Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kıyı Kanunu’ndan Bihaber, Şura Üyeleri…


21 Şubat 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Kıyı Kanunu'ndan Bihaber, Şura Üyeleri… «Tahmin Etmek», ne Demek?

Size bugün Aziz Nesinlik bir olaydan söz edeceğim.   Büyükçekmece'de geçtiğimiz aylarda 'Kent Şurası' kuruldu.
Aslında Kent Meclisi diyecekler ancak utandıklarından, kuramayacaklarını da bildiklerinden adına Şura diyorlar.

Halbu ki, kurdukları sivil bir girişim. Ancak 'Şura' deyince artistik oluyor ya… Ne de olsa arkadaşlarımız 'Şura üyesi."
Kartvizite bir etiket daha. Şura üyesi… Adı büyük kardeşim. Duyan da "Milli Eğitim Şura" üyesi zannedecek…
Şura üyelerinin basına yansıyan diğer absürdlükleri yazmayacağım.
Ancak kendilerine birkaç hatırlatma yapacağım. Şura, biliyorsunuz Kuran-ı Kerim'in 42. suresi. Toplam 53 ayetten oluşuyor.
Arapça olan Şura, danışma, toplu denetim anlamına geliyor.

İngilizce'de ise; konsey, meclis, kurul, encümen, danışma kurulu, divan, heyet anlamında kullanılıyor.
Şura üyelerinin büyük çoğunluğu da "Türkçe kullan" diye kampanya açılsa, içinde yer alırlar tereddütsüz…
Ama kurdukları sivil toplum girişiminin adı Arapça. Kent Şurası…
******
İsmini Arapçadan alan Kent Şurası üyeleri; Büyükçekmece sahilinde devam eden Yat Limanı inşaatının Anayasa'nın 43. maddesine, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na, 3194 sayılı İmar Kanunu ve konu ile ilgili tüm diğer yasalara aykırı olduğunu tahmin ettikleri inşaatın, Kaymakamlığa bir  dilekçe vererek durdurulmasını istiyorlar.

Burası çok önemli; inşaatın yasalara aykırı olduğunu tahmin ediyorlar. Yani Türkçesi; emin değiller. Sanki maç skoru mübarek…
Anayasa maddesini, kanunları yazı-yorlar ama yat limanı inşaatının aykırı olduğunu ancak kıt kanaat tahmin edebiliyorlar.
Bu dilekçeyle suç duyurusunda bulunan adamı, inanın döverler.

Şurayı oluşturanlar da öyle sıradan adamlar değiller. Kentin büyük büyük adamları.
İçlerinde oda başkanları, doktorlar, mimarlar, avukatlar, gazeteciler, sivil girişimciler vs. var oğlu var.

Ancak bu kadar adam biraraya geli-yor. Yasaları inceliyorlarlar (kuşkuluyum, hadi ben de tahmin ediyorum); sonunda bir dilekçe yazıyorlar.
Kaymakamı göreve davet ediyorlar. Ne diyorlar: "…. yasalara aykırı olduğunu tahmin ettiğimiz betonarme bir inşaat devam etmektedir."
Allah aşkına ne dilekçede, ne Şura üyesi arkadaşımızın gazetesinde Anayasanın 43. maddesine, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na, 3194 sayılı İmar Kanununa ve diğer yasalara neden aykırı olduğuna dair bir tane açıklama yok. Bir ibare bile yok.

Şura üyeleri ve gazeteci arkadaşlarımız sanki spor toto oynuyorlar ve tahmin ediyorlar. Ya tutarsa, ya gerçek anayasaya, ilgili kanunlara Yat Limanı inşaatı aykırıysa… Ya göle çalınan maya tutarsa…
Bir Allah’ın kulu da çıkıp sormuyor:

A be Şura üyeleri, Yat Limanları nereye yapılır?
Geçtik; Türkiye'de bulunan Yat Limanları nerede bulunur?
Hemen yanıbaşımızda Bakırköy'de Yat Limanı nerede?
Göndermede bulunduğunuz yasaları hiç mi okumadınız?
******
Buradan Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün'e de soruyorum.
Be başkan, sen Şura'nın ifade ettiği yasalardan bi haber misin?
Neden Yat Limanı’nı Büyükçekmece sahiline yapıyorsun da Muratbey'deki ocaklara yapmıyorsun?
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u feth ederken, gemileri karadan yüzdürmüştü.
Sende hiç mi akıl yok, bi Fatih kadar olamıyor musun?
Yat Limanı’nı Muratbey'de ocaklara yap, karadan yatları denize indir tarihe geç…
*******
Şimdi Şura üyesi arkadaşlarımıza bir kez daha soralım.
Gerçekten siz dilekçeye ne yazdığınızı biliyor musunuz? Okudunuz mu?
"Yasalara aykırı olduğunu tahmin ettiğimiz" cümlesi ne anlama geliyor?
Her tahmin ettiğinizi, pardon akıl ettiğinizi dilekçe yazıp ilgili yetkili kişilere suç duyurusunda mı bulunacaksınız?
Sonra gazetelerinizde sayfa sayfa tahminlerinizi manşet mi yapacaksınız. Yani her dilekçeyi (bu da başka bir hatırlatmamız olsun…)
Ayıp değil mi, kamuoyunu yanıltmak etik mi? Şurası olduğunuz kente karşıda mı sorumluluğunuz yok?
Kanun Yat Limanı’nın yapılabileceğini söylüyor.

