Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kim Mağdursa ve Ötekileştiriliyorsa Ben O’nun Yanındayım


23 Ocak 2014 00:01

Yorum Yapılmamış

Hayat zorunlu olarak demokrasiyi gerekli kılıyor. Siz istemeseniz de hayat size dayatıyor.
Demokrasilerde güç milletin.
Milletin asıl güç olmadığı sistemlerde ise asıl güç devletin derin odaklarında…
Yani gizli gücün… Görünen güç ise asıl güç değil…
Demokrasi devletin gücünü sınırlıyor. Demokrasi olmadığında devlet büyüyor.

Demokrasi ve kurumları; devleti-gücü millet adına düzenliyor.

Milletin iradesini, yetkisini almış olanlar devletin asıl sahipleri oluyor.
Demokrasi aynı zamanda, millet iradesini almış olanların da otoriterleşmesini engelliyor.
****
90 yıldır cumhuriyetin otoriter, ceberrut yüzünü gören, eleştirenler en kolay olanı yapıyorlar.

Asıl devlet es geçilerek seçilmiş iktidarlar üzerinden muhalefet yapılıyor.
Asıl devletin gücünü aldığı yasalara, kurumlara çıt yok.
Ve o kurumlara sahiplenme ve savunma refleksleri görüyorum.
****
Seçilmiş iktidarlar ne kadar güçlü olduklarını düşünürlerse düşünsünler, darbe anayasalarını, darbe kurumlarını değiştiremedikleri sürece iktidar değildirler.

İktidar olduklarını düşünseler de, hayat onlara birgün asıl iktidar olmadıklarını hatırlatıveriyor. Hemde en güçlü oldukları anda dayak yiyiveriyorlar.
Aynı gezide yaşandığı gibi, aynı 17 Aralık operas-yonunda yaşandığı gibi.
****
Kendimi bildim bileli sistemin hırsız, yolsuzluk ve otoriterlik ürettiğini söylüyor ve yazıyorum.
Hayatımın büyük bir bölümü bu sisteme muhaliflik yaparak geçti.
Halada muhalif olmaya devam ediyorum.

Benim muhalifliğim seçilmiş iktidarlar üzerinden bir muhaliflik değil.
Sistemin asılı üzerinden bir muhaliflik.,

Kim ki, sistemi demokratikleştirmeye çalışıyor ben o’nun yanında duruyorum.
Kim ki, sözde seçilmişler üzerinden eleştiriler getirerek asıl sistemin devam etmesini istiyor ben o’na karşı muhalif oluyorum.
****
Aynı zamanda duruş noktam mağdurlar üzerinden.
Kim ki, sistemin mağduru ben o’nun yanındayım.
Kim ki, sistemin dışladığı ben o’nun yanındayım.

90 yıldır var olan cumhuriyetin asıl mağdurları, dışlananları; tüm azınlıklar, Kürtler, İslamcılar, Aleviler, sol muhalifler, eşcinseller, ateistler, anti milatiristler ben onların yanındayım.
Bazen kendimi bir Kürt, Ermeni, Rum, İslamcı, Alevi, sol bir muhalif, eşcinsel, ateist, anti milatirist olarak kabul ediyorum.

Onun içindir ki, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranıyorum.
Olsun ben böyle mutluyum.
Böyle kendimi daha çok insan hissediyorum.
****
Bir öğrenci türbanından mağdur olduğunda, yüreğim o’nunla atıyor.
Bir Kürt dilinden, etnik kimliğinden dolayı acılar çektiğinde, zulme uğradığında kendimi Kürt sayıyorum.

Alevi bir yurttaşımız inancını yerine getiremediğinde, kendi kimliğini özgürce ifade edemeğinde alevi oluyorum.

Bir Ermeni, bir Rum, bir Yahudi kimliklerinden dolayı aşağılandığında, kimlikleri bir küfür gibi kullanıldığında ben onlardan oluyorum.

Bir İslamcı, bir muhafazakar inancından, giyiminden, taleplerinden dolayı ötekileştirildiğinde yüreğim kanıyor.

Bir ağaca sahip çıkanları ülkenin başbakanı ötekileştirdiğinde ben onların yanında oluyorum.
Asıl meseleyi okuyamadığında iş çığrından çıktığında, milletin iradesine yönelik operasyonlar çekildiğinde ise ben seçilmiş iktidarların yanında duruyorum.
****
Bir ülkenin başbakanı diktatör olarak nitelendiğinde, öyle görüldüğünde seçilmiş iktidarların emrinde olan kendi polisinden operasyon yediğinde, sözde yargıyı kontrol ettiği söylendiğinde yargısı operasyonun bir ayağı olduğunda ben kendimi seçilmiş hükümetin bir parçası kabul ediyorum.

Aynı zamanda seçilmiş bir iktidar, hizmet cemaatini aynı vesayet rejiminin dilini kullanarak ötekileştirdiğinde, suçladığında ben kendimi cemaate gönül vermiş biri olarak kabul ediyorum.
Ben bu ülkenin topraklarında seçilmiş iktidarlara karşı operasyonlar yapılmamasını, seçilmiş iktidar-ların da tüm milletin iktidarı olmasını istiyorum.

Seçilmiş iktidarların, kimseyi ötekileştirmediği, milleti kucakladığı, otoriter cumhuriyete ait ne varsa değiştirdiği ve değiştirmeye çalıştığı sürece destek veriyorum.

Son söz: Bugün Türkiye’de daha çok demokrasiyi geliştirecek olanların sicilleri ortadadır. Ve son 10 yıldır 2. cumhuriyetin temellerini atan; bazen bir adım ileri, iki adım geri atan, bazen iki adım ileri bir adım geri atan mevcut siyasal iktidarın tüm eksikle-rine rağmen halen Türkiye’nin umudu olduğuna inanıyorum. Onun içindir ki, her zamankinden daha çok ‘yetmez ama evet’ demeye devam ediyorum.

(GAZETEİSTANBUL)

Okunma Sayısı: 74
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...

Dünyada Üç Misli Artan Salgının Türkiye’de Yüzde 47 Artması Gerçek Olabilir mi?

Pandemi konusunda verilen veriler, ekonomik verilerimize benzemektedir.’ Rakamları vatandaştan gizlerseniz, var olan sorunu çözmüş gibi...