Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Jonothan Livingston’un Martı’sı Olunmalı


11 Ekim 2007 00:03

Yorum Yapılmamış

Haber yapıyoruz. Memnun olanlar gülümsüyorlar. Memnun olmayanlar dişlerini gıcırtadıyorlar. Eleştiriyoruz, eleştiren kin biliyor. Eleştirdiğimizin karşıtı “helal olsun”diyor. Birgün “helal olsun” diyeni eleştiriyoruz, yada çıkarlarına çomak sokuyorsunuz. Bu sefer o diş biliyor. Kısacası ne İsa’ya nede Musa’ya yaranabiliyoruz.

Amacımızda zaten, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranmak.

Yüreğimizin, aklımızın, bilgimizin yettiği kadar gazetecilik mesleğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Getiremezsem de köyüme döneceğim. Ne kimseden aman dileyeceğim, neden kimseye bu işte el avuç açacağım. Biliyorum hayat bir derya. Deryaya açılır, deryanın bir yerinde limana demir atarım. Orada tutunamazsam başka bir limana sığınırım. Hayatın içinde tutunanlardan olmak gerekir, bilirim.

Bilirim bilmesine de, kimsenin emir kulu olmamayı kendime ilke edinmişimdir. Bunun adı kendini beğenmişliktir, bunun adı ukalalıktır, bunun adı çok bilmişliktir, bunun adı dik başlılıktır, bunun adı sevilmemektir, bunun adı ne İsa’ya nede Musa’ya yaranmamaktır, bunun adı kimsenin adamı olmamaktır. Gün gelirde, yeni denizlerde, yeni limanlara demir atmak gerekirse yüreğimizi ortaya kor gideriz.

Neden bunları yazıyorum? Adam inşaatı yapmış, biliyoruz, kendide biliyor ama utanmadan kendinin yapmadığını söyleyebiliyor. Kendi yaptığını benimle konuşmuş. Herkes biliyor. Ortada belge yok zannediyor ya!

Biliyorum, hayatın neresinde olursanız olun, ister kendi işinizi yapın, isterse başkasının yanında çalışın. Dengeleri gözetmek gerekiyor. Kimsenin kişiliğini, ailesinin onurunu yerin dibine batırmamak gerekiyor. Nerede olursanız olun, bulunduğunuz yerde adil olmaya çalışmak, dik olmak gerekiyor. Bedeli ağır bu duruşun, kimseye benzememenin bedelini çok ağır ödetiyor bu toplum. Sürünün içinde olursanız problem yok. Sürünün dışına çıkmaya çalışır ve çıkarsanız da işte o zaman yandınız. Linç edilirsiniz.

Başka limanlara demir atmak gerekiyorsa da nokta kadar bir menfaat için virgül kadar eğilmeyin. Noktalar büyük olabilir, o zamanda onurunuzu yerlerde süründürmeniz gerekir ki, kişiliğinizi alçatmayın.

Son söz: Martı (Jonathan Livingston), ve Anıtı dikilecek Kara sinek (Aziz Nesin), Küçük Kara Balık (Behrengi) kitaplarını mutlaka okuyun.  Farklı olmanın sürüden farklı düşünmenin bedellerini anlatır bu kitaplar. Ne olursa olsun, linç edilmek pahasına bile sürüden farklı olmlı…

Okunma Sayısı: 104
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...