Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kara Gözlüklü Savcı


19 Şubat 2009 01:02

Yorum Yapılmamış

Son zamanlarda mahalli Ergenekon bölgesi haline dönüşen ve belediyelerin kabusu haline gelen operasyonlarda İzmir’de her hafta bir iki belediye başkanı gözaltına alınmaya başlandı.

Operasyonlarda kurttan başladık, fareye kadar geldik. Son gerçekleştirilen operasyonun adı “Fare kapanı operasyonu” oldu ve Ege’nin turistik beldesi Alaçatı Belediye Başkanı Muhttin Dalgıç 60 kişilik ekibiyle birlikte gözaltına alındı.

Artık kanıksandığı için bu operasyon şaşırtmadı. Hatta baktım çevremde, “Başkan nasılsa bir süre sonra çıkar’ yaklaşımı hakim.

Demek kanıksanan yalnızca operasyonlar değil, artık gözaltına alınmak doğal süreç haline geldi.

Önce Urla Belediye başkanı tutuklanmış ardından serbest bırakılmıştı.

Kısa süre önce Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy, birçok ağır idda ile tutuklandı, hatta Amerika’da evleri, İsviçre’de göz kamaştırıcı hesapları olduğu öne sürüldü ?

Sonra ?

Sonra tutukluluk halini gerektirecek kanıtlar bulunamadı, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Gerçi, ‘Türkiye’de bir zamanlar bir orduya hükmeden emekli orgenaraller bile 7 ay cezaevinde yattıktan sonra tutukluluğunu gerektirecek kanıt bulunamadı diye serbest bırakılırken, Şeboy gibilerin lafı bile olur mu ?’ demek de mümkün…

***** ******

Kayserili’ye sormuşlar, ‘bu kaç para’ diye. O da ‘alacak mısın, satacak mısın ona göre’ demiş.

Yani kim hangi cepheye yakınsa bu operasyonları da o cepheden bakarak değerlendiriyor.

Şurası da net: elbette bu yerel yönetimlere yönelik operasyonlar çok önemli, bir usulsüzlüğü tespit etmek kadar üzerine gitme cesaretini dek takdir etmek gerekiyor.

Ancak kanıt yetersizliği sözkonusu olunca bir süre sonra sorgulayan da sorgulanır hale gelebiliyor.

Özellikle geçtiğimiz hafta, bir gazetecilik başarısıyla İzmir’de bu operasyonları gerçekleştiren Başsavcu Murat Gök ile yapılan röpartajda, Sayın Başsavcı simsiyah gözlükleri siyah takım elbisesi, satranç takımı önünde İtalyan gladyosunu çözen Fellice Casson vari tarzıyla epey dikkat çekiciydi.

Tam bir şeylerin üzerine gitme cesaretini birileri göstermeye başladı diye düşünürken bu kez de yetersiz ve yukarıdan bakan bir tarz röportaja yansıyordu.

Yine de kamunun gücünü kim çevresi ve kendi rantı için kullanılıyorsa üzerine gidilmeli ama sağlam kanıtlarla, yeterli yolsuzluk dosyalarıyla.

Sonuçta Freud gibi düşünüyorum, “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” Ama bunu yaparken yeterli kanıtınız yoksa, adaletin bizzat kendisi adaletsizlik yaratabiliyor ve yazık ki bunun örnekleri de her gün çoğalıyor…

Okunma Sayısı: 100
Kategori: Dilek GAPPİ

Yazarın Diğer Yazıları

Her Yer İzmir Olsa!

Bugün elde el yazması tek notası yok. 40’lı senelerde şapirograf tekniği ile basılmış notalarda da...

Lafı Bırak Sisteme Bak

Millet olarak heyecan duymayı seviyoruz. Seçim mitinglerine bakıyorum, çoğu dar gelirli, halinden belli ki zor...

10 Yılda 10 Seçim

Seçim rüzgarları sert esiyor. Evet heyecan var ama 2007 yılından bu yana 12 ayda bir...

Villa Fiyatına 1 Oda 1 Salon

Kentleri özel yapan, tarihleri, kültürleri ve bu kültürün içinde yer edinmiş korunan mimarileridir. Fransa yıllık...

Hakiki Demokrat

İzmir, 24 Haziran’da 28 milletvekili seçecek. Öteden beri, muhafazakarlığa mesafeli ancak sol algıya yakın bir...