Size bir ben kıyak geçeyim. Kıyı Kanunu'ndan birkaç şey hatırlatayım. Belki kulağınıza küpe olur. Bundan sonra dilekçenizde 'tahmin ediyoruz' di-yerek suç duyurularında bulunmaz ve dersinize iyi çalışmış olursunuz. En azından madara olmazsınız.
Kıyı Kanunu'nun ilgili 4. Maddesi:
Kıyı çizgisi:
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgiyi,
Kıyı Kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırını,
Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alanı,
Sahil şeridi: (Değişik tanım: 01/07/1992 – 3830/1 md.) Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alanı,
Dar Kıyı: Kıyı kenar çizgisinin, kıyı çizgisi ile çakışmasını,

Toplumun yararlanmasına açık yapı: Mevzuata göre tespit ya da tasdik edilmiş kural ve ücret tarifelerine uygun biçimde, getirdiği kullanımdan belirli kişi ya da topluluklara ayrıcalıklı kullanım hakkı tanımaksızın yararlanmak isteyen herkese eşit ve serbest olarak açık bulundurulan ve konut dokunulmazlığı olmayan yapıları ifade eder.

Yine yapı yasağının ve kıyıda yapılacak yapılarla ilgili 6. maddesi:
Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve ben-zeri engeller oluşturulamaz.

Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez.
Kıyılara moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez.
Kıyıda, uygulama imar planı kararı ile;
a) İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları gibi, kıyının kamu yararına kullanımı ve kıyıyı korumak amacına yönelik alt yapı ve tesisler,
b) Faaliyetlerinin özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan tersane, gemi söküm yeri ve su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri gibi, özelliği olan yapı ve tesisler,

c) (Ek bend: 3/7/2005-5398 S.K./13.mad) Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanları,

d) (Ek bent: 31/07/2008-5801 S.K./3.mad) Uluslararası spor otoritelerinin, Türkiye'de spor faaliyetlerinin düzenleneceğine dair kararı gereğince Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu spordan sorumlu Bakanlığın izni doğrultusunda, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I) sayılı Cetvelinde düzenlenen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, aynı Kanunun (II) sayılı Cetvelinde düzenlenen özel bütçeli idareler, belediyeler ile il özel idareleri tarafından her türlü spor aktiviteleri ve organizas-yonların yapılmasına/yaptırılmasına yönelik spor tesisleri ve zorunluluk arz eden durumlarda bunların tamamlayıcı konaklama tesisleri, yapılabilir.
Hadi size bir kıyak daha geçeyim:
İlgili kanunun 7. maddesi ise şöyle:
Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir.
Şuracılar, Kaymakam ve
Başkan Akgün!

Büyükçekmece'nin çakma şurasına, Büyükçekmece'nin Kaymakamına ve Büyükçekmece'nin Belediye Başkanına sesleniyorum:
Ey şuracılar, bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz.

Önce dilekçe yazıp suç duyurusunda bulunuyorsunuz, Yat Limanı inşaatının engellenmesini istiyorsunuz. Ancak Kıyı Kanunu'ndan bir habersiniz.
Dilekçeye de, Yat Limanı inşaatı yapanların tahminlerinize göre suç işlediğini iddia ederek engellenmesini istiyorsunuz.
Bu dilekçeyi kabul eden Kaymakam bey, hadi şuracıların haberi yok, sizin de mi kanunlardan haberiniz yok. Şuracılara iki çift laf ederek durumu izah etmiyorsunuz.

Şuracılardan vazgeçtim, kaymakamdan vazgeçtim, ey Başkan Dr. Akgün siz neden susuyorsunuz.
Neden Yat Limanını Büyükçekmece Sahiline yapıyorsunuz da taş ocaklarına yapmıyorsunuz, Büyükçekcekmece'de ekili arazi de mi yok?
Şura Üyesi Ziraat Odası Başkanı Recep Erol'a sorsaydınız ya…
Yat Limanını oralara yapsaydınız hem tarihe geçer hem de şura üyelerinin böylesine madara olmasına engel olmuş olurdunuz ya…
Vallahi de billahi de yaptığınız çok ayıp, çok…

Okunma Sayısı: 94
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...