Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kılıçdaroğlu Umudumu Artırdı


22 Temmuz 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Kemal Kılıçdaroğlu açık konuştu. Zamanın ruhuna ya uyarsanız ya da tasfiye olur gidersiniz.

****

Açık konuştu: Ya bilgi toplumun gereğini yerine

getirirsiniz ya da eski tarz siyaset yapmaya devam edersiniz ve iktidarı göremezsiniz.
 

****

Ama aynı zamanda, sadece yeni politikanın ipuçlarını değil, nasıl olması gerektiğini de açık anlattı.

****

“Yoksulluğu değil, zenginliği paylaşacağız. Önce üreteceğiz, sonra hakça bölüşeceğiz, toplum olarak zenginleşeceğiz. Zamanın ruhunu iyi okumamız, geçmişi de geleceği de çok iyi tahlil etmeniz gerekiyor” diyerek klasik sol söylemin yerine yeni sol kavramları koydu..

****

Kılıçdaroğlu, “Artık büyük balık küçük balığı yemiyor, hızlı balık yavaş balığı yiyor” diyerek yeni üretim biçimi ile ilgili mesaj verdi.

****

“İster Kürt, ister Doğu, Güneydoğu, ister terör sorunu deyin, ortada 35 yıldır bir cenaze duruyor. Kaldırılması gerekir” diyerek, son otuz yıldır Türkiye demokrasisin önünü tıkayan, sorunlar üreten Kürt sorununun çözülmesi gerektiğini ve açık açık bir cenazenin ortada olduğunu ve kaldırılması gerektiğini söyledi.

****

Kılıçdaroğlu hem Atatürkçü, hem de sosyal demokrat partililerin nabzını tuttu, ve gazını da aldı. Sosyal demokrat, ulusalcı, Kemalist, ergenekoncu sol da dahil, sosyalist tabanı bir arada tutmaya yönelik mesajlar verdi. 
Başka türlüsü de mümkün değildi. Siyaset eldekini yitirmek değil, eldekinin üzerine koymak ise, yapılan Kılıçdaroğlu açısından doğru bir yaklaşımdı. Söylediklerinin karşılığını toplumdan buldukça, bugün için söyleyemediklerini daha açık söylemeye devam edecektir. 
Partililerin gazını almaya çalıştı
Salonda gençlik günlerimizin çatışmacı zihniyetinin simgesi, silahlı mücadeleye çağrı marşı çalı-yordu. Ve bu marş 80 öncesi tartışmasız tüm devrimci gurupların ortak söylediği marşlardan biriydi.

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Bağımsızlık uğruna da
Alkanlara boyandık

İşçi köylü hep beraber
Faşist düzene karşı
Halk savaşı veriyoruz
Emperyalizme karşı

Yolumuz devrim yolu
Gelin kardaşlar gelin
Yurdumuza faşist dolmuş
Vurun kardaşlar vurun

  İşte bu marş, CHP kongresinde sol yumruklar havada söyleniyordu. Kılıçdaroğlu kürsüde yeni politikaların ipuçlarını verirken, Suriye politikası ile ilgili BM kararlarını kabul edeceklerini ve barış yanlısı olduklarını vurgularken, halk savaşına çağrı yapan bir marşın salonda söylenmesi ise ilginçti. 

Ne salondakilerin marşla akrabalığı kalmıştı ne de partinin vardı. Ancak nostalji yapılıyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de yeni politikayı partililere açıklarken, parti içersinde bulunan herkesin nabzını tutmaya itina göstermeye çalışıyordu. 

Çünkü bunları yapmadan da yeni politikaların ipuçlarını açıklarken bir başka türlü olamayacağını da görmek gerekiyor. 
Son otuz yıldır sol diye yutturulmaya çalışılan ulusalcı politikaların içersine hapsedilmiş, hatta Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geçmese inanın bugün yüzde 10 ile 15 arasında gezinen bir partide zamanın ruhuna uygun politikaları seslendirmek galiba bizim topraklara özgü arabesk bir biçimde örgüte sunuluyordu.
Ve başka bir soru aklıma geliyordu. AK Parti’nin kongresinde silahlı mücadeleyi yücelten bir marş söylenseydi, bu marşta radikal İslamcı hareketlerin söylemiş olduğu bir marş olsaydı toplumda nasıl bir ses getirirdi? CHP’liler aynı gün nasıl açıklama yaparlardı

