Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kan ve Gözyaşı Vaad Etmemiştiniz…


22 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Ne kadar ağrı kesici içsem olmadı, başağrısı kesilmedi.  Öyle sık başım ağrımaz, arada bir… 
Dün fena tuttu,  önceleri  nedenini tam anlayamayıp ağrı kesicilere yüklenirken,  farkettim ki sabahtan itibaren şehit verdiğimiz gençlerin haberlerini, fotoğralarını gördükçe artık bünyem yaşananları kaldırmıyor; Vazgeçtim, ilaçların  faydası olmayacak. Eskiden gencecik çocukları ‘adını bile savaş koyamadığımız savaşta’ kaybetmek yüreğimi ağrıtırdı şimdi yaşananlar yüreğimi ve başımı ağrıtıyor. 

Winston Churcill, İngiltere halkına “Size kan ve gözyaşı vaad ediyorum” demişti, halk seçmedi.   Elbette iktidarlar kan ve gözyaşı vaad etmezler ama yaşananlar da bu kadar kan  ve gözyaşı getirmemeli…  

Dün Meclis’te bir BDP milletvekili “Bu bir savaş. Sizler hala anlamıyorsunuz “ diyordu
Galiba haklı, anlamıyoruz. Çünkü yaşananlara bir gün savaş diyenler ertesi gün “sorun demokratik hak ve özgürlüklerdir” diyor.

Oysa  hiçbir savaş demokratik haklar için yapılmaz.
Savaş toprak için yapılır.  Eğer sorun toprak olmasaydı, vekil hanımefendi ‘savaştayız’ demezdi. Ötesi yalan, ötesi söz oyunu, beklentileri geleceğe bırakmanın ince ayarıdır. 

Türkiye bir iç savaşta mı ve taraflar sonuca ulaşıncaya kadar herkes bu gerçeği örtmeye mi çabalıyor?
Elbette, eğer savaştaysak, Türk Ordusu neden  içten içe zayıflatılıp itibarsızlaştırılıyor, neden dünyanın dikkatini Somali, Etiyopya’ya, Filistin’e çekmeye çalışırken, kendi sorunlarımızı sürekli “pembe haberlerin” içine gömüyoruz diye başlayan sorulara eklenecek yüzlerce soru var.  

Ancak şu kesin ki; azalacağına artan, kemikleşen, ‘demokratik hak mücadelesinin’ ötesinde bir  sorunla karşı karşıyayız ve net bir irade koyamamanın bedelini,  gençlerin bedenleriyle ödemesini  yüreğimiz kadar artık aklımız da almıyor, mantık yaşananları kaldırmıyor….

İtalyan işdünyasının yeni üssü Ege

Önceki gün Ege Bölgesi için güzel gelişmelerden biri yaşandı ve  bölge yeni bir yabancı yatırım daha kazandı.  Yatırım yeni ancak yatırımı yapanlar bölgeyi de ülkeyi de tanıyan bir İtalyan Ailesi. 
Onlar daha önceki yatırımlarından memnun kalarak yeni fabrika yatırımı yapan Ege Bölgesi’ndeki ender ailelerden biri.  İtalya’da yaşayan Bianco Ailesi’nin kurduğu Bitron, elektrikli ev aletleri, otomotiv ve kombi

sektöründe faaliyet gösteriyor. Bitron’un İspanya, Polonya, Çin ve Türkiye’de,12 fabrikası bulunuyor ve  2011 yılı sonunda 580 milyon avroluk bir ciroya ulaşacaklar.

İtalyan endüstrisinin yüzde 90’ı küçük ve orta ölçekli aile şirketlerinden oluşuyor. İçlerine kapalı, kolay risk almayan bir yanları var.  Onlara göre Bianco Ailesi biraz daha dışa açık olan bir İtalyan şirketini temsil ediyor.  Sipil İnşaat’a yaptırdıkları yeni fabrika nedeniyle verilen yemekte biraraya geldiğimizde, şirketin kurucusu Giovanni Bianco gülümseyerek “En cesur İtalyan yatırımcılardan biri benim” dedi.

Giovanni Bianco ve iki oğlu Alessandra ile Andrea, Türkiye’de, özellikle de Ege’de yatırım yapmış olmaktan mutlu.

Giovanni Bianco, kendilerinin Avrupa’da kriz sürerken, Türkiye’de  ikinci  yatırımı devreye almalarının örnek oluşturduğunu söyleyerek, birçok İtalyan işadamı arkadaşının da burada yatırımı düşündüğünü belirtiyor. 

Şirketin CEO’su da yine bir İtalyan olan  Pierluigi Picco.
Picco, sürekli Türkiye’de  yaşıyor ve bana göre şirketin büyümesinde payı büyük. O da Bianco ailesi ile aynı fikirde. İtalyanlar için şu anda en uygun yatırım iklimi burada var.  Ancak Ege’nin şu sıralar potansiyelini yeterince anlatamadığı konusunda hemfikirler. Onlara göre bu krizler bir fırsat ve Avrupa’da yatırımını kaydırmayı ya da büyütmeyi düşünen yabancılara katılma konusunda biraz eksik kalıyoruz. 

Bu yatırımı seven İtalyan aliesinden aldığın izlenim ise şu oldu: Türk ve İtalyan aile şirketlerinin ortak yatırım ve işbirliği yapmaları için iklim hiç bu kadar uygun olmamıştı. 

Okunma Sayısı: 68
Kategori: Dilek GAPPİ

Yazarın Diğer Yazıları

Her Yer İzmir Olsa!

Bugün elde el yazması tek notası yok. 40’lı senelerde şapirograf tekniği ile basılmış notalarda da...

Lafı Bırak Sisteme Bak

Millet olarak heyecan duymayı seviyoruz. Seçim mitinglerine bakıyorum, çoğu dar gelirli, halinden belli ki zor...

10 Yılda 10 Seçim

Seçim rüzgarları sert esiyor. Evet heyecan var ama 2007 yılından bu yana 12 ayda bir...

Villa Fiyatına 1 Oda 1 Salon

Kentleri özel yapan, tarihleri, kültürleri ve bu kültürün içinde yer edinmiş korunan mimarileridir. Fransa yıllık...

Hakiki Demokrat

İzmir, 24 Haziran’da 28 milletvekili seçecek. Öteden beri, muhafazakarlığa mesafeli ancak sol algıya yakın bir...