Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kıbrıs Meselesi

ŞAFAK ÖTESİ
M.Nihat MALKOÇ

20 Mart 2011 00:01

1 Yorum

Kıbrıs adası bugüne dek çok el değiştirmiştir. Osmanlılar’ın adayı fethinden evvel burada; Mısırlılar, Hititler, Yunan(kolonileri), Fenikeliler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, İngilizler, Cenevizliler, Memlûkler; Venedikliler vb. milletler yaşamıştır. Ortodoks Kıbrıs Rumları çok kere Katolik Venediklilerin zulüm ve baskılarına maruz kalmışlardır. Venediklilerin baskılarından bunalan Rum ahalisi İkinci Selim’e bir elçi göndererek adayı Venediklilerden almasını istemiştir. Osmanlı İmparatorluğu o sıralarda Akdeniz’e hâkimdi. Kıbrıs’ın alınmasını kolaylaştıracak pek çok sebep mevcuttu. Bunu düşünen Osmanlılar,1570–1571 yılları arasında 50 şehit karşılığında Kıbrıs’ı fethetmişlerdir. Bu durum Rumları sevindirmiştir. Hatta bu savaş sırasında Rumların Türkleri destekledikleri rivayetleri de mevcuttur.

Kıbrıs’ın Osmanlılara geçmesi Hıristiyan âlemini çileden çıkarmıştır. Çünkü Kıbrıs adası Hıristiyanlığın son ve en kuvvetli kalesi olarak görülüyordu. Mevcut durum Hıristiyan âlemini korkutuyordu. Yeni alternatifler arıyorlardı. Ada’nın Türklerin elinden alınması yolunda senaryolar üretmeye başlamışlardı. Rus ve Fransız misyonerler, bir Noel gecesi adada uykuda bulunan Türklerin katledilmesini teklif etmişlerse de bu planın uygulanması mümkün olamamıştır. Bu planın gerçekleşmesi Hıristiyan dünyasını daha da azdıracaktı.

Çok zor şartlar altında alınan Kıbrıs adası 12 Temmuz 1878’de bir oldubittiyle geçici olarak İngilizlere verilmiştir. Bunun sebebi Osmanlı ordusunun Ruslar tarafından köşeye sıkıştırılması ve adayı savunmada güçlük çekmesiydi. Kıbrıs’ı Venediklilerden alırken bize yardım eden Rumlar, bu sefer İngilizlere verilmesine sevinmişlerdir. Çünkü Kıbrıs yönetiminin İngilizlerin emrine verilmesi Rumların ENOSİS gayelerinin gerçekleşmesini kolaylaştırmıştır. Daha sonraki yıllarda ada, Türklerle Yunanlıların ortaklığına bırakılmıştır. Bu ortaklık daha çok Yunanistan için yapılmıştır. Onun içindir ki bundan sonra pürüzler peş peşe gelmeye başlamıştır.

1955–1974 yılları arasında Türklere karşı yapılan EOKA saldırılarında büyük bir artış görüldü.103 tane Türk köyü ateşe verilmişti o zamanlar… Otuz bin Türk, göçmen konumuna düşmüştü. Camiler ateşe verilmişti. Kıbrıs’ta büyük bir kaos yaşanıyordu. Bu yıllar Türk’ün en talihsiz ve bedbin durumlarına sahne oluyordu. Dünya devletleri bu vaziyetleri görmezlikten geliyordu. Yardım elini uzatan ve Türk soydaşlarına sahip çıkan sadece Türkiye’ydi. Rumlar İkinci Barış Harekâtı’na kadar Türklere her türlü zulmü reva görmüşlerdir. İkinci Barış Harekâtı da uzun vadeli bir huzur ortamı sağlayamamıştır. Durum sürünceme de kalmıştır. Bugünkü meseleler yüzyılların birikimidir. Rumlar bugüne kadar uzlaşmaya yaklaşmamıştır. Hep yıkıcı olmuşlardır.

Okunma Sayısı: 134
Kategori: M.Nihat MALKOÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Köprübaşılı Bir Bilge Adam

Köprübaşı’nın yetiştirmiş olduğu saygın ve bilge kişilerden biriydi Aslan Aksoy… O, ömrünü Köprübaşı için,  Köprübaşı’nda...

Ümmetin Avukatı

Bu dünyadan, ardında hoş bir seda bırakarak bir Ahmet Kekeç geçti. “Haksızlık karşısında susan dilsiz...

Trabzon Sevgisi

Trabzon’un tarihi, kültürü, edebiyatı, basını, diyaneti ve eğitim dünyası deyince akla gelen isimlerin başında hep...

Gerçek Bir Dost

Farsçadan dilimize geçen “dost” kelimesi sıcaklık ve samimiyet demektir. Dost demek şahsî menfaatleri yürekten kapı...

O Bir Vefa Abidesiydi

Tavır ve davranışlarıyla adeta canlı bir vefa abidesi olduğunu gösteren Hüseyin Albayrak, son kitaplarından biri...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Kıbrıs dedi ki:

    Uzlaşılacak konu yoktur. KKTC halkı T.C’nin sayesinde huzur ve refah içerisindedir.
    Tanınmamışlığımız da dünya ülkelerinin ayıbıdır.