Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Moral Bozmak Yok


16 Şubat 2017 00:02

Yorum Yapılmamış

Son aylarda en neşeli arkadaşlarımın dahi motivasyonu düşük.

Sosyal kelebekler, neşe pınarları, serotonin bombaları pek nadir artık. Bir kısmı şahsen gözüme batmış olanların azalması iyi de morallerin bu denli bozuk olma duygusundan da kurtulmak lazım. Yeniden güçlü olmanın yollarını bulmalıyız.

Belki deriyi kalınlaştırmak, daha mantıklı, daha az duygusal davranmak lazım.

Herkesin birbirine şüpheyle baktığı bu atmosferde hayatta kalmanın tek yolu ‘birbirine şüpheyle bakmamayı’ öğrenmek.

Hani Tarkan’ın şarkısında dediği gibi, “Birbirimize tutunursak güneş belki doğabilir”.

Tabii onca acının önce siyasetçilerin başına, taş düşürmesi lazım.

İktidarı, muhalefetiyle ‘Evet ya da hayırcı olmak fark etmez, tüm vatandaşlarımızın geleceği için çalışıyoruz’ diyen bir siyasi yaklaşım biraz olsun rahatlatır.

Yerden kalkmak zor oluyorsa en iyi yol, yanındakine tutunmaktır.

AKLIM ONLARDA

Haber masamıza düştüklerinden beri karmaşık duygular içerisinde anıyorum onları.

Hani el ele tutuşarak denize girip intihar eden, 70’lerindeki Ülker-Altan Çetin çiftini.

Ölümlerini bir tören haline getiren bıçak sırtı iki iradeyi. Belli ki uzun süre hazırlanmışlar. Malvarlıkları satılmış, fakir fukaraya devredilmiş. Geriye dönüş olsun istenmemiş. En sevdikleri yer tercih edilmiş.

Siyahlar giyilmiş o gece, kendi matemlerini kendileri tutmak istemişler önce. Özenle iki mektup hazırlamışlar, sevdiklerine facebook ve whatsapptan mesajlar yollamışlar. Ege’nin en sessiz ve güzel yerinde ölüm satır satır planlanmış o hafta. Hayatlarından ve ölümlerinden sadece kendilerini mesul ilan edercesine, naif bir şarkı eşliğinde.

‘Nasıl geçti habersiz / O güzelim yıllarım’ Sevgilerini direnmeye harcasalardı diyorsunuz tabii, hani o dizelere dayansalardı keşke…

Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm Ben senin için yaşamayı göze almışım…

Olmadı, başkasına muhtaç olmak gibi acımasız bir gerçeği, aynı acımasızlıkta kendi gerçekleriyle bitirdiler. İhtimal, o soğuk sulara birbirlerine gülümseyerek girdiler. Haklıydılar, haksızdılar, oğulları suçluydu, var mı bir önemi? Bir karanfil bırakacağım Çeşme’nin denizine.

Onlara bu yalnızlığı yaşatan eksiklerimiz ve kilometrelerce derinden gelen acılarına saygının bir nişanesi olarak.

Okunma Sayısı: 84
Kategori: Dilek GAPPİ

Yazarın Diğer Yazıları

Her Yer İzmir Olsa!

Bugün elde el yazması tek notası yok. 40’lı senelerde şapirograf tekniği ile basılmış notalarda da...

Lafı Bırak Sisteme Bak

Millet olarak heyecan duymayı seviyoruz. Seçim mitinglerine bakıyorum, çoğu dar gelirli, halinden belli ki zor...

10 Yılda 10 Seçim

Seçim rüzgarları sert esiyor. Evet heyecan var ama 2007 yılından bu yana 12 ayda bir...

Villa Fiyatına 1 Oda 1 Salon

Kentleri özel yapan, tarihleri, kültürleri ve bu kültürün içinde yer edinmiş korunan mimarileridir. Fransa yıllık...

Hakiki Demokrat

İzmir, 24 Haziran’da 28 milletvekili seçecek. Öteden beri, muhafazakarlığa mesafeli ancak sol algıya yakın bir...