Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İş Kazaları Bir Cinayettir, Hukukta Yeni Düzenlemeler Yapılmalıdır


17 Mayıs 2014 00:02

Yorum Yapılmamış

«1800’lü yıllarda kömürde kazalar olurdu.1900’lü yıllarda da olurdu… Hatta 1940’lı yıllarda da olurdu… Çin’de de olurdu… Bizde de olurdu… Önce bilgilenin sonra soru sorun… Bu işin fıtratında var…”

****

Kömürde çalışıyorsan öleceğini de bileceksin… Aynen askerlik mesleğini seçmişsen, polislik mesleğini seçmişsen gibi… **** Bu işin fıtratında var, ölümü bile bile mesleği seçiyorsun… Ölmüşsen şikayet etmeyeceksin, ölmüşse yakının ölümü vakurla karşılayacaksın. Böyle bir mantık olur mu? Neden asker ölümleri dursun diye, Kürt Mehmet, Türk Mehmet birbirini öldürmesin diye, barış görüşmeleri yapıyoruz? Neden toplumun büyük çoğunluğu destek veriyor, barış çabalarına? Çünkü ölümler olmasın diye… “Bu işin fıtratında var” diyerek, ölümlere davetiye mi çıkarıyoruz? Daha çok ölüm olsun diye, ortalığı kan gölüne çevirecek operasyonların  yapılmasına neden izin vermiyoruz? Çünkü ölümler olmasın diye tüm çabalar…

****

A be Başbakanım yakıştı mı size… 150 yıl önce hangi teknolojik olanaklar vardı ki, geçmişin ölümlerinden örnekler verdiniz? Uçak yoktu, bugünkü arabalar yoktu. Bugünkü trenler yoktu. Bugünkü teknolojik olanaklar yoktu. 150, 100, 50 yıl öncenin örnekleri verilerek, Soma’da yaşanan trajedik sonlar nasıl küçültülebilir? Nasıl böylesine örnekler verilebilir? Hangi ortalama zeka sahipleri, danışmanlarınız, sizi böylesine aptalca örneklerle yönlendiriyor? Hangi ortalama zeka, toplumun tamamını ortalama zekanın altında geri zekalı kabul ederek, önünüze o bilgileri koyarak, kamuoyunu bilgilendirmenizi istiyor.

****

Halbuki biz, doğduğumuz gün öleceğimizi biliyoruz. Doğduğumuz andan itibaren hergün ölüyoruz aslında… Bunu unutarak her gün ölümsüzler gibi çabalayarak yaşamaya devam ediyoruz. Ve biz yaşarken ölümü her gün ıskalayarak hayatın anlamını keşfederek, haz alarak nefes alıp veriyoruz. Arabaya bindiğimizde, uçağa bindiğimizde, yolda yürürken, evde otururken her an ölebiriz. İşin fıtratında var, hayatın bir başka yüzü ölüm. Ölüm hayatın farklı bir anlamda devam etmesi… Fıtratında var diyerek, yaşamaktan, hayatın risklerine karşı önlemlerimizi almaktan vazgeçmiyoruz.

****

Ülkeyi yönetenlerin görevi ‘işin fıtratında var’ diyerek, ölümleri basitleştiremezler. Ülkeyi yönetenlerin görevi; yönettiği ülkenin vatandaşları daha fazla yaşasınlar, yaşarken daha kaliteli, daha sağlıklı, daha özgür, daha nitelikli, daha iyi şartlarda yaşasın diyedir. Bunun için, milletten sandık iradesi isterler. Bunun için, ortaya projeler koyarlar. ****

Türkiye üç sektörde, emekçiler önlem alınmadığı için, ‘daha karlı olsun’ diye diğer sektörlere göre daha çok ölüyorlar. İnşaat, tersane ve kömür… Bu sektörlerde iş güvenliği ve iş sağlığı ile ilgili önlemler iyi değil. Bu sektörlerde yeterli önlem alınmadığı için, yeterli denetimler yapılamadığı için ölümlere davetiye çıkarılıyor.

****

Soma açık açık cinayettir, Sayın Başbakanım. Size düşen, sorumlularını kamuoyunun önüne çıkarmaktır. Size düşen, bugünden sonra ‘bu bize ders olsun’ diyerek, tüm işletmelerde iş güvenliği ve sağlığı konusunda ciddi önlemler almaktır. ‘Özelleştirme yapıldı’ diye, devletin alıcısı olduğu kömür madenleri ilkel yöntemlerle ve işçiler en ilkel şartlarda çalıştırılamaz. Sonuçta, oradaki her alınterinin karşılığını, kömürün alıcısı olan devlet ve tabiki biz vergi verenler ödüyoruz.