*****

Ve asıl soru şuydu: Kılıçdaroğlu’nun söylediği politikaları anlayacak ve sokakta uygulayacak kaç örgütü vardı CHP’nin?
Benim yanıtım ise parmakla sayılacak kadar az olduğudur. İşte bunun için ya yeni politikalara uygun yeni örgütler oluşturulacak ve mevcut örgütler yenilenecek ya da söylenen yeni politikaların örgütlerde karşılığı olmayacağı için, başarısız olunacaktır. 
Yenilenmeyen örgütler
tasfiye edilecek

 Ve Kılıçdaroğlu dün Cumhuriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada bunu açıkça ifade ediyordu. 
“İl başkanları kahvede oturmayacak. Kısır tartışmaların içine girenleri, kimse kusura bakmasın partide tutmayacağım. Çarkları ağır işleyen bir makineyi hızlandırmaya çalışıyoruz. Bu da devasa bir makine ve bunu ayağa kaldırmak düğmeye basınca hemen olmuyor. Değişime ayak uydurması, gençleşmesi, yenilenmesi, dinamizm kazanması ve en önemlisi ideolojisini bilmesi gerekiyor.”
Ve verilen mesaj açıktı. Partinin yeni ideolojisini, programını, politikaların bilmeyenlerle, bilgi toplumuna uzak olanlarla, kısır tartışmalarla boğuşanlarla, eski tarz siyaset yapanlarla yolumuzu ayıracağız.
CHP’de önümüzdeki günlerde çok ciddi yenilenme olacağını görüyorum. Olmaz ise ilk yerel seçimlerde CHP dibe vurur. Kılıçdaroğlu ve ekibi genel seçimleri göremeden istifa ederler. Sonra ise CHP eskisinden de daha çok ulusalcı ve Kemalist parti olarak Türkiye’nin en eski köklü ve küçük partisi olarak yoluna devam eder. Ayrılanlar ise toplumun yeni dinamikleri ile buluşarak yeni parti kurarlar ve yollarına devam ederler.

****

Yok yine politikalar başarılı olursa, yerel seçimlerde gücünü artırmış ve ilk genel seçimlerde büyümüş bir parti ile Türkiye’nin değişmesine ve dönüşmesine katkı sunarlar ve sonraki aşamada iktidar olurlar. 
Son söz:Kılıçdaroğlu’nun ilk genel başkan seçildiği günden beri umudumu diri tutuyorum. Kılıçdaroğlu’nun son söylemleri ise umudumu artırmaya devam etti. Demokratik bir CHP ve muhalefet için umudumu artırdı.
Kolay değil 80 yıllık bir partiyi ve zihniyeti dönüştürmek. Ancak kendi içinden bu yapılabilirdi. Son kurultayda yapılan tam da budur.
Türkiye’ye ve sola hayırlı olsun…

Martavala ve yalana gerek yok. Açık davet…

Girgin ailesinin tüm fertlerine buradan çağrı çıkarıyorum. Gelin radyolarımızın ortak yayınında size yer vereyim. Topunuz beraber. Açık açık konuşun ne biliyorsanız. Ben tek başıma, siz ise tüm ailece. Programı kimin yönetmesini istiyorsanız onu da kabul ediyorum. Zaman sınırı olmadan. Sonra da sizi televizyona davet edeceğim. Söyleyeceğiniz her şeyi açık açık söyleyin. 
Ve satır satır konuştuğunuz her cümleyi, her yanıtımı da ertesi gün gazetemde yayınlayacağım. Tabi siz de harika gazetelerinizde yayınlayacaksınız. Maliye memurlarını da yayına davet edeceğim. Kenarda oturacaklar ve izleyecekler. Söyleyeceğiniz her şeyi ihbar kabul etsinler diye. Hemen yanıbaşınızda herşeyimizi araştırsınlar diye. Tabi sizlerin de… 
Hadi, hodri meydan..

Okunma Sayısı: 64
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...