Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Medya ve Casusluk

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

22 Mart 2012 00:02

Yorum Yapılmamış

Medya kamuoyu oluşturmada, yalan haber, yorum, görüntü kirliliği ile
beyinleri sersemletiyor. Gazeteci ajanlar hareket halinde.

Wıkıleaks belgelerinde ve Stratfor yazışmalarında yer alan bilgiler malumun
ilanıdır.  Bilgi sızdırılması mı yoksa bilgi paylaşımı mı yapılıyor sorusu
tartışılıyor.

Yayınlanan yeni Wikileaks belgeleri sayesinde devlet kurumlarının "gayri
resmi CIA" olarak bilinen Stratfor'a bilgi alışverişinde bulunan
danışmanlarla dolu olduğu anlaşıldı. Danışmanlarını değiştirmek yerine
onları eleştirenler topa tutuldu. Peki ama neden? Danışmanlar kim adına
niçin Stratfor'a  bilgi alışverişinde bulunuyor?

Yabancı istihbarat kuruluşları ülkeyi kevgire çevirmiş. Gölge CIA ile
asıl CIA, NSA, FBI, Başbakan ile bakanlar arasında mekik dokuyorlar.
Ülkelerde darbeler planlayan CIA, NSA, FBI Türkiye'dedir. Sorgulanması
gereken konu yabancı istihbarat örgütleri, siyaset ve medya ilişkileridir.

MİT Müsteşarı, PKK'lı teröristler ile gizli görüşüyor, CIA Başkanı da gizli
görüşüyor.

* *
Bakın; CNN'in yayınladığı Suriye Ordusu'nun katliam yaptığını gösteren
bir haberin mizansen olduğu ortaya çıkınca CNN yalan haber yaptığını itiraf
etmek zorunda kaldı. CNN sözcüsü, Esad'ı eleştirerek, "Suriye'ye girmemize
izin vermezseniz, işte bizde böyle uyduruk haberler yaparız" anlamında
sözler söyledi. CNN'in özrü kabahatinden büyüktü.

Bilgisayar korsanları El Cezire çalışanlarının elektronik postalarını ele
geçirip yayımlayınca El Cezire'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile ilgili
düzmece haberler yayınladığı ortaya çıktı. Bu duruma en çok El Cezire'de
çalışan namuslu muhabirlerin canı sıkıldı. Mesela kanalın Beyrut muhabiri
El Haşim Suriye haberleri yanlı yapılıyor diyerek istifa etti.

El Haşim El Cezire'nin *düzmece haberler* üretmenin dışında bazı haberleri
de görmezden geldiğini söylüyor. Mesela El Cezire, Bahreyn güvenlik
güçlerinin ve Suudi askerlerin gösteri yapan Şii halka karşı acımasız
davrandığını gösteren kendi muhabirlerinin hazırladığı haberleri
yayınlamamış, dünya kamuoyundan saklamış. El Ekber Gazetesi, El Cezire'nin
Tunus, Mısır, Libya, Suriye ve Bahreyn'deki çalışanlarının da El Haşim'le
benzer düşünceleri dile getirdiklerini iddia ediyor.

Medya'nın bir kısmı, Batı medyasından ve El Cezire gibi CIA ilişkili Arap
kanallarından gelen düzmece haberlerle bizi Suriye'ye karşı savaşa
hazırlıyorlar. Yalan haber yayınlarken zekamızla alay edercesine bizi
kandırmak için özen bile göstermiyorlar.

Bir haber; Ekranda Humus şehri görülüyor, görünmeyen birinin heyecanlı
bir şekilde Arapça konuştuğunu duyuyorsunuz. Sonra bir bombanın patladığını
ve Humus'un bir bölgesinden yoğun dumanların yükseldiğini görüyorsunuz.
Ekranda görünmeyen ama sesi duyulan Arap tekbir getirmeye başlıyor. O
sırada haber spikeri, Suriye Ordusu'nun Humus'da nasıl katliam yaptığını,
nasıl yüzlerce kişiyi öldürdüğünü anlatıyor.

Görüntülerden anlaşılıyor ki, muhalifler Humus'un bir yerlerine bomba
yerleştirmişler, bombayı patlatmışlar ve patlama anını da kameraya
çekmişler. Çekim sırasındaki patlama ve o patlama üzerine Arapça konuşan
adamın tekbir getirmesi bu gerçeği açıkça anlatıyor.  Kaydı yapanların
Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmiş Libyalı ya da Suudi teröristler olmaları
ihtimali de çok yüksek. Ama terör eylemi, Türk halkına Suriye Ordusu'nun
eylemi gibi sunuluyor.

Bu tür haberler her gün yandaş ve merkez medya'da yer alıyor.
Medya;Türk halkını Suriye'ye karşı savaşa hazırlarken, Birileri de
devlet
kurumlarını savaşa hazırlıyor.

Suriye'ye karşı savaşın nihai hedefi Türkiye'dir. Duyarlı olanlar, aklı
olanlar bunu görüyor, ama çıkarları emperyalistlerle özdeşleşen
işbirlikçiler görmezden geliyor.

Bugünkü durum; İşgal ve kurtuluş savaşı dönemine benziyor. O dönemde
İstanbul basını ağırlıklı olarak işgalcilerden ve Damat Ferit Paşa
hükümetinden yanaydı. Bugün ise heryer işgal kuvvetleri yerine batıdan
fonlanan kişiler ve sivil toplum örgütleriyle sarılmış vaziyette.

Bu örgütler ve kişiler; siyasi partilere, polise, yargıya, MİT'e, TSK'ya,
hatta Başbakanlığa kadar her yere sızmış durumdalar. Sanki ülke işgal
edilmişte, vatana ihanetle vatana hizmet arasında bocalayan kurumlar ve
medya var.

Her şey aleni yapılıyor.  Siyaset, bürokrasi ve medya tarafından
yürütülüyor.

Millet ve vatan hainleri ile vatanseverler belli olmaya devam ediyor.

Pişkinlikle sırıtan; ruhsuz, duygusuz, güç sarhoşu bedbahtların akibeti
belli olmuştur.

Türkiye sahipsiz gibi görünüyor. Ama dün de sahipsiz olmadı bundan sonra da
olmayacaktır.

* *

Günün Sözü*: Sözü ve yaptıkları kişinin özünün aynasıdır.
 

Okunma Sayısı: 66
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...