Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kıyı Alanları Yönetiminde Yeni Yasal Düzenlemeler (II)


11 Aralık 2010 00:03

Yorum Yapılmamış

Kıyı Alanları Yönetimi Açısından “Kentsel Dönüşüm Alanları”na İlişkin Yasal Düzenlemelerin Değerlendirilmesi (II)

Kentsel Dönüşüm Projeleri

Ülkemizin en önemli peyzaj alanlarından bazıları şunlardır. İstanbul’da; Ömerli İçme Suyu Havzasında Organize Sanayi Bölgesi Planlaması, Galataport, Haydarpaşaport, Küçükçekmece Su Havzası, Kartal-Pendik Kıyı Kesimi Planlamaları, Dubai Kuleleri, Zeyport, Tarihi Yarımada Müzekent Projeleri, Küçükçekmece-Avcılar İç ve Dış Kumsalı, Kartal Alt Merkez Alanı, Ankara’da; A.O.Ç, AKM Alanı, Güvenpark, Ulus Tarihi Kent Merkezi, Kuğulupark, Papazın Bağı, Tüm vadi eşikleri olan Dikmen, İmrahor ve Zir Vadileri’ndeki imarlaşma, Antalya’da, Lara Kent Parkı’na Temalıpark diyerek metalaştırılması, Belek Fıstıkçamı Ormanı en önemlileridir (Türkün, 2007).

Bu “Kentsel Dönüşüm Projeleri” ülke ve bölge bağlamında gerek kentsel doğal yapı ve yaşam sürdürülebilirliği gerekse ulaşım ve lojistik işlevler hakkında saptanmış bölgesel planlama stratejileri kamu yararına değildir, halk kullanımına uygun değildir. Planlar üzerinde toplumsal uzlaşma sağlanmamış olmasına karşın yağmalanan kentlerimiz yoğun bir “rant projeleri” ablukası altındadır ve ülkemiz belirsiz bir kaos ortamına sürüklenmektedir (Şahin, 2002)

Kentsel Dönüşüm Projelerini Değerlendirme

Kentsel Dönüşüm Alanları Hakkındaki Kanun Tasarı ve yasal düzenlemeler mevcut kıyı yönetim süreci üzerindeki çok başlılığı olumsuz etkileyecektir. Söz konusu yasal düzenlemeler ile doğal ve tarihi alanlar, meralar ve tarım alanları ile, askeri alanlar hariç tüm hazine arazileri ve kamuya ait gayrimenkullerin tasarrufu konusunda merkezi idarenin yetkileri, yerel yönetimlere aktarılmakta, yerel yönetimler merkezi idarenin yatırım ve kaynak planlamaları üzerinde, karar mercii haline getirilerek, merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki vesayet yetkisi adeta ters çevrilmektedir.

Merkezi İdarenin kıyı alanları üzerinde program yapma imkanı kalmamakta, karar verme yetkisi Yerel Yönetim Meclislerinin kararlarına terk edilmekte siyasi yerel ranta dönüşmektedir (Şen, 2006). Bu durumun Anayasanın 126 ve 127. maddelerine aykırı olduğu ortadadır. Kentsel dönüşümle ilgili düzenlemeler Anayasa ve Kıyı Kanununda yer alan “Kamu Yararı” kavramı, tamamıyla özel kişi ve şirketlerin çıkarları amacıyla dahi kullanılabilir şekilde genişletilmektedir.

Kentsel dönüşüm uygulamaları, yabancılara toprak satışı, yabancılara tek başlarına Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları kurabilme izni, ülke gayrimenkullerinin, menkul kıymet haline dönüştürülmek suretiyle yabancı fonların kar alanı haline getirilmesini öngören “Mortgage” tasarısı, ile birlikte değerlendirilmek durumundadır. Tasarı bahse konu düzenlemelerin hayata geçmesinin planlama açısından alt yapısını oluşturmaktadır (Oktem, 2001)

Kentsel dönüşüm, gecekondulara af getiren 1984 tarihli af yasasını yürürlükten kaldırmakta, tamamıyla idarelerin hata veya ihmalleri sonucunda halen bu yasa ile kendilerine verilmiş hakları kullanamamış bulunan gecekondu halkı magdur olmakta, daha önce bu yasadan yararlanmış insanlar ile aralarında ciddi bir eşitsizlik yaratılmaktadır.

Kent planlamasını rant dağıtma aracına indirgeyen, birbiriyle ve kentle bütünleşmeyen projeler bütünü haline getirmeye çalışan, kentsel mekanı sadece ekonomik değeri üzerinden değerlendiren anlayış, kıyıları, kültür ve doğa varlıklarını bu ekonomik değerleri arttıracak unsurlar olarak tanımlayan bu sorunlu yaklaşım ve anlayış birliğine karşın, şehir plancıları ve onların odası ile üniversiteleri, bilimin, kentlerin, kamu ve toplum yararının yanında olmaya, planlamayı ve kentsel mekanın kullanım değerini savunmaya devam edecektir.

