Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

KKTC Seçimleri ve Ersin Tatar


18 Ekim 2020 00:02

Yorum Yapılmamış

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunda %50 üzeri oy alan bir aday çıkmadığı için Kıbrıs Türkleri yarın yeniden sandık başına gidecek. Seçimlerde en yüksek oyu alan iki adaydan biri cumhurbaşkanı seçilecek.

Doğrusu yazı yazacak takatim yoktu. Mevsim geçişlerinde görülen rahatsızlık uzun sürdü. Yine de bu yazıyı yazmayı bir borç olarak gördüm.

Peki,

Hasta olmama rağmen bu seçim neden beni bu kadar ilgilendirdi ki hasta yatağımda bu yazıyı yazma gereği duydum? Anlatayım.

Kıbrıs’ta öteden beri Rumların giriştikleri sistematik katliamları 1960’lı yılların ortalarından itibaren radyolardan dinlerdik. Öyle ki haberleri rahmetli annaanneme Türkçe’den Zazaca’ya tercüme ederlerken rahmetli anneannemin, annemin diğer köylü hanımlarla Kıbrıslı kardeşlerimize nasıl dua ettiğini bugünkü gibi hatırlıyorum.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesi Rumlar yine insanlıktan çıkmış, Batılı devletlerin desteği ile Kıbrıslı kardeşlerimize saldırıyorlardı. Bu mezalimi KKTC’de yaşayan 60 yaş üstündeki kardeşlerimiz ağabeylerimiz çok acı hatıralarla hatırlıyorlar. Bu katliamlara dünya seyirci kalırken Türkiye dünyada yalnız kalma pahasına, ambargo ile karşı karşıya kalma pahasına Kıbrıs Türklerini katliamdan korumak için Barış Harekatı başlatmıştı.

Bingöl’de Türk’ü ile Zaza’sı ile Kürd’ü ile insanlar  sıraya girmiş, Kıbrıslı kardeşlerinin yanında Rumlara karşı savaşmak için gönüllü yazılıyorlardı. Ortaokulu bitirip Lise 1. Sınıf öğrencisi olduğum yıldı. Ben de Kıbrıslı kardeşlerimin yanında savaşmak için can atıyordum, ama rahmetli babam gülerek, “Ehmed, sana savaşmak için Kıbrıs’a gitmek düşmez. Sen oku ki Kıbrıslı kardeşlerinin haklarını savunabilesin” diyerek beni ikna etmişti.

O gün bugündür Kıbrıs bizim için candır, canandır.

Geçtiğimiz yaz rahmet-i rahmana kavuşan amcazadem Hacı Ahmet Kurtaran Ağabey ile ondan önce vefat eden amcazadem Ali Yılmaz Ağabey Barış Harekatı’nda Kıbrıs’ta askerdiler. Ziyaretlerine gelen devreleri, onların kahramanlıklarını anlata anlata bitiremiyordu. Rabbulalemin Ali ve Ahmet Ağabeylerimizi Hz. Hamza’ya komşu eylesin.

Evet Ahmet Kurtaran Ağabeyden dinlediklerim tüylerimizi diken diken etmeye yetiyordu. Ali Yılmaz Ağabey de her zamanki gibi serin kanlı anlatımı ile yaşananları anlatıyordu. Rumların Müslüman Kıbrıs Türküne reva gördüğü insanlık dışı zulmü anlatırlarken ikisinin de gözleri doluyordu.*

Günümüze geldiğimizde;

Elhamdulillah, 46 yıldır Rum zulmü bitti. O yıl doğanlar bugün artık torun sahibidirler. Yani Barış Harekatı üzerinden iki nesil geçti. Şimdiki gençlerin o yılları dinleyerek anlamaları mümkün değil.

Bir de,

Teknoloji ve iletişimin yaygınlaştığı bu devirde her yerde olduğu gibi Kıbrıs’ta da yeni nesil “rahatlık” ve “haz” içerikli söylemlerden etkileniyor. Bu söylemlerin ayartıcı ve aldatıcı olduğunu bilmek için geçmişin bulanıklaştırılan sayfalarını doğru okumak lazım.

GKRK’nin nahak yere Avrupa Birliği’ne alınmasından sonra Kıbrıs Rumları’nın zevk ve hazları KKTC vatandaşlarına göre artış göstermiştir. Bu durum Kıbrıs Türklerinin çocuklarında vatan, millet, din bilinci gibi ebedi değerlerden alıkoymamalıdır. Tarih bilincini kaybedenlerin ebedi zillete düçar olacakları akıldan çıkarılmamalıdır.

“Biz de AB vatandaşı olurduk”, diyerek yarını meçhul AB ile vatan duygusu, millet olma bilinci zedelenmemelidir Kıbrıslı.

Düşünebiliyor musunuz?

KKTC öğretmen sendikasının başkanı ile GKRK öğretmen sendikası başkanının söyledikleri arasında bir fark kalmamış. İkisi de Türkiye ve dinimize kin ile dolu.

Demem o ki,

Kıbrıslı gençler ve orta yaşlılar, Rumların ve Rumperver bir avuç Kıbrıslının haz ve zevk propagandalarından etkilenerek vatanlarını “haz” ve Batı hayranlığı yüzünden gözden çıkarma gibi ağır bir hataya düşmemelidirler.

Yarın sandık başına giderken, “Kıbrıs’ta bazı topraklarımızı Rumlara verebiliriz” diyecek kadar Rumlaşmış Mustafa Akıncı gibi birisine oy vermek Kıbrıslı Türk’ün vicdanına yakışmadığı gibi geleceğine de büyük darbedir.

Ben Kıbrıslı olsam ve bir milyon oyum olsa bir tek fire vermeden hepsini Ersin Tatar’a verirdim.

Kıbrıs’ın geleceği için,

Yeni Dünya Düzeni içinde sağlam bir yer edinmek için,

Onurlu bir Kıbrıs için Ersin Tatar’ın seçilmesi lazım.

Eminim ki Kıbrıslı kardeşlerimiz de bu konuda farklı düşünmüyorlardır.

Kıbrıs bizim için candır, canandır.

*Yazıda Ali Yılmaz Ağabeyi hatırlatan aziz kardeşim, amcazadem Faruk Yolcu’ya sonsuz teşekkürler ediyorum.

MİLAT

Okunma Sayısı: 368
Kategori: Ahmet AY

Yazarın Diğer Yazıları

CHP’den FETÖ Taktiği

TSK’ya kurdukları kumpasları ile dalaverelerini sergileyenlerin FETÖ olduğunu (geç de olsa) öğrenmiştik. Lakin asıl şantaj...

Azerbaycan-Ermenistan Sorunu

Ruslar için “kordon temizleyici” bir vazife gören Kafkasya, tarih boyunca İran, Rusya ve Türklerin çekişme...

Haksız Olan Müslümanı Değil, Haklı Olan Yahudi’yi Savunan Allah

“… İmanınız sizden ne kötü şey istiyor…” Bakara/93 … (Ey Peygamber!) Biz sana, hakikati ortaya...

Le Pen Fransız da Bizimkiler de ‘Fransız’

1648’de imzalanan Westfalya Antlaşması sadece uluslararası ilişkilerin değil, aynı zamanda ulus devletlerin de temelini atan...

‘Ötenin Ötesi’ İle Mücadele

Soğuk Savaş sonrası tedavüle giren “Yeni Dünya Düzeni” kavramı son yıllarda bilhassa uluslararası ilişkilerde ve...