçi Çiftçioğlu, bitmeyen alkışlara cevap olarak Neveser Kökdeş’ in nihavent şarkısını okudu. ‘Kaçsam bırakıp senden uzak yollara gitsem’. dedi ve ‘Bürünüp yavru güvercinlerin ürkekliğine’ kaçtı gitti uzaklara.

Okunma Sayısı: 119
Etiketler: , , , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Hayvansal Gıdalar Kalp Damar Hastalığı Riskini Azaltıyor

Hayvansal gıdaların ağırlıkta olduğu diyetlerin kalp-damar hastalıkları için risk faktörü olduğu kabul edilirdi ama hayvansal...

En Az 10 Milyon Grip Aşısına İhtiyacı Olan Bir Ülke Neden Bu Kadar Az Aşı İstiyor?

Türkiye’ de ve dünyada da bugüne kadar tüm propagandalara rağmen pek fazla rağbet görmeyen grip...

Nezle KOVİDİ Hafifletebilir, KOVİD Gribi Azaltabilir

İndependent Türkçe‘ deki yazım: Dünya son iki aydır artışa geçen yeni tip koronavirüs (SARS-CoV-2) vakaları...

Kilo Verme Değil İnsülin Direncinin Düzelmesi Grip Ölümlerini Önlüyor

Yeni bir araştırmada obez farelerin bağışıklık sistemi hücrelerinin glukoz metabolizmalarının bozulmuş olduğu gösterildi. Obez farelerin...

WHO’nun Ekisiz Dediği İlaç FDA’ dan Onay Aldı

Dünya Sağlık Teşkilatı’ nın (WHO), KOVİD için uzun süre teşvik ettiği ve etkisiz olduğunu gösteren...