Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kağıda Yazılmayan Çoğu Yazı Duygudan Yoksundur!


31 Ocak 2009 01:00

Yorum Yapılmamış

Son zamanlarda ‘yazarlık’la, ‘yazarlar’la ilgili duyduğum en kötü şey yazıların direkt olarak bilgisayara girildiği yönündedir. Bu çok üzücü ve vahim bir durumdur. Çünkü her zaman dile getirmeye çalıştığım gibi yazının özü klavye değil kalemdir. Ve nihayetinde klavye yazarları yok olmaya mahkumdur.Tabii ki her yazdığımız yazıda kağıdı kullanacağız, yazımızı önce kağıda yazacağız sonra bilgisayara gireceğiz diye bir şey yok. Zaten olamaz da. Günlük hayatımızda o kadar çok kullanıyoruz yazıyı bir iletişim aracı olarak, kitle iletişimden başka kişisel iletişim adına. Bu da demektir ki her zaman kağıdı kullanamayız. Bir ‘msn’ konuşmasını da önce kağıda geçecek değiliz ya. (Burada gülebilirsiniz çünkü ben yazıya o malum gülücük işaretini koymuyorum, yazıya yakışmadığını düşünüyorum)

Ben kendimden örnek verecek olursam başlarda, köşe yazısı yazmaya başladığım zamanlarda kağıda yazıyordum. Hoş oluyordu, bu kadar iyi yazamayıp bu denli her şeyi bilmesem de ruhumu katıyordum. Şimdi de katıyorum ruhumu ama inanın kağıttaki gibi olmuyor. Profesyonelleşip diğer sitelerde de yazmaya başlayınca yine bir iki kere kağıda yazdım, o yazılar enfes oldu ayıptır söylemesi. Peki neden kağıt?…

Kağıt çünkü; kağıt çoğunlukla gözünüzü yormuyor, bilgisayar ekranına bakmaktansa yazarken kağıda bakmak daha hoş, ne tür kalemden hoşlanıp kullanıyorsanız kalemin kokusunu almak ne hoş. Kağıt insanın ufkunu açarken bilgisayar ekranı insanı uyuşturup düşünce ve hayal dünyasını iyice kısırlaştırıyor. Yine de köşe yazısında kişisel kanaatimce önce kağıda yazmak şart değil. Çünkü gerçek köşe yazısı yazıyorsanız bu hayal gücü gerektirmez pek de.

Ama kesinlikle roman, hikaye, şiir vs. yazın dünyasının sanat kokan tarafını önce kağıda yazmalısınız, önce kağıda yazmalıyız. Zaten kimsenin kağıt ve kalemdeki o hazzı başka bir yerde hele hele bilgisayar ekranında bulabileceğini hiç mi hiç zannetmiyorum. Bu arada ilk müjdenin ipinin ucunu da veriyorum. Yazdığım ‘kısa roman’ türündeki kitabımın hazırlık aşamasının sonlarına geldim. Son rütuşlarımı atıyorum. Bu da bu yazının sona bağlama noktası olsun. Çünkü ben romanımı önce kağıda yazdım. Size bu konuda yazılmış bir yazı olan aşağıdaki adresteki yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Esen kalın…

www.denemeyazilari.com/kalem.html

Okunma Sayısı: 115
Kategori: Emre ÇAKIR

Yazarın Diğer Yazıları

Eurovision 2011 Hayal Kırıklığımız

Eurovision 2011 Hayal Kırıklığımız ve Yüksek Sadakat Başlıyoruz… Başlıyoruz çünkü söyleyecek sözümüz, edecek kelamımız var. Kaldığımız yerden...

Eurovision Temsilcimiz Yüksek Sadakat…

2011 yılına da girdik sevgili okurlar! Hayırlı, uğurlu olsun… Yeni yıl, eski yıl, değerlendirme, kritik,...

Show Tv’yi Kurtarırsa Doktorlar mı Kurtarır ?

Zirvedeki iki kanaldan biridir, kim ne derse  desin, bu böyledir. Evet, üst satırda sözünü ettiğim...

İşte Bu Aşk-ı Memnu!

Aşk-ı Memnu dizisi 24 Haziran 2010 tarihinde sevenlerine veda etti bilmeme ihtimalinizin olmadığı gibi… Reyting rekoru...

2010 Dünya Kupası’nın En İyisi: Mesut Özil

Hasretle beklenen sevgili nihayetinde sevgililerine kavuştu… Futbol aşıklarının dört yıldır beklediği FIFA 2010 Dünya Kupası...