****

Sayın Başbakanım, Soma’da ve Türkiye’nin her yerinde yaşanan iş kazaları inanın açık açık birer cinayettir. İş kazası cinayetleri, ‘bu işin fıtratında var’ diyerek savunalamaz, küçümsenemez. Yüzlerce ocağa düşen acı, düştüğü yeri yakıyor. Evladı olmayanlar, evladın ne olduğunu bilemez demiştiniz ya… Doğru demiştiniz… Şimdi evladını, eşini, kocasını, babasını yitirenlerin acısını ancak baba olan, anne olan anlar Sayın Başbakanım… Yakışmadı size o açıklama… Yakışmadı, vatandaşa tekme atan ceberrut müşavirinizin tekmeleri…

****

Kamuoyunda, Soma’nın bir operasyon olduğu yazılıyor. Abuk sabuk bilgilerle insanların kafaları allak bullak ediliyor. Sizde yaptığınız açıklalamalarla kamuoyunun, ortalama zekanın altındaki bilgi sahiplerinin yaptığı manipülelere katkıda bulunuyorsunuz. Ortalık bilgi kirliliği ile kaynıyor. Ve biliyorum ki, Gölcük depremi İstanbul’u etkilemeseydi, onbinlerce insanımızı yitirmeseydik, 15 yıldır bina kalitelerini artırmaz, kentsel dönüşümler yapmazdık. Ne yapalım ki, bu topraklarda felaket yaşanmadan önlem almıyoruz. Kaderci dünyalarımız, ‘işin fıtratında var’ diyerek ölümleri basitleştiriyoruz.

***

“İşin fıtratında var” diyerek, çocuk ölümlerini azaltmak için sağlık alanında yatırımlar yapmıyor muyuz? “İşin fıtratında var” diyerek, trafik kazalarının azalması için, otomobil üreticileri kaza anında daha az can kaybı yaşansın diyerek yeni tasarımlar yapmıyorlar mı? “İşin fıtratında var” diyerek, doğumlarda anne ölümleri azalsın diye, sağlık alanında gelişimlere imza atmıyor muyuz? Sağlık alanında o çok övünülen yatırımları, işin fıtratında olan ölümleri azaltmak için yapıyoruz.

****

Anlayacağınız Sayın Başbakanım, size yakışmadı o açıklamalar. “Bu ölümler bize ders olsun, iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda daha ciddi önlemler alacağız, bu konuda gerekenleri yapmayanlar hakkında daha ağır yaptırımlar yapacağız, ihmali olanları adaletin önüne çıkaracağız” diyerek öfkenin üzerine değil, bu işi provokasyona çevirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmezdiniz. Olmadı be Sayın Başbakanım, olmadı.

Yeni Türkiye’nin, yeni zamanın ruhuna uygun değildi yaptığınız açıklamalar… Eski Türkiye’nin dilini kullanmak ne size, ne de geleceğini Türkiye’sine katkıda bulunur.

Olsa olsa, millet iradesiyle işbaşına gelemeyecek olanların daha çok ses çıkarmasına, daha çok karanlık dehlizlerde, karanlık operasyonlar için ellerini avuşturmasına katkıda bulunulur. Soma’da yaşanan, Türkiye’nin karanlık yüzünün bir başka yansımasıdır. O karanlık yüz, iş kazaları cinayetlerine bugüne kadar sessiz kalanlardır. Sorumlu ve yetkili olduğu halde, üç maymunu oynayanlardır.

Son söz: Soma iş kazası cinayeti bu son 10 yılın değil, cumhuriyet tarihinin kocaman bir ayıbıdır. Aynen diğer iş kazaları, trafik kazaları gibi… İş kazaları bir cinayettir, hukukta yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Sorumluları tahammüden adam öldürmekten cezalandırılmalıdır.

İş kazaları konusunda, üç sektörde (inşaat, tershane ve maden) özel sigorta devreye girmelidir. İş yerlerinin denetimleri de özel sigorta şirketleri tarafından yapılmalıdır.

Asıl soru: Bir günde 300 kişi trafik kazasında ölseydi ne yapardık? Ne söylerdik? 2013 yılında trafik kazasında ölen toplam insan sayısı tam tamına 12 bin kişi. Yani her ay bin kişi… Sahi Soma’da yaşanan cinayetlerdeki kamuoyu duyarlılığı, neden trafik kazası cinayetlerinde göstermiyoruz? Bu işte bir tuhaflık yok mu? Vicdan aynı vicdan… İnsan aynı insan… İktidar aynı iktidar, muhalefet olanlar aynı… Ocağına yangın düşenler yine bizim insanlar…

Okunma Sayısı: 77
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...

Dünyada Üç Misli Artan Salgının Türkiye’de Yüzde 47 Artması Gerçek Olabilir mi?

Pandemi konusunda verilen veriler, ekonomik verilerimize benzemektedir.’ Rakamları vatandaştan gizlerseniz, var olan sorunu çözmüş gibi...