Neler yapılmalı

Öncelikle kamuya ilişkin alınacak kararların daha katılımcı ve şeffa olmasını sağlamalıyız. Liberal politikalar olsa bile 19.yy’da yap-satçı müteahitlerin yaptığı gibi dönüşüm projeleri gerçekleştirilmemeli. Dolayısıyla yeni bir politik iklime girilmesi gerekiyor. Kentleşme modeli çarpık ve bunu sadece uzmanlar çözemez. Kentliler, uzmanlar ve yönetimleri, herkes fedakarlık yapmalı ve uzlaşmacı bir yaklaşım göstermelidir. Kentsel dönüşüm meselenin gerek hukuksal gerek politik çerçevesinin ülke içinde yerinden edilme olgusu olarak kavraması gerektiğini ve Türkiye’nin kalkınma endeksli olarak yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarında, kendisinin de taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerdeki gereklilikleri yerine getirerek yer alması gerektiğini ve özelde de yoksulluk ve etnik kimlikten ötürü ayrımcılığa maruz kalma ve barınma hakkı gibi haklardan bu insan gruplarının mahrum edilmesine karşı STK ve tüm duyarlı kuruluşların bir araya gelerek bir platform kurulması, 21. yüzyılın kentlilik anlayışıyla dönüşümü gerçekleştirmek gerekmektedir.

Sonuç

Kıyı alanlarındaki kentsel dönüşüm alanları belirlenirken bölgenin ekonomik, ekolojik, sosyal ve tarihi değerler çok iyi tanımlanmalı her alan dönüşüm alanı olarak ileri sürülmemelidir. Bilindiği gibi dönüşüm modeli o alana çözüm getirmek yerine çözümsüzlüğe de sürükleyebiliyor. Özel sektör ve kamu beraber bu alanların dönüşümünde yer almalı ekonomik girdiler çok iyi hesaplanmalıdır. Kentsel dönüşüm alanlarında peyzaj değerleri de göz önünde tutulmak zorundadır. Kentsel ve bölgesel girdiler alan içinde olumlu rekabet olgusu yaratmalıdır. Dönüşüm projeleriyle kentsel alanların sürdürülebilirliği sağlanmalı, kent içindeki dönüşüm alanlarının sağlıklı kullanım potansiyeli ortaya çıkarılmalıdır. Kentsel alanların dönüşümünde kentsel ve bölgesel landmarkların tarihsel ve kültürel miras anlamında ortaya çıkarılması ve projelerde önemle üstünde durulması gerekmektedir.

Kaynaklar

Danış, D., (2005), “Istanbul’da Kentsel Ayrışma: Mekânsal Dönüşümün Çeşitli Boyutları” Bağlam Yayınları, İstanbul., s.34.

Kurtuluş, H. (2003), “Kentsel Dönüşümü Modern Kent Mitinin Çöküşü Çerçevesinden Düşünmek”Yeni Şehircilik Yayını, İstanbul., s.36.

Öktem, B., (2001), “Neoliberal Küreselleşmenin Kentlerde İnşaası: AKP’nin Küresel Kent Söylemi ve İstanbul’un Kentlsel Dönüşüm Projeleri”, Şehircilik Dergisi, Sayı:3., s.34-46.

Şen, B., (2006), “Ekonomik Gelişmenin Kültürüel Stratejileri: İstanbul’un Kent merkezleri ve tarihi Kentsel Alanların Yeniden Yapılandırılması” Ekonomik Yaklaşımlar Dergisi Sayı:12., s.124-134.

Uysal, E., (2006), “Soyluşlaştırma Kuramlarının Türkiye’de Uygulanabilirliği: İstanbul Cihangir Örneği”, Kent Yayınları., s.234.

Aslan, Ş. (2004) “Yıkılmayı Bekleyen Gecekondular: Eyüp İlçesi Güzeltepe Mahallesinde Bir Konut Bölgesi”, Eyüp Belediyesi Yayınlanmamış Rapor. S. 90.

Şahin, Z. (2002). “Kentsel Dönüşümün Kentsel Planlamadan Bağımsızlaştırılması/Ayrılması Sürecinde Ankara”  Planlama Dergisi, Yıl:6., Sayı:3., s.23-30.

Türkün, A., (2007)., “Kentsel SİT Alnalarında Turizm Amaçlı Dönüşüm ve Sorunlar: Ankara Kalesi Örneği”. Ekonomi ve Kent Dergisi Sayı:11., s.224-233.

(1) MADDE 73. — Belediye, kentin gelişimine uygun olarak eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek; konut alanları, sanayi ve ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak, deprem riskine karşı tedbirler almak veya kentin tarihî ve kültürel dokusunu korumak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine konu olacak alanlar, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile ilân edilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili resim ve harçların dörtte biri alınır. Bir yerin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilân edilebilmesi için; o yerin belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması ve en az ellibin metrekare olması şarttır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan mülk sahipleri tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.

Okunma Sayısı: 161

Yazarın Diğer Yazıları

Kıyı Yönetimi Açısından Ar-Ge’nin Önemi (III)

Türkiye`nin, toplam Ar-Ge harcamasının 2008 yılında cari fiyatlarla 6 milyar 400 milyon YTL ile Gayri...

Kıyı Yönetimi Açısından Ar-Ge’nin Önemi (II)

Sürdürülebilir Kıyı Yönetimi Açısından Ar-Ge’nin Önemi (II) Ar-ge ve deniz araştırmaları 1950 Öncesi Deniz Araştırmaları:...

Kıyı Yönetimi Açısından Ar-Ge’nin Önemi (I)

Sürdürülebilir Kıyı Yönetimi Açısından Ar-Ge’nin Önemi (I) Ülkemizi üç taraftan çevreleyen denizlerimiz değerlerine paha biçilemeyecek...

Kıyı Alanlarında Bedelsiz Kamulaştırmanın İptali (II)

Avrupa İnsan Hakları Sözeşmesi ve Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da...

Kıyı Alanlarında Bedelsiz Kamulaştırmanın İptali (I)

Kıyı alanlarının yönetimine ilişkin hukuk tüzesinin oluşumunda iç hukukta Anayasa Yargısı, İdari Yargı kararları kadar...