Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kapitalizim, Sömürü ve Müslümanlar

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

26 Kasım 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Türkiye; küresel krizin yansımlarını ülke gündeminden dışarıda tutmak için yanıltıcı konularla meşgul. Tutuklamalar, Suriye, Dersim konusu, İngiltere, 15 cm topuk gündemde.

Oysa; ABD’de ve AB’da sarsıntı hergeçen büyüyor. Kapitalizm tartışılıyor.

Küresel güç ABD ekonomisinin lokomotifi ise silah endüstrisidir. Dünyanın en borçlu ülkesi durumunda olan ABD silah bağımlısı olarak enerji ve doğalgaz kaynakları üzerindeki denetimini silah zoruyla sürdürüyor.

Paul Craing Roberts; Wall Street Journal’da ki Kıyamete Giden Yol (The Road to Armageddon) başlıklı makalesinde ABD ekonomisinin durumunu açıklarken diyor ki;

“Ekonomik göstergeler, ölçme sisteminden dolayı gerçekleri yansıtmıyor, işsizlik oranı ve enflasyon sanıldığından çok daha yüksek. Teşvik paketlerinin dışında bankalara ABD gayri safi milli hasılasından daha büyük miktarda kaynak aktarıldı. Devletin borçları artarken krizden çıkmakta başarısız kalındı.

ABD şu an Çin ve Rusya ile Ortadoğu’da enerji kaynakları üzerinde hakimiyet mücadelesi veriyor ve onları etkisizleştirmeye çalışıyor. Onlarla karşı karşıya gelmemek için de Arap protestolarını paravan olarak kullanıyor. … Geçmişte her zaman savaşa yol açmış olan büyük oyun yeniden sahnelenmektedir.” ( http://www.counter_pounch.org P.C. Roberts)

Avrupa ülkelerinde neler oluyor? 

Borçlarını ödeyemedikleri için seçilmiş iki ülkede Yunanistan’da Yorgo Papaendrou’nun yerine Lukas Papadimos, İtalya’da ise Berlusconi’nin yerine Mario Monti geldi. .Yerlerine AB Merkez Bankası, IMF ve AB’nin büyük alacaklıları Almanya ile Fransa’nın onayladığı teknokratlar atandı.

Bunlar, ölüyü diriltme yeteneğine sahip büyücüler değil ki, zaten öyle bir hedefleri de yok. Bu teknokratlar, ülkelerinin, AB’nin alacaklı ülkelerine olan borçlarını ödeyebilmeleri için, yeni bulunacak kredilerin/borçların uygun kullanılması için seçildiler.

Bu para bekçileri, AB’nin o dillere destan refah ve demokrasi yanılsaması içinde bugüne kadar sürdürdükleri yaşam standardını kısıtlayacak ve yeniden düzenleyecek.

Yaşanmakta olan kriz; 1929 krizine benziyor. 1929 Avrupa ve ABD merkezli olan küresel bir krizdi. 1929 krizi, J.Maynard Keynes’in de öngördüğü gibi İkinci. Dünya Savaşı’nı getirdi ve savaşın yarattığı yeni düzenle çözüldü. BM, Dünya bankası, İMF gibi uluslarası kuruluşlar oluşturuldu.

Bugün, ülkelerin nükleer gücü, benzer bir küresel savaşı olanaksız kılmaktadır. Bunun yerine de ABD ve Avrupa dışındaki ülkelerde lokal çalışma ve iç savaşlar çıkarılarak yönetimleri değiştirerek doğal zenginliklere el konulmaktadır. Ancak gelinen noktada bu savaşlardan sonra kurulan yeni devlet yapılarında yeni ve sorumsuz bir ekonomik sistemin ihtiyacı olan istikrarın yakalanması konusunda başarılı olunamadığı görülmektedir.

ABD ve AB; 1929 krizi sonrası düzlüğe çıkmak için çıkardıkları İkinci Dünya Savaşı yani paylaşım savaşı gibi şimdilerde ise yaşadıkları krizden çıkmak için Kuzey Afrika’dan başlayan Ortadoğu’yu saran Arap Baharı denilen kaos var. Çıkarılan her ayaklanma, devrilen her yönetim veya atanan her yönetici, bürokrat-teknokrat sadece kaçınılmaz sonu biraz daha geciktirmeye yaramaktadır. Çözüm getiriyor mu,  getirebilecek mi?

Yeni dünya düzeni oluşturanların makyajladıkları küresel kapitalizm, sarsılmaktadır. Bakın Avrupa sokaklarına veya Wall Street’e, liberallerin yıllardır, kapitalistleşen Müslümanların ise son yıllarda anlattıkları o hayali demokrasiden eser var mı?

Bakın üç güzel söz kapitalizmi ve Kapitalistleri, dünyevileşen Müslümanları yansıtır.

Semer seçilirken, eşeğin fikri değil, ölçüsü alınır.

Direksiyonda eşek varsa, kaputun içinde kaç beygir olduğu neye yarar!

Bir Padişah sahneye çıkıp soytarılık yapsa, yarım dakika beceremez, foyası ortaya çıkar. Ama bir soytarı, kimseye hissettirmeden yıllarca padişahlık koltuğunda oturabilir.

Peki ya yakılıp, yıkılan, katliamların yaşandığı İslam ülkelerine ne demeli? Ya Müslümanlar, inandıkları Kur’an ve elçi ne diyor,  kendileri ne yapıyor, kimlerle işbirliği yapıyor?

 Günün Sözü: Adaletin tarafısz ve yansız olmadığı yerde güven yoktur, kaos vardır.

Okunma Sayısı: 72